8/10
·1088 syf.··
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 04:06
Selamlar. Ben kitabın genel olarak abartıldığını düşünüyorum. Savaşın bütün trajedisini yansıtan bir hikaye olarak deneyime puanım 10/10 ancak kitabın işleyişi, evren, karakterler, anlatım gibi kriterleri değerlendirdiğimde puanım 8/10’e düşüyor. Yorum kısmına geçmeden önce kitabı nasıl okuduğumu anlatarak başlamak istiyorum. Ben kitapları postitleyen biriyim. Bu kitabı okurken de bir renk postiti bilgi içeren bölümlere ayırdım. Yazar evren, olayların geçmişi, politika, güç itemleri, simya mantığı gibi gibi konularda bütün bilgileri hikaye akışında parça parça veriyor. Seri bir şekilde okuyup geçtiğinizde arada önemli bilgileri kaçırıyorsunuz. Yazarın akışta verdiği neredeyse her minik bilgi parçası kitabın ilerleyen bölümlerinde önemli bir detay haline geliyor. Birinci bölümü bitirdiğimde -300. sayfada - o kadarda önemsemediğim bilgi parçalarının başıma bela olacağını anlayıp kitabı baştan taradım ve bu bilgi parçalarını tekrar okuyup geri dönebilmek için postitledim. Size de en baştan okurken okuduğunuz her yeni bilgiyi postitlemenizi tavsiye ediyorum ki çok fazla katmanı olan bu kitaptan maksimum keyfi alabilin. Kitapla ilgili söyleyeceğim bir sürü negatif şey var ama kitabın geçtiği savaş atmosferi o kadar iyiydi ki kitabın sonuna kadar merak ederek okudum. Kitap genel anlamda çok katmanlı. Ciddi bir politik altyapı işlemiş yazar. Sönmeyen Alev ülkeyi yöneten bir tarikat aslında. Bir tarafta Paladia’yı yöneten Sönmeyen Alev diğer tarafta da ülkenin sanayisini yönet metal loncaları var. Dini temsil eden ve kutsandıkları için ülkeyi sonsuza kadar yönetmeye hakları olduğunu düşünen Holdfast ailesi ve Sonsuz Alev’le ülkenin ekonomisi ve sanayisini elinde tutan metal loncalarının arası nesillerdir gergin. Morrough’nun gelmesiyle birlikte loncalar Morrough’un arafında
AlchemisedSenLinYu · Nox Yayınları · 2026270 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 27. kitabı
İslam mistisizminin (tasavvuf) ve felsefesinin zirve isimlerinden biri olan Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin olgunluk dönemi eseri Fusûsü’l-Hikem (Hikmetlerin Yüzük Taşları), 627 (1229) yılında Şam'da kaleme alınmıştır. İbnü’l-Arabî'nin kendi ifadesiyle bu eser, doğrudan Hz. Muhammed'in manevi bir vizyon (rüya/müşahede) yoluyla kendisine uzatarak "Bunu al ve insanlara sun" dediği ilahi bir bağıştır. Bu "verilmişlik" iddiası, eserin dilinin neden son derece sembolik, yoğun ve dogmatik bir kesinlik taşıdığını açıklar. Fütûhât-ı Mekkiyye yazarın ansiklopedik külliyatını temsil ederken, Fusûsü’l-Hikem onun felsefi ve teozofik sisteminin damıtılmış, en kristalize halidir. Eser, yalnızca tasavvufi bir el kitabı değil; varlığın doğası, Tanrı-âlem ilişkisi ve insanın kozmik işlevi üzerine inşa edilmiş katı bir onto-teolojik sistemdir. Eserin başlığı olan Fusûsü’l-Hikem, kelime anlamıyla "Hikmetlerin Yüzük Taşları" (veya yüzük taşlarının oturduğu yuvalar) demektir. Fass, bir yüzüğün üzerine işlenen ismin veya mührün bulunduğu taştır. İbnü’l-Arabî sisteminde bu metafor kusursuz bir ontolojik denkliğe sahiptir: Hikmet (Taş/Mühür): Belirli bir ilahi ismin (Esma-ül Hüsna) veya sıfatın özgül tecellisidir. Fass (Yüzük/Yuva): Bu ilahi tecelliyi almaya, taşımaya ve yansıtmaya en uygun olan peygamberin kalbi (istidadı) ve ruhaniyetidir. Eser 27 bölümden (fass) oluşur. Her bölüm, Hz. Âdem'den başlayıp Hz. Muhammed ile sona eren bir peygambere atfedilmiştir. İbnü’l-Arabî, tarihsel peygamberlik kıssalarını anlatmaz; bunun yerine her peygamberi, mutlak varlığın belirli bir vechesinin kozmik bir sembolü (logos/kelime) olarak hermeneutik bir okumaya tabi tutar. Örneğin: Âdem Fassı: İlahî hikmettir (Varlığın prototipi ve isimlerin aynası). Nuh Fassı: Tenzih ve teşbihin (aşkınlık ve içkinlik)
1000Kitap
Füsusu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Sufi Kitap Yayınları · 20171,333 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·328 syf.·
2025 20. kitabı
(English below) [Türkçe] yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama miras kitabının da o kadar övgüsünü duydum ki, onu da listeme ekledim. kitabımıza gelecek olursak, johanna’nın annesiyle saplantılı denebilecek bir biçimde iletişim kurma isteğini, çocukluk anılarına sık sık dönüşünü, kız kardeşiyle arasındaki mesafeyi ve sorunlu babasına dair dinlediklerini okurken hikâyenin nereye bağlanacağını; özellikle de annesinin gerçekte Johanna hakkında ne düşündüğünü merak içinde takip ettim. hatta bir süre, bu iletişimsizliğin sebebinin mektupların ulaşmaması ya da yanlış numaraların çevrilmesi olduğunu bile düşündüm. oysa johanna, ailesinin ona biçtiği hayatı reddedip hukuk eğitimini ve avukat kocasını geride bırakarak kendi seçtiği biriyle yeni bir yaşam kurmuş, hayallerinin peşinden gitmiştir ama yıllar sonra tanınmış bir ressam olarak doğduğu şehre geri dönmesiyle hikâye başlıyor; geçmişle bugün arasında gidip gelen hatırlamaları, annesinin şimdiki yaşamına dair kurduğu ihtimaller, küçük iz sürmelerle ilerleyen bir bilinç akışı atmosferi ve en önemli içindeki hesaplaşma arzusu. bu hesaplaşma arzusu giderek öyle takıntılı bir boyut kazanıyor ki, bir noktadan sonra biz de johanna’yla birlikte daralan bir dünyanın içine sıkışmış gibi hissediyoruz. Yazar, johanna’nın anılarını, öfkesini, hayal kırıklıklarını ve umutlarını o denli yoğun biçimde aktarıyor ki anlatı kimi anlarda okuru da doğrudan onun zihinsel karmaşasının içine çekiyor. SPOİ**** kitabın sonunda asla rahatlayamadım çünkü tam olarak bir yüzleşme okuyamamış hissiyle doluyum. annesi kendi yaşadıklarını kendi mutsuzluklarını kendi kızlarına yansıttığı için bencildi bana göre. kaç yaşına gelip hala kinle dolu olup içinde kendi çocuğuna merhamet olmaması ve bunları geçtim bir oturup sadece kızını dinleyememesi bile
