Puan vermedi·96 syf.··
2024 45. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 08:17
Aslında ben kitabı Ökkeş Uğurlu kaleminden ‘Ben Malcom X’ olarak Kutlu yayınevine ait olan kitap olarak okudum. Fakat bu uygulamadan onu bulamadığım için buradan yazdım alıntıları ve kayıtları. Kitap Malcom’un hayatının en başından itibaren alıp ömrünün sonuna kadar devam ediyor. Babası iyi bir vaiz ve siyahi. Bu sebeplerden dolayı rahatsız olan beyazlar tarafından öldürülmesi ile başlıyor Malcom’un hayatındaki zorluklar. 8 çocuk olmalarından dolayı annesinin hayatı giderek çıkmaza giriyor ve açlık, sefalet boy gösteriyor. Malcom o zamanlar evlatlık veriliyor ve sonra yavaş yavaş da annesinin akıl hastanesine yatması ile uzaklaşıyor aileden. Ama bu daha çok fiziksel bir uzaklaşma oluyor çünkü kardeşleriyle iletişimi daima sürüyor. Malcom büyüyor ve büyürken sınıfındaki en zeki çocuk olarak tanınıyor genellikle. Sınıfındaki tek siyahi çocuk olmasına rağmen kendini seviyor, arkadaşları ve öğretmenleri tarafından sevilen birisi oluyor. Fakat bir gün ablası Ella’nın yanına New York’a gittiğinde onun hiç görmediği siyahi dayanışmasını ve orada onlara ait semtler kurulduğunu fark ediyor. Tabii hayatı eskisi gibi olmuyor artık. O da kendi gibi olanlarla beraber olmak istiyor. Ne kadar sevilse de öğretmeni tarafından ‘Avukat olursan tutulmazsın bence sen marangoz ol.’ demesi ağır geliyor ona. İlk kez o zaman hissediyor siyahilerin ciddi bir zorbalığa ve manipüleye maruz kaldıklarını. Bu nedenle de tamamiyle New York’ta bulunan ablası Ella’nın yanına temelli taşınma kararı alıyor. Başlarda düzenli işlerde ablasıyla yaşasa da onun asıl ilgisini çeken Harlem sokaklarındaki zenci ilişkileri olduğu için yavaş yavaş uzaklaşıyor ablasından ve bu yaşamdan. Ayakkabı boyacısı olarak başlıyor Harlem’deki görevi. Daha sonra maalesef esrarlı sigara satıcılığı, hırsızlık derken birkaç
Malcolm XSevgi Başman · İlkGençlik Yayınları · 2013355 okunma
7/10
·120 syf.··
2024 208. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2024 00:00
Metropolün kıyısında yaşayan bir grup yoksul genç, hayata karışmak için önder belledikleri çekici, karizmatik bir liderin, ağabey bildikleri Nezir’in peşine takılır. Ancak “havanın içindeki gözenekleri” bile hizaya soktuğuna inanan, kelimelerin “çarpıcı bir düzenle diline döküldüğü” Nezir kendini yol gösterici olmakla sınırlamaz. Elde ettiği gücü bırakmaya, hükmetmekten vazgeçmeye niyeti yoktur. .. İlk baskısı 1995’te yapılan, Tekin’in “dilsizliğe, sessizliğe övgü romanı” olarak tanımladığı Aşk İşaretleri kitabıdır.
İnceleme
Aşk İşaretleriLatife Tekin · Can Yayınları · 2019453 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eksik meseleler…
5/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Kitabı ne beğendim ne beğenmedim. Katıldığım ve katılmadığım bir çok yönü var.Nihal Atsız ile uyuşmayan bir dünya görüşüm olsa bile bir Türk vatandaşı olarak bahsettiği meselelere bakınmak istedim. Açıkçası Cumhuriyet kurulduktan kısa bir süre sonra toplanan makaleler üzerinden derlenen bu kitabın içerisinde, Cumhuriyet ve rejimin kurulmasına katkı sağlayan başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk,silah arkadaşları, şehitlerimiz ve gazilerimiz adına sadece bir kaç sayfa ayrılmış olması beni üzdü.
