Oralardan mümkün olduğunca uzakta olmak isterdim..
Puan vermedi·109 syf.··
2026 24. kitabı
"Başka bir ailede ve başka bir dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve kız kardeş gibi olabilir miydik?" Yazar, hikâyeyi büyük bir öfke ya da ajitasyonla değil de; adeta bir mahkeme tutanağı veya otopsi raporu soğukluğunda anlatıyor. Bu mesafeli dili, biz okuyucularda çok daha derin bir dehşet ve rahatsızlık hissi bırakıyor. Roman, tek bir ağızdan değil; Diana’nın abisi, öğretmenleri, doktorlar, komşular, jandarmalar, savcı ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı tanıkların gözünden parça parça aktarılıyor. Böylece sessiz kalıp görmezden gelerek suça ortak olan toplumsal yapıyı da bizlere sorgutlamış oluyor. Kitabın adı olan “Sakar”, aile içi şiddeti örtbas etmek için kullanılan basit bir bahaneden fazlası. Çevredeki yetişkinler de bu yalana inanmayı seçiyor; çünkü gerçeği kabul etmek, sorumluluk almayı gerektiriyor ve kimse sorumluluk alacak kadar cesur değil. Hatta bu durumdan kaçıp mesleğine ara verenler bile oluyor. Kurumlar ise tırnak içinde kurallara, formlara ve prosedürlere o kadar bağlılar ki gözlerinin önündeki somut insan dramını raporlar arasında kaybediyorlar.. Kısacası roman, kötülüğün yalnızca şiddeti uygulayanlardan değil; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek sessiz kalan sıradan insanlardan da büyüdüğünü gösteriyor. Sayfaları çevirirken Diana için bir şeyler yapmak istiyorsunuz fakat kitaptaki karakterler gibi eliniz kolunuz bağlı kalıyor. Kitap bittiğinde geriye kalan ağır suçluluk ve huzursuzluk hissi, bence yazarın hedeflediği ve okuru yüzleşmeye çağıran en güçlü etkisi.
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Laf Çok İcraat Yok
Puan vermedi
İçimizdeki Şeytan'daki Ömer, gerçek hayatta da iki dakikadan fazla tahammül edemediğim, eylemsiz ve tembel insan tipinin edebiyattaki karşılığı. Sadece boş yaparak sosyal hayatta bir yer edinen, çevrelerinin sırtından geçinen bu tarz karakterler, sıra kendi sorumluluklarını almaya geldiğinde hep tökezlerler. En kötüsü de bu tembelliklerini örtbas etmek için her zaman yalancı bir bahane bulmalarıdır. Ömer ne zaman bir zayıflık gösterse, parayı kumarda ezse ya da Macide’ye haksızlık etse hemen suçlayacak bir "şeytan" bulup arkasına saklanıyor. Aslında dürüst olmak gerekirse ben her insanın zaman zaman kendi hatalarıyla yüzleşmemek için bu konforlu kolaylığa kaçtığını düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tekeşliliğin Ötesi: Modern Hazcılık ve Çifte Standartlar
6/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 439. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:01
Tekeşliliğin Ötesi: Modern Hazcılığın ve Çifte Standartların Anatomisi ​Mimi Schippers'ın Beyond Monogamy ekseninde tartışılan sınır ihlalleri ve çok eşlilik kavramları, günümüz toplumunda yalnızca bir "özgürlük" illüzyonu üzerinden okunuyor. Oysa bedensel ve ruhsal sınırların fütursuzca ihlali, basit bir ahlaki sapma değil; ontolojik bir parçalanmadır. Sürekli değişen partnerlerle yaşanan her temas, psişik bir enfeksiyon, Jungiyen anlamda ötekinin gölgesini kendi ruhuna kopyalama işlemidir. Dünyevi hazların anlık doğası ve varoluşsal kar-zarar denkleminin mutlak iflası göz önüne alındığında, bu yaşam tarzı salt bir "enerji israfı" değil, kişinin kendi bütünlüğüne karşı işlediği yavaşlatılmış bir intihardır. ​Ancak toplum, bu çürümüşlüğü kendi ikiyüzlü mitleriyle örtbas etme konusunda ustadır. Türkiye toplumunun kültürel bilinçdışında erkeğin çoklu ilişkileri bir "iktidar ve fetih" göstergesi olarak kutsanırken, aynı eylem kadın için kalıcı bir lekeye dönüşür. İşin trajik kısmı, kadının da bu hastalıklı hiyerarşiye boyun eğmesidir. Erkeğin partner sayısındaki fazlalık, modern bir Mavi Sakal arketipi gibi, tekinsiz ama bir o kadar da çekici bir tahakküm unsuru olarak görülür. Mavi Sakal'ın kanlı odasına girmeye can atan kadınlar, kendi yıkımlarını bir tanrıya tapınırcasına arzularlar. Beş eşli bir erkeğin normalize edilip, birden fazla partneri olan kadının aforoz edildiği bu denklem, iki tarafın da zımni rızasıyla işleyen bir grotesk tiyatrodur. Okuyucunun böylesi metinlerle yüzleşmekten kaçınmasının temel sebebi de budur; kendi iç benliklerinde normalleştirdikleri iğrençliğin dışarıdan yüzlerine vurulmasına katlanamazlar. ​Toplumsal arenada kadına atfedilen namus yükü, maske değiştirerek erkeğe de giydirilir. Yirmili yaşlarını cinselliği bir fetih alanı
Duygu ve Düşünce
Beyond MonogamyMimi Schippers · NYU Press · 20161 okunma
7/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
SİLİKON VADİSİ’NİN KİRLİ ÇAMAŞIRLARI MI, YOKSA BİR İNTİKAM KİTABI MI? Umursamaz İnsanlar, Meta'nın (Facebook) iç yüzünü anlatan oldukça sarsıcı bir anı kitabı. Eski bir diplomat olan Sarah Wynn-Williams, dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hayaliyle katıldığı şirkette, zamanla teknoloji devinin karanlık tarafına tanıklık ediyor. Kitapta özellikle öne çıkan dört büyük skandal var: Kadınlara Yönelik Ayrımcılık ve Zorbalık Silikon Vadisi’nin modern ve ilerici görüntüsünün ardındaki erkek egemen kültür anlatılıyor. Kadınların dışlandığı ve ayrımcılığa maruz kaldığı öne sürülüyor. Internet.org Tartışmaları "Dünyaya ücretsiz internet" vaadiyle sunulan Internet.org projesinin, Myanmar gibi ülkelerde nefret söylemlerinin yayılmasına katkı sağlayarak ciddi toplumsal sonuçlara yol açtığı söyleniyor. Cinsel Taciz ve Örtbas İddiaları Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri, yazarın üst düzey yöneticiler tarafından tacize uğradığını ve şikâyet sürecinde şirketin yöneticileri koruduğunu öne sürdüğü anlatımlar. Çin’e Verilen Tavizler Yazara göre Facebook, Çin pazarında büyüyebilmek adına Çin hükümetinin taleplerine uyum sağlamaya çalıştı ve çeşitli tavizler verdi. Gelelim benim asıl eleştirime... Meta'nın bu ifşalar yüzünden