Annem Öldü müVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20251,814 okunma
10/10
·384 syf.··
2025 4. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 15:41
Adulthood GERCEKTEN DE rediscovering all your interests from when you were 13 and realizing you were onto something... 13 yasindaki bana, o kazik kadar olmusken bile "Aclik Oyunlari" serisinin devam ettigini ve kitaplari hâla ayni duygularla okudugumu soylesem eminim ki bana "abartttt" deyip gereksiz duygusallik yaptigimi soyler, benimle alay ederdi. Ama henuz bu kitaplarin alt metnini anlayamayan 13 yasindaki biriyle hic tartismaya giremem. Neyse. Kitap o kadarrrrr duygu yukluydu ve trajikti kiiii, ayni benim gibi bu seriye gonul vermis okurlar mutlaka okumali!
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025874 okunma
Clinicopsychological investigations of local brain lesions
9/10
·529 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 10:17
Professor Luria’s book thus marks a further and decisive step toward the eventual coalescence of neurology and psychology, a goal to which only a few laboratories on the East and West have been devoted over the last decades. The book is unique in its organization. The first half deals with observations and interpretations concerning the major syndromes of man’s left cerebral hemisphere: Those grievous distortions of higher functions traditionally described as aphasia, agnosia, and apraxia. There is also a detailed and brilliant analysis of the syndrome of massive frontal-lobe involvement. The entire second half of the book is given over to a painstaking description of Professor Luria’s tests, many of them introduced by himself, and set out in such detail that anyone could repeat them and thus verify Professor Luria’s interpretations. The two halves of the book are equally challenging and original. In the first, more theoretical, section, Professor Luria gives an account of the major syndromes in terms that reject with the same force the traditional localizationist view -the notion of discrete centers for different aspects of language, of calculation or writing- and the opposite view of holistic function of the cerebral hemisphere, a view clearly incompatible with clinical and experimental fact. In a similar way, Professor Luria’s re-analysis of agnosia and apraxia reveals inadequacies of these clinical shorthand expressions, he points out that more elementary sensory and motor changes shade into the allegedly isolated aspects of distorted “higher” function, whether of recognition or skilled movement. As a result of this balanced approach, a further traditional distinction falls by the wayside—the traditional opposition in the description of aphasia between the
Nörobilim
Higher Cortical Functions in ManA. R. Luria · Springer · 20121 okunma
10/10
·96 syf.··
2025 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 00:54
1. "Чем люди живы" (What Men Live By) by Leo Tolstoy This short story revolves around Simon, a poor shoemaker, who encounters a mysterious stranger, Michael, outside a church. Simon takes Michael home, showing compassion despite his own poverty. Over time, Michael reveals himself as an angel sent to learn three lessons: what dwells in man, what is not given to man, and what men live by. Through human experiences of love, suffering, and kindness, Michael realizes the answers: love dwells in man, man is not given knowledge of his own needs, and men live by love. After fulfilling his task, Michael ascends back to heaven. Tolstoy emphasizes Christian virtues such as love, compassion, and humility. The story critiques materialism and underscores spiritual wealth over worldly possessions. The transformative power of human kindness is central, presenting love as the ultimate force that sustains humanity. 2. "Упустишь огонь – не потушишь свечка" (Neglect the Fire – You Can’t Put Out the Candle) by Leo Tolstoy This parable warns about the consequences of neglecting one’s moral duties or small transgressions. The metaphor of fire represents sin or destructive behavior, while the candle signifies a seemingly minor problem that can grow uncontrollably if ignored. Tolstoy uses a simple yet powerful analogy to convey a moral lesson about vigilance and responsibility. The story reflects his belief in self-discipline and attentiveness to the moral and spiritual aspects of life. It encourages readers to address issues early rather than letting them escalate. 3. "Девчонки умнее стариков" / "Little Girls Wiser Than Men" by Leo Tolstoy Two little girls, Akulya and Malasha, play near a puddle during Easter. Despite cautioning each other, Malasha accidentally splashes water onto
Edebiyat
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,4bin okunma