Türk Tarihinde MeselelerHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20182,209 okunma
10/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
Etienne adlı makineci bir genç çalıştığı yerde usta başını tokatlayınca kovulur kuzey Fransa da montsou kasabasına gelir burada iş ararken maden işçisi olur. Maden işçileri yoksulluk içinde yaşamaktadır. Karın tokluğuna bile çalışmıyorlardır neredeyse. Patlama an meselesidir. Eitenne, çeşitli kitaplar da okuyup, devrimci bir arkadaşının önerisiyle önder olup grev yaptırarak kentsoylulara diz çöktürmeye karar verir. Konuşmaları herkes tarafından çok beğenilir kısa zamanda 10 bin kişiyi arkasına alır. 2.5 ay grev yapılır hükumeti arkasına alan kentsoylular, açlıkla terbiye edilen işçilerı ezer geçer. İşçilerden çoğu ölür, kalanlar ise açlığa boyun eğer ve zenginler için daha ucuza çalışmayı kabul ederler. Güçlüler galip gelmiş zayıflar ezilmiştir. Savaşı kaydeden işçi önderi etienne, kasabayı terkeder. İlerde sendikalar kurulup işçilerin hakkını alacağını hayal ederek yürür gider. Yazarın tahlileri çok iyi. Şahısların gözünde o döneme bakıyorsunuz .Ben beğendim
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,4bin okunma
KİTAP İNCELEMESİ: MODERN TÜRKİYE'NİN DOĞUŞU
Puan vermedi·728 syf.·
2024 22. kitabı
İngiliz asıllı Amerikalı bir tarihçi olan Bernard Lewis (1916-2018), Orta Doğu tarihi, Batı ile İslam ilişkisi, Osmanlı tarihi ve İslam tarihi gibi konularda uzmanlaşmıştır. 1961 yılında yayımlanan The Emergence of Modern Turkey ve Türkçe’ye “Modern Türkiyenin Doğuşu” adıyla çevrilen eserinin incelenmesi bu çalışmanın konusunu oluşturacaktır. Bu eser temelde iki kısım ve giriş bölümü de dahil olmak üzere toplamda 14 bölümden oluşmaktadır. Eserin giriş bölümü genel anlamda Türk medeniyetinin kaynaklarını aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda Lewis giriş kısmında Türkiye’nin oluşmasına öncülük eden etkileri birer kaynak olarak üç ana başlık altında toplamıştır. Yerel etki: Her ne kadar Osmanlı tebaası içerisinde “Türk” kimliği daha geri planda kalsa da Türklerin yerleştiği Anadolu coğrafyası ve komşuları ile olan ilişkileri, Osmanlı toplumunu ve sonrasında modern Türkiye’yi Türklük bağlamında şekillendiren en önemli unsurlardan biri olmuştur. Türk dilinin etkisi: Türkler tarih boyunca Çin, Arap, Bizans ve Persler gibi büyük medeniyetlerle etkileşim içinde kalmış ve dillerinden de etkilenmiştir. Ancak özellikle halk arasında Türkçe’nin kullanımı kaybolmamış ve diğer medeniyetlerin dilleriyle bir uyum içerisinde varlığını sürdürmüştür. Bu nedenle Türkler, çokuluslu Osmanlı toplumu içerisinde “Türk dili” sayesinde milli bir kimlik kazanmışlardır. İslamiyet’in etkisi: “... Türkiye’de “Türk” kelimesi neredeyse hiç kullanılmazken, Avrupa'da bu kelime Müslümanlıkla eşanlamlı hale gelmişti ve Müslümanlığı seçmiş bir Batılı için -ister Fas'ta ister Isfahan'da olsun- "Türk oldu" ifadesinin kullanılması adettendi” (s. 20). Lewis’in bu anlatımı İslam dininin Türk kimliğinin oluşmasındaki yeri ve önemini oldukça iyi bir şekilde özetlemiştir. Bernard Lewis eserin ilk kısmında
Tarih
Modern Türkiye'nin DoğuşuBernard Lewis · Arkadaş Yayınları · 20211,148 okunma
Cumhuriyetin kadın devrimi:
Puan vermedi·280 syf.··
2024 31. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 14:00
"Bir topluluğun kültürünü tanımak istiyorsan, kadınlarının kültürünü anlamaya çalış." Bunun farkında olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi, laik ve ilerlemeci reformlarla kadınların hayatları­nı etkilemesi bakımından, Müslüman dünyasında benzersiz­i başardı. 1926 yılında, İsviçre Medeni Kanunu'na dayalı Türk Me­deni Kanunu'nun yürürlüğe sokulmasıyla, çokeşlilik yasaklan­dı ve kadınlara boşanma, çocuk vesayeti ve miras konularında eşit haklar tanındı. Ancak, bu reformlardan onlarca yıl sonra bile, geleneksel ve dinsel pratikler, Türkiye' de yaşayan kadınların günlük yaşamlarında, medeni kanundan daha çok etkili ol­maya devam etmektedir; bu durum, Türkiye'nin doğu bölgele­rinde yaşayan kadınlar için özellikle geçerlidir. Türkiye'de bu bakımdan bir kadın devrimi olurken, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerin kadının statüsel durumuna bakalım birde Müslüman toplunlarda bir kadının, gerdek gecesinde kanama olmadığı için öldürülmesi, olası namus cinayeti senaryoların­ dan sadece biridir. Belli kır­sal yörelerde, bir kadın, bir çitin ardından bir erkekle konu­şurken görülürse, ya da şehirlerde alt sınıf mahallelerinde, ya­bancı bir erkeğin arabasından çıkarken görülürse, namus ge­rekçeli şiddete maruz kalabilir. Her iki durumda da kadın, va­jinal kızlık zarı değil, fiziksel ve toplumsal zarını "tehlikeye atmış" diye görülür. Bedeniyle, girmemesi gereken bir alanda hareket etmiştir. Arap dünyası­nın dört bir yanında, erkeklerin namusu, ailedeki kadınların iffetini koruma mücadelesine dayanır ve bu durum, erkeklerin itibarını, güvensiz bir biçimde, kadınların cinsel davranışları­na bağımlı kılar. Bir erkek, bu bağlamda, kadının yanlış davra­nışıyla utanmadığında, erkekliğinin olumsuzlanmasına ma­ruz kalır: Hadım edilmiş erkek, kadın konumuna düşürülmüş
Müslüman Toplumlarda Kadın ve CinsellikPınar İlkkaracan · İletişim Yayınları · 2015181 okunma