Bir Steinbeck daha.. ve yine içimde birşeyler kaldı.
10/10
·123 syf.·
2026 79. kitabı
Steinbeck yine yaptı yapacağını... Benimmm canimmm John Steinbeck 'immm :) Ay Batarken i bitirdim ve kitabın ardından uzun uzun düşündüm. Bu eserde beni en çok etkileyen şey ne savaş oldu ne de çatışmalar. İnsanlardı. (!) Arkadaşlar tüm samimiyetimle söylüyorum Steinbeck'in karakterlerinde çok sevdiğim bir şey var: Onları okurken kurgu okuduğumu unutuyorum. Iç ses: harbi ben okumuyor yaşıyorum:) Bir süre sonra birinin derdine üzülüyor, diğerinin söylediği bir söze gülümsüyor, bir başkasına kızıyorum. Sanki aynı masada oturmuşuz da onları yıllardır tanıyormuşum gibi geliyor. Bu kitapta da beni en çok düşündüren şey sorumluluk duygusu oldu. İnsan bazen bir unvan taşıyabilir, (asker Tonder, başkan Order) bir göreve sahip olabilir ama asıl mesele onu ne kadar içselleştirdiğidir. Iç ses: sen bunu yapmayacaktın Tonder ama kızamıyorum da sana, haklı gerekcelerin var. Ahh bir de yalnızlık meselesi var. İnsanların aynı dünyada yaşayıp birbirlerinin acılarını ne kadar farklı algılayabildiğini gördüm..Kendi yükümüzü taşırken karşımızdakinin yükünü göremediğimiz anları... Iç ses: tamamen empati yoksunluğu.. Steinbeck'i bu yüzden seviyorum sanırım. Kahramanlar yaratmıyor, insanlar sunuyor. Kusurlu, kırılgan, güçlü, zayıf, neşeli, kederli insanlar... Iç ses: iyisiyle kötüsüyle sevdiriyor arkadassss :) Kitabı bitireli saatler oldu ama bazı karakterler hâlâ zihnimde yaşamaya devam ediyor. Bence iyi edebiyat tam olarak bu, kitap bitiyor ama insanlar gitmiyor! Bir solukta okunacak ama bitince epey düşündürecek bir eser arıyorsanız doğru yerdesiniz, overlokçunuz ayağınıza geldi, pardon Steinbeck:) Aman kaçırmayın stoklarla sınırlıdır diyeceğim ama değil. Şimdi başka kitabına aşırı bir iştahla gidiyorum Tutmayın küçük enisteyi :))) Sevgiler. Keyifli okumalar.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,338 okunma
A Critical Review of Humankind
8/10
·456 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 14:41
Rutger Bregman’s book Humankind is one of the books that questions negative ideas about human nature and makes readers think. For many years, many people believed that humans are naturally selfish, bad, and only care about themselves. However, Bregman does not agree with this idea. According to him, human nature is not as dark as people think. Instead, people are more willing to help each other, understand others’ feelings, and do good things. In the book, the author supports these ideas with many examples from wars, psychology experiments, history, and biology. One of the best parts of the book is that it gives hope about humanity. Still, when I finished the book, I did not only feel admiration. On one side, I was happy to read it because it made me think differently. On the other side, some of the author’s ideas felt too optimistic to me. Because of this, the book was both interesting and questionable for me. One of the strongest parts of the book is that it makes people question ideas about human nature that many accept without thinking. Today, we often see violence, murder, wars, and fights on television, social media, and in the news. After some time, people start to believe that the world is full of bad people. At this point, Bregman asks an important question: If humans were really bad by nature, how could societies survive for so many years? A big part of human history was shaped by helping each other, working together, and surviving together. From this side, the writer’s ideas are important and meaningful. His ideas against the belief that humans are naturally wild are especially interesting. Today, when someone behaves badly, people sometimes say, “Did you grow up in a cave?” However, Bregman says that hunter-gatherer societies were not as violent as many
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024405 okunma
Reklam
5/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:19
"But, alas, I had done what I had determined not to do; I had slipped unthinkingly into praise of my own sex." (page: 121) A Room of One's Own is best understood when we first reflect on what feminism actually represents. Is it merely a demand for equality? Or a rebellion against centuries of imposed roles and limitations placed upon women? Even today, when we read about the historical denial of women’s most basic rights and freedoms, we are still surprised, perhaps because contemporary society presents such a different image of gender roles. Let us imagine a world in which women were confined solely to domestic responsibilities: raising children, sewing, and managing the household, often forced into marriage and denied access to education. A world in which they had no private space, not even half an hour truly their own. In Woolf’s argument, the absence of such material and intellectual space explains why fewer women emerged as successful writers. Without a room of one’s own, she suggests, a woman is also deprived of an inner world that belongs to her alone. Nothing is truly hers; everything is defined through ownership by men. Even the impulse to resist such conditions is gradually suppressed. Woolf’s writing carries a clear sense of intellectual rebellion. She questions why women could not live as freely as men, and imagines the creative potential that might have emerged under equal conditions. She also attempts to explain male claims of superiority through psychological and social patterns: insecurity masked as dominance, and the need to define oneself as superior to at least half of society in order to compensate for internal doubt. Meanwhile, women, historically excluded even from libraries and formal education, were denied the very conditions necessary to
Feminizm
A Room of One's OwnVirginia Woolf · ‎Penguin Classics · 202048,1bin okunma
Fare Dörtlemesi hakkında
6/10
·144 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 00:48
iki tane en yakın arkadaş düşünün bu kızlar senelerdir birlikte murakami okumayı çok severmiş yine bir gün birlikte kitap alışverişi yaptıkları sırada Fare Dörtlemesi diye bir seriye denk gelmiş ve almışlar aradan 2 yıl ve 10 ülke geçmiş bu kızlar bu dört kitabın aynı seriye ait olduğunu haklı olarak unutmuş (b12 eksikliği de cabasıymış) neyse bir gün murakami okumaya karar verip Yaban Koyununun İzinde kitabını ellerine almış ve okumuşlar ama kitaba pek anlam verememişler ama bu onlar için klasik bir rastlantıymış çünkü zaten Murakami'nin olayı biraz da buymuş neyse sonra kızlardan biri tamamen random bir şekilde sırf ince olduğu için Pinball 1973 okumaya başlamış ki NE GÖRSÜN?????? bu kitap Fare Dörtlemesine aitmiş ve serinin ikinci kitabıymış bundan önce BİR KİTAP DAHA VARMIŞ yani seriyi yanlış sırayla okumaya başlamışlar aslında bu kitabı önce okusalarmış ve Rüzgarın Şarkısını Dinle'yi de daha daha önce okusalarmış Yaban Koyununun İzinde karakterlerinin davranışlarına daha iyi anlam verebilip yorum yapabilirlermiş çünkü this is what makes a book series an actual series: reading in the decided and written order. ilk defa bir seriyi tam tersi sırayla okuyorum çok ünik bir deneyim oluyor. gece Pinball 1973 Haruki Murakami
2026 Okuma Raporları
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,545 okunma
8/10
·561 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:45
Okumayı çok beklediğim üçüncü kitabın yorumuyla geldim!! Bu kitaptan benim beklentim: Tory ve Darcy'nin varislere karşı artık iyice güçlerini kazanıp karşı koyabilmeleriydi. Order formlarının da kendisini göstermesini bekledim kitap boyunca. Beklentimi yarı yarıya karşıladı, bu kitabın yorumları çok iyi olduğu yönündeydi ve ben beklentimi çok yükseklere çıkarmışım. Biraz bana geçiş kitabı gibi hissettirdi, Darius dışında diğer varislerin bakış açısından okumayı çok sevmiyorum ben o kısımlarda biraz sıkıldım, Tory'nin Caleb ile gelgitli ilişkisi yine sıkmaya başladı ama kitabın sonunda yaşananlardan sonra dördüncü kitapta olayların yönünün değişeceğini düşünüyorum...(Darcy ve Orion'ın mesajlaşmaları çok tatlıydı!! özellikle eklemek istedim ^^) Şimdilik seriye bi ara veriyorum, sonrasında dördüncü kitapla devam!!
Fantastik
The ReckoningSusanne Valenti · Nielsen · 202180 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 15:30
BAŞLANGIÇ ~ DAN BROWN İçerik; Gizem & Tarih Robert Langdon serisinin 5.kitabı Bağımsız seri Dünyayı sarsacak bir buluş Öldürülen bilişim dâhisi bir ateist İspanya Kraliyet Ailesi Kraliçe adayı bir müze müdürü Profesör Robert Langdon Kiralık bir katil Dinler üzerine kaos 536 sayfa Selam dostlar… Benim için çok uzun bir aradan sonra yeni yorumumla sizlerleyim.Usta yazar @authordanbrown ın #robertlangdon serisinin beşinci ve sondan bir önceki kitabı #başlangıç uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu.Hazır son kitap #sırlarınsırrı da çıkmışken öncesinde bunu okumak istedim.Baştan sonra beni kendine çeken bir kitap oldu. Her zamanki gibi Profesör Langdon’ın eski öğrencisi ve arkadaşı bilişim uzmanı ateist Edmond Kirsch dünyayı sarsacak bir buluşa imza attığını tüm dünyaya duyurmaya kararlıdır.Bunun için İspanya’nın en önemli müzelerinden Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’nde bir davet düzenler.Profesör Langdon’da davetlidir. Fakat davetin henüz başında, Kirsch tam sunumunu yaparken başından vurularak öldürülür.Ortaya çıkan kaostan sonra, aynı zamanda İspanya kraliyet ailesinin müstakbel gelini de olan müze müdürü Ambra Vidal’da olaya dahil olur.Kirsch’ün sunumunu tamamlatmak ve bir nevi vasiyetini yerine getirmek için Robert ve Ambra birlik olurlar.Kirsch’ün kendi için ürettiği telefonunu alıp Winston adını verdiği yapay zeka robotuyla birlikte buluşun dosyasına ulaşmak için sunumun peşine düşerler.Yolları Barselona’ya, Sagrada Familia’ya, Casa Mila’ya ve daha pek çok tarihi mekâna düşer.Peşlerinde muhafızlar, basın ordusu ve sunumun yayınlanmasını engellemek isteyen bir kiralık katille macera, aksiyon ve gizemin hiç eksik olmadığı bir yirmi dört saat yaşarlar.Yapay zeka, din, evrim teorisi, nereden geldik-nereye gidiyoruz sorusu, yaradılış, inanç, kiliseler gibi pek çok konuyu
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma
Reklam
Reklam