Psikolojinin temel kuramlarını hiçe sayarcasına saygın filozofların güzel güzel kelimeler kullanarak insanın bakışına at gözlüğü takmaya çalışan fikirler ileri sürmesi çok saçma.
Pek çok sorunumuz bu "dürtülere göre hemen tepki vermek" ve toplumun beklentisine uymaya çalışmaktan kaynaklanır. Dışarıdan dayatılan fikirleri yerine getirmekle el alemin elinde oyuncağa döneriz.
Daima bir tefekküre ihtiyaç vardır diyoruz çünkü insan kendine tahmininden daha fazla yabancıdır. Etrafımıza bakınca binde bir adam gibi adam olmayışına üzülmekte haklıyız. Neredeyse hepimiz tavırlarımızla olsun davranışlarımızla olsun kendimizden büyük güçlerin elinde kukla gibiyiz. Vaziyet dereye salınan dal parçasından çok da farklı değil. Akıntıya kendini bırakmış oraya buraya savrulur gibi. Meşhur bir benzetmeyle bir örnek daha verelim; rüzgar gülü kendisini rüzgarın çevirdiğinden habersiz, yalnız başına döndüğünü zanneder. Birçoğumuzun tercihlerini eğitimimiz, arkadaşların veya
kamuoyunun eleştirileri, özlü sözler, telkinler şekillendirir. Çok azımız hangi limana gittiğimizi, ne zaman nerede demirleyip kendimizi toparlayacağımızı biliriz.