Puan vermedi·180 syf.··
2026 14. kitabı
Doksanlı yılların İstanbul’u… Zaman değişir mekanlar değişir insanlar değişir ama iyileştirmez, belki alıştırır çokça. İnsanın yaraları geçmez, unutulmaz ama birlikte yol almaya alışır insan. Kitabın içindeki kadın anlatıcı geçmişiyle yüzleşirken, okuyucuyu da içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Büyük bir tutkuyla yaşadığı ama kaybettiği aşkı anlatırken, o dönemin hatıralarını yaşıyor adeta. İnsanlar gider ama hatıralar kalır. Eski mekanlar, sokaklar, şarkılar, kokular insanı geçmişin bir anına atar. İnsanın elinde ise duygular kalır. Leyla, Levent, Can ve diğerleri… Herkesin herkesten bir beklentisi olduğu bu hayattan alacağımız çok. İkili ilişkilerdeki inişli çıkışlı güzergah bazen çok yoruyor her birimizi. Mutlu son’lara rastladığımız tek yer masallar oluyor. Gerçek hayat daha çok mutsuzlukların toplamı sanki. Herkes sevilmek istiyor bu hayatta. Öyleyse bunca mutsuzluk neden sorusu akıllarda. İlişkileri belki de kalabalık yaşadığından insanlar istikrarlı olamıyordu dedim okurken. Çok kişinin işin içinde olduğu ilişkiler bence gizliliğini koruduğu sürece güzeldi. Burada gizlilikten kastım, her güzel detayın herkesçe bilinmesine gerek olmadığı ile ilgili. Yaşamda ne olursa olsun her yeni karar yeni bir hayatın habercisidir ve insan kitabın sayfalarını çevirdikçe yol alabilir bu hayatta. Ve herkes dokunduğu hayatlara bıraktığı parçasıyla, bir diğerini var ediyordu. Aslında hepimiz, birbirimizden izler taşıyan bütünleriz…
1000Kitap
Yarın Çok UzaktıElif Yılmaz Göktan · Metinlerarası Kitap · 202511 okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Objektif tarih okuyuculuğu yapılırken kaynakların derinlemesine taranması ve karşılaştırılmasının yapılması epey uzun uğraş isteyen bir iş malumunuz. Değerli Op.Dr. C.Haluk Özalp'in yazmış olduğu bu kıymetli eserin 1097-1192 yıllarını kapsayan Selçuklu-Haçlı Münasebetlerini yerli ve yabancı kaynakların süzgecinden geçirilmiş, titiz bir çalışma olduğunu kitabı bitirdikten sonra fark edebildim. Tarihimizin öne çıkmasına izin verilmemiş sayfaların bugünler de ortaya konmuş olması ve araştırma konusu yapılması beni fazlasıyla heyecanlandırdı. Hele ki birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz şu dönemde ilaç gibi geldi adeta. Anadolu'da birlik ve beraberliğin sağlandığı dönemlerin başarıyla sonuçlandığı gerçeğini ortaya koyan bu kitap Selçuklu Hükümdarı Selçuk Bey Cend şehrine gelerek beyliğini kurduğu zaman, buradaki halkın dinine girilmediği taktirde yalnız bir topluluktan başka bir şey olamayız diyerek müslüman oluyor. Halkın Haçlı Seferleri bölümünde ise İznik yakınlarında Haçlıların köyleri yağma ederek çoluk çocuk demeden yaptıkları katliamın kan dondurucu tarafı bebekleri şişlere geçirip ateşte kızarttıkları Anna Komnena tarafından nakledilmiş olmasıydı. Yine Albertus'un nakline göre Haçlılar Yahudi katliamı yapıyorlar.Yahudilerin ise sünnetsizlerin kılıçlarıyla ölmektense kendi elleriyle ölmeyi tercih ederek ,birbirlerini öldüren, hatta emzikli bebeklerinin boğazlarını bile ke.tikleri rivayet olunuyor. Haçlıların Antalya yolculuğu ve Suriye'deki Hezimet bölümünde dikkatimi çeken en mühim şey, Türklerin yol boyunca aç, yoksul ve hasta olanlara acıyarak karınlarını doyurduğu düşmanlarının "Müslümanlar (Türkler) Hristiyanların dinlerini, onlara ekmek vererek satın alıyorlardı. Hiç kimseyi inancını reddetmeye zorlamadılar."ibaresi oldu. Yer yer karı-koca
