onur

zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum: ”onu gördüm - görmedim, göreceğim - görmeyeceğim, gelecek - gelmeyecek"
Reklam
Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi, yok olmayı özledim...
Tam buğday da olsa olur
İnsanın birazcık ekmeği olsa! Sokaklarda ısıra ısıra gidebileceği bir küçük nefis çavdar ekmeği!
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Bulutsuz, berraktı gökyüzü; benim de gönlüm gölgesiz.
Sayfa 13 - Varlık·Kitabı okuyor
Ilya llyiç'in kafası bir kitaplıktı; ama ayrı ayrı, hiçbiri tamam olmayan ciltlerle dolu bir kitaplık.
Edebiyat
Reklam