ONUR MURATOĞLU

ONUR MURATOĞLU
@onrmrtoglu
Sadece bilmek yetmez, bilgiyi kullanmak gerekir. Sadece istemek yetmez, harekete geçmek gerekir. #vongoethe #rezonanskanunu Hakikat vurur ve yoluna devam eder. #levhimahfuz

ONUR MURATOĞLU

, bir kitap okudu
Puan vermedi·517 syf.·
64 günde okudu
·
2025 8. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
#Sabır
DONA Sabır sandığın gibi değil. Sabır, monotonluğun değil heyecanın konusudur. Sabır, aktif bekleyiştir. Cennet gölbaşında kurulu bir huzurevi değil bunu unutma. Cennet'in altından azgın bir akarsu geçiyor... Sabrin bugünkü imaji, kaderci bekleyiş üzerine kurulu. Benim sana anlattığım kaderdeki sabrin yeri ise, endişeden uzak, stresten arınmış heyecan. Gayretkeş bir biçimde nedenleri yerine getirmek, sonuçlar konusunda tasalanmamak. Sabir bekleyenler için değil. Sabir, hareket edenler için. Sabırsızlık, mutluluğu sonuçlara kilitlemektir. "Çok çalışıyorum, bu sınavi kazanamazsam bütün çabam boşa gider. Çok iyi oynuyoruz, maçı kazanamazsak elimize hiçbir şey geçmeyecek." gibi yaklaşımlar. sonuçlara koşullanmaktan kaynaklanır. Mutluluğun koşullandırılmasıdır bu. Sonuç her şey değildir. Hatta sonuç hiçbir şeydir. Aslolan süreçtir. Sabir, yürümekte olduğun yoldan keyif almaktır. BEN lyi de ben gene de bu yolun nereye gittiğini bilmek istiyorum. DONA O yol çok iyi bir yere doğru gidiyor. Sabir, tüm yolların cennete çıkacağını bilmektir. Senin filminin sonunun mutlu olacağına kesin hüküm verilmiştir. Sana düşen koltuğuna yaslanmak ve filmin tadınıçıkarmaktır. BEN Hayallerimi gerçekleştirmek için bana destek verecek misin? DONA Filmlerin mutlu veya mutsuz sonla bitmesinin, yapımcı açısından hiçbir farkı yoktur. İkisi de aynı bütçeye mål olacaktır. Güzellikle sıkıntının yaratılmasının da Tanrı açısından bir farkı yoktur. Tanrının sana hayal ettiklerini yaşatması onun için çok kolaydır. Tanri katında zor diye bir kavram yoktur çünkü. Sana sunulan güzellikler, Tanri için asla bir yük değildir. Seni seven Tanri, seni hep mutlu etmek ister. BEN O zaman ver işte istediklerimi. Neden vermiyorsun? DONA Her istediğine, kolay bir biçimde kavuşabildiğin bir dünyanın sana
Alıntı
#şeytaniniyendigingün
DONA İsteklerin senin kim olduğundur. Onların önünde durma. Isteklerine yal ver ki, onlar sana kim olduğunu gösterebilsinler. Bu hayattaki görevlerini sana isteklerin haber verir. İstekler, tanrisaldır. Onlar tekamül serüvenini yaşanır hale getirmek için verilmiştir... İstekler, tanrisal soslardır. Cinsel istek olmasaydı, çoğalıp türünü devam ettirecek kaç kişi tanıyorsun? BEN Bir isteğin altından neler çıktı, hayretler içindeyim şu an. Isteklerin şeytani fısıltılar olduğuna inandırmışlar bizi. DONA Şeytanın isteği, senin isteklerinin gerçekleşmemesidir. BEN "O bir şeye ol dedimi o hemen oluverir". Benden bunu duymak istiyorsun galiba. DONA Şeytanını yendiğin gün, Tanrının "her şeye güç yetiren” özelliğini taşıdığının da sertifikasını almış olursun. Bu da tanrisallikla onurlandırılmayı gerektirir. BEN Peki şeytandan sana sığınmamızı istemendeki niyet, hepimizin birer Polyanna olması mı? Insanlar tekamule yaklaştığında şeytan bize kırlardan çiçek toplamamızı mı söyleyecek? DONA Insan tekamül ettikçe, maskeli melek şeytan da tekamül eder. Sen öğrendikçe, aslında o da öğreniyor. Sen 9 olduğunda, şeytan da 9 olur. Ahirzaman, şeytanın maskesinin indiği ve saf değiştirdiği çağdır.
Alıntı
#doğrukapı
"Ey Musa, gerçekten Ben, güçlü ve üstün, hüküm ve hikmet sahibi olan Allahım." Güzel Kur-an'ın Karınca Suresi 9. Ayeti BEN Musa çok şanslı bir insan olmalı. Konuşmak için onu seçtiğine göre. DONA Önce, Musa'nın Rab ile konuşması konusunda herkesin düştüğü yanılgıyı düzeltelim. Musa'nın duyduğu, kendi içinden gelen kısık bir sestir. Ona "Ey Musa, gerçekten Ben, güçlü ve üstün, hüküm ve hikmet sahibi olan Allahım." diyen ses, bir içsestir. Dişses değil... Tannin sesini, sezgilerine kulak verebildiği için duyabilmiştir. Musa, o ateşi görebildiği için peygamber olmuştu. Muhammedi Hira'ya getiren sesle, Musa'yı ateşle buluşturan ses aynıydı. Şimdi durmalı ve düşünmelisin. Kimbilir sen, bugüne dek senin için tutuşturulmuş hangi ateşlerin önünden geçip gittin ve neler kaybettin... BEN Bırak bir çalı ateşini, orman yangınının önünden geçsem farketmem ben Önume meteor dusse, çukurunun etrafından dolaşır yoluma devam ederim! Yoksa sen hepimizle konuşuyorsun da biz mi farkında değiliz? DONA Tanrı herkesle konuşur küçüğüm. Sezgiler Tannının fısıltısıdır. Ancak bilge Insanlar bu gerçeğin farkındadır. Bunun nedeni sezgi cümlelerinde Tanrının senden "Ben" diye bahsetmesidir. BEN Nasıl yani? DONA Derinlerden gelen ve asla susmayan bir sezgi cümlesini ele alalım: "Ben bu ortama ait değilim." Bu ses Tanrının sesidir. Cümlenin orijinal hali ise şudur: "Sen bu ortama ait değilsin"
Alıntı
#yaşamasanatı
Sezgiler, sinemanın diliyle konuşur. Bir adam ve bir kadın odada konuşuyorlardır. Pencere açıktır. Konuşmanın bir yerinde pencereden, çok uzakta bir buharlı trenin geçmekte olduğunu görürsün. O tren oradan boş yere geçmez. Sinemadaki, tüm detaylar yönetmenin seçimidir. Yönetmen o buharlı trenle sana bir şey anlatmak istiyordur. İyi sinema izleyicisi filmi izlemez, okur. Bilge, sahnede konuşulanlarla, geri plandaki o tren arasındaki ilişkiyi kurabilen kişidir. BEN Benim yaşamımın arka planından da her gün pek çok tren geçiyor anlaşılan. DONA Yaşamın arka planında olan bitenden haberdar olarak nefes alip vermeye biz burada, “yaşama sanatı" adını veriyoruz. BEN O zaman bana sinema filmi nasıl izlenir onu anlat. DONA Ananeni hatırla... Yaşının bir sonucu olarak o, filmleri değil sahneleri izliyor. Gerçekte film, hapsolduğun sahnelerin toplamından daha uzundur. Üçüncü gözünle senaryonun nereden geldiğini ve nereye gitmekte olduğunu anlayabilirsin. Yeter ki, filmin bir senaryosu olduğunu kabul et. Pek çok Insan, filmlerin sahnelerden oluştuğunu düşünür. Oysa bir senaryo vardır. Filmin senaryosu, senin kaderindir. Sezgiler, sahneleri değil kaderi izlemek isteyenler içindir. Gözyaşlarıyla dolu bir sahnenin aslında filmin güzel sonunun hazırlayıcısı olduğunu ancak onlar görebilir. BEN Bunlar çok güzel. Yalnız daha somut şeylere ihtiyacım var. O trenin oradan neden geçtiğini nasıl anlarım? DONA Kaderinin akış yönü, etrafa işaretler bırakır. Karar veremediğin, ne yapman gerektiğini bilemediğin anlarda alnındaki gözüne yoğunlaşabilirsin. Sezgi lambanı yaktığında, alnında bir ultraviyole Işığı parlamaya başlayacaktır. Mukadderatın beyaz renkli işaretleri, ultraviyole işığı yandığında mor renk almaya başlar. İşte bu sezinlemektir. BEN Ne gibi işaretler
Alıntı