Zaman, Hegel’in de belirttiği gibi, zorunlu yabancılaşmadır; yani öznenin kendisini kaybederek kendini gerçekleştirdiği, kendi hakikati olabilmek için başkası haline geldiği ortamdır.
Akşamları güneşin doğuşunun keyfini çıkarmaya niyetleniyorum, ama sabah yataktan çıkamıyorum; gündüzleri ay ışığına hevesleniyorum, ama odamda kalıyorum. Neden kalkıyorum, neden yatıyorum, bilmiyorum. Yaşamımı harekete geçirecek maya eksik; gecenin geç saatlerinde beni canlandıran, sabahları uykumdan uyandıran heyecan gitti.
insan, bir dağ aşması gereken yolcular gibi boyun eğmeli; şüphesiz dağ olmasa, yol çok daha rahat ve kısa olur; ama dağ orada bir kez, o halde aşmak gerek.