Bu sessizlik içinde, bu karanlık içinde donuk beyazlığı fark edilen sis ile ötede ışıldayan gümüş çizgiye karşı karanlık bir ses, bir feryat, düzenli olarak inleyerek, sürükleniyordu. Birdenbire kendini bu yalnız sesle, sesin iç iniltisiyle o kadar uygun buldu ki uzun uzun onu dinledi.
- Evet tıpkı ben, diyordu; eğer bütün ıstıraplarım bir ses bulsaydı hiç şüphe yok ki bu kadar vahşi, bu kadar insanlardan kaçan, bu kadar bedbaht olur, bu kadar umutsuz ve karanlık olurdu.