Kulağa biraz tuhaf gelse de aslında rahipler de sosyalistler gibi bireyi değil cemaati önceliklendirdiği için, o vakitler Rusya İmparatorluğu’nda Marksizm ile tanışan birçok genç aslında ilahiyat okullarında yetişmişti.
Sayfa 43 - Kronik·Kitabı okuyor
Şeyh Sâdî-i Şîrâzî'nin şu îkazları ne kadar hikmetlidir: "Ahiret azığını hayatında kendin tedarik et! Çünkü sen öldükten sonra akraba hırsa kapılır; senin rûhun için hiçbir iyilikte bulunmazlar. Altını, nîmeti elinde iken bugün sen ver! Sen öldükten sonra bunlar elinden çıkar, sahip olamazsın! Iztırap çekmemek istersen, ıztırap çekenleri hatırından çıkarma! Bugün hazine elinde iken lâzım gelen yerlere çabuk dağıt, yarına bırakma! Çünkü yarın anahtar elinden çıkmış olur. Azığını bugün sen kendin götür. Öldükten sonra karından, çocuğundan şefkat bekleme. Azığını öbür dünyaya kendi götüren kimse, devlet topunu çelmiş demektir. Sırtımı beni düşünerek ancak kendi tırnağım kaşır, başkası kaşımaz. Ne gibi servetin varsa avucunun ortasına koy, verilecek yerlere ver! Veremezsen, yarın dişinle elinin arkasını ısırırsın."
Sayfa 55·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Cesaret suçtan, onur otoriteden korkmaz.
Sayfa 55 - Cilt 2·Kitabı okuyor
Herkesin harcı değil gerçekten..
Mahrum insanlar zannederler ki, para ve mevki sahibi olmak için utanmamak, zillete tahammül etmek lâzımdır. Boş hayal... Mazlum bir tevekkülle her şeye baş eğmek, muvaffakiyet için kâfi gelmiyor. Baş eğmenin, etek öpmenin de bir usulü, bir sanatı var...
İnkılap Yayınevi / Epub·Kitabı okudu
Alıntı
Evlilik meselesi, onu ifade ettiğim şekliyle, şu ikileme sürüklenebilir: 1. Ya erkek ve kadın, fiziksel, zihinsel ve ahlaki düzlemde tüm yetileri bakımından değerlendirildiklerinde eşittirler; bu durumda, aile içerisinde, ekonomide, yönetimde, yüksek memuriyette ve savaşta da eşit olmalıdırlar; yani tüm kamusal ve yurt içi görevlerde. 1. Ya da yalnızca birbirlerine denktirler ve her birinin üstünlük hususunda kendisine özgü bir ayrıcalığı vardır: Erkeğinki güç, kadınınki güzellik. Bu durumda, haklarının ve her birinin kendi görev dengesi başka bir biçimde kurulmalıdır. Fakat öyle kurulmalıdır ki, sonucunda iki cinsiyet arasında esenlik ve onur eşitliği olsun. Iki varsayımda da kadının hakkı ve itibarı tanınmış vaziyette; kadın, özgürleştiğini, kurtulduğunu söyleyebilir. Üçüncü bir sistem mevcut değil: Dürüst olmak gerekirse, bu kadar zorlu bir meseleyi bu denli kolay bir seçeneğe indirgeyebildiğim için bana methiyeler borçlusunuz. Her ne olursa olsun, kanun koyucu, felsefeci, iktisatçı ya da ahlakçı bir aile babasının bir denklem sunması zorunludur, çünkü bizzat işaret ettiğim üzere, makul ve ahlaklı bir varlık ve erkeğin de yoldaşı olan kadına, cinsiyeti bir aşağılama ifade edermişçesine davranılması kabul edilemez. Bana hakaret etmek yerine, neden söylediklerime dikkat etmekle yetinmediniz?
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
“Kalbim senindir, Jest. Onu hak edip etmediğini bilmiyorum. Kahraman mısın yoksa bir hain misin, bilmiyorum. Ama bir önemi varmış gibi de gelmiyor. Kalbimi sana verdim bir kere.”
Sayfa 384·Kitabı okuyor