1000Kitap
Selçuklu-Haçlı Münasebetleri 1097-1192C. Haluk Özalp · Gülnar Yayınları · 20242 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·296 syf.··
2021 2. kitabı
Evet, şimdi inanıyorum. Yani eskisinden daha çok. İyi. Öyleyse Beni kullan. Eğer senin için kalem defter taşımak işine yarıyorsa (ki yarıyor), o zaman kalemi defteri taşı. Her gün, gerekirse her an kalemi kağıdı kullan. Bana yaklaş. Bana yaklaş! Nasıl yapmak istiyorsan öyle yap. Dua et. Taşı öp. Ritüel yap ... Ya da kitap yaz. Ne sana doğru geliyorsa onu yap. Her birinizin yapısı farklı. Her biriniz beni kendinize göre anladınız ve yarattınız. Bazılarınız için erkeğim. Bazılarınıza göre kadınım. Bazılarınıza göre her ikisiyim. Bazılarınıza göre hiçbiri değilim. Bazılarınıza göre saf enerjiyim. Bazılarınıza göre en yüce duygu olan Sevgiyim. Bazılarınızın ne olduğum hakkında hiçbir fikri yok. Sadece BEN olduğumu bil. Saçınızı okşayan rüzgarım. Bedeninizi ısıtan güneşim. Yüzünüzde dans eden yağmurum. Çiçeklerin havadaki kokusuyum. Çiçeklerin kokusunu taşıyan havayım. İlk düşüncenizin başlangıcıyım. Son düşüncenizin sonuyum. İlham anlarında size gelen fikirim. Onun doyumunun hazzıyım. En sevecenlikle yaptığınız şeyin duygusuyum. Bu duyguyu tekrar tekrar hissetmek isteyen parçanızım. Sizin için en uygun olan neyse oyum. Benimle bağlantı kurmak için yaptığınız ne kadar ritüel, merasim, meditasyon, gösteri, düşünce, şarkı, söz ya da davranış varsa ... Her şeyi Benim adıma yapıyorsunuz. 2. Serisi olup kesinlikle önereceğim kitaplardan.
1000Kitap
Tanrı İle Sohbet 2: Alışılmadık Bir DiyalogNeale Donald Walsch · Ötesi Yayıncılık · 2020589 okunma
5/10
·488 syf.··
2021 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2021 11:45
"Tutulma" ikinci yarısına kadar “Fena değil, sanırım alıştım artık karakterlere.” derken ikinci yarısında yine bozdu. İncelememde derinlere inmeden önce şunu söyleyeyim ki SPOİLER içerecek, okumayan ya da bilmeyenlerin devam etmemelerini tavsiye ederim. İlk başlarda Jacop’ın Bella’yı sevmesi ve bir aşk üçgeni oluşması bana çok batmamıştı çünkü Bella aşkına karşılık vermiyordu. Sonra Jacop gidip kız istemediği halde zorla onu öptü ve ona olan birazcık sempatim de sona erdi. Bella ona tamamen karşı çıkarken “Ne güzel!” diye düşünüyordum ki bir dahaki öpüşmede Bella Jacop’a aşık olduğunu fark etti. Ama Edward’ı da seviyordu. Edward ise ana erkek olmasına rağmen ikinci ve üçüncü kitaplarda bence oldukça geri planda kaldı. Süt dökmüş kedi gibi bir hali vardı. Sessiz, sakin, mülayim, edepli ve fazlasıyla aşık. Bu kitap boyunca Bella’nın onu hak etmediğine yakınıp durdum. Sonra savaş içermeyen bir kitap ama kavga dövüş kısımlarının daha iyi ve aksiyonlu bir şekilde anlatılabileceğini düşünüyorum. Aynı zamanda kitabın dörtte üçü diyaloglardan oluşuyordu. Yani ne doğru düzgün anlatılan bir konu var ne bir olay ne bir betimleme ne bir düşünce... Sadece alakalı alakasız konuşmalar. Evet, bu okumayı kolaylaştırıyor ama kitabı uzatmak için uğraşılmış gibi de hissettiriyor. Zaten bu kadar az olaydan nasıl dört kitap beş film çekilmiş bilemiyorum. Daha son kitabı okumadım ama şu ana kadarki üç kitap toplasanız en fazla iki kitap yapardı. Aynı zamanda Bella parmağını kağıtla kestiğinde çıkan nokta kadar kandan etkilenip ona saldırmaya çalışan (2. kitap), kan testi yapılacak diye dersleri eken (1. kitap) vampirler varken bu kız ve dünyanın yarı nüfusunu oluşturan kadınlar regl oluyorlar. Yazarın bunu düşünmediğini sanıyorum, ben bu kitabı okurken aklıma geldi ve tamam dedim, bundan
Roman
TutulmaStephenie Meyer · Epsilon Yayınevi · 201918,2bin okunma
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 14:01
Emrullah Alp ‘Sanı’sı Emrullah Alp’in şiir kitabı "Sanı" Yitik Ülke Yayınları tarafından okurla buluştu. Emrullah Alp "Sanı"yla en başa, şiire ilk adım attığı ana, zamana, duruma, olaya ya da tüm bunların vuku bulduğu yere dönüyor, şairliğini başa alıyor. İnsanlığın, insanın hırpalandığı, insanlık idealinin hızla irtifa kaybettiği zamanlardan geçiyoruz. Çiğ zamanlardan geçiyoruz. Dünya hiç bu kadar usanç verici bir yer, hayat hiç bu kadar sıkıntılı olmuş muydu diye tekrar tekrar düşündüren, sorduran zamanlardayız? Elbette dünyada insanlık için; doğayla, çevreyle ve kendisiyle barışık, eşit, adil ve özgür bir uygarlık idealinin öznesi olan insanlık için geçmişte kalmış bir altın çağ söz konusu değil. Ama gelecekte bir altın çağ yaratma düşü, arayışı, arzusu da yeni değil. İnsan yıkıcı. Ama gelecek umudunu yükselterek ütopya oluşturarak dünyayı yaşamı daha iyiye doğru dönüştürmek için çabalayan da insan. Sanat, kavramı sınırlandırarak söylersek şiir, insanlık için bir altın çağ düşünün, arayışının, arzusunun, umudunun sürmesinde önemli rol oynamıştır ve öyle olmaya devam ediyor. Bu hiç de az bir şey değil. Öte yandan şiirin, şiir imkânı olan dillerde varlığını, verimini sürdürmesi de son derece önemli. Modern Türkçe de o dillerden, hâlâ şiire imkân veren dillerden. Ne yazık ki birikiminde büyük şairler ve şiir yapıtları olan bazı dillerin günümüzde şiirsizleştiğine tanık oluyoruz. Türkçe hâlâ şiirsel imkânı geniş bir dil, ancak şiire gittikçe hoyratça davranıldığı da bir gerçek. Şiire hoyratça davranılmasının bir başka boyutu da daraltıcı, kurutucu, ölü bir varlığa, eşyaya indirgeyici girişimler. Fakat her şeye rağmen şiir var, sürüyor ve yenilenerek, değişerek hayata, dünyaya karşılık vermeye çalışıyor. Karşılık vermek… Şiirin önemli nedenlerinden biri de
Edebiyat
SanıEmrullah Alp · Yitik Ülke Yayınları · 201916 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 9. kitabı
Bu aşk değil bir zehir.Acı ama tatlı,umut dolu ama umutsuz.(Werther gibi sevmek) eğer birini ne kadar sevdiğinizi abartmak istiyorsanız;ben seni werther gibi sevdim deyin.Nasıl tabir ediyordu Werther;Kainat silindi ve etrafımda bir tek o kaldı.Karşılık bulunamayan sevgi,ilgi,heyecan.Kitap tamamen hüzün ama buraya alıntıladığım paragraf tam bir... nasıl tabir edilir bilmiyorum ama çok hüzünlendiğim bir kısımdı,Werther notunda şöyle diyor; Bu giysiler içinde, Lotte, gömülmek istiyorum, onlara senin elin değdi, kutsandı; babandan da bunu istedim. Ruhum, tabutun üstünde süzülüyor. Ceplerim aranmasın. Seni ilk defa çocukların arasında gördüğüm zaman göğ- sünde taşıdığın bu soluk kırmızı fiyong - ah, çocukları bin defa öp ve onlara talihsiz arkadaşlarının yazgısını anlat. Sevimliler! çevremde fıkır fıkır kaynaşıyorlar. Ah, nasıl kilitlendim sana! ilk andan itibaren seni b ırakamadım! - Bu fiyong benimle birlikte gömülsün. Doğum günümde onu bana armağan ettin! Bütün hepsini nasıl da içime çektim! -Ah, yolun beni buraya getireceğini düşünmedİm! - - Sakin ol! yalvarıyorum, sakin ol ! - Dolduruldular - On ikiyi vu- r'uyor! Öyleyse tamam! - Lotte! Lotte, elveda! elveda! Evet (onlara sesin elin değdi) herşeyi anlatıyor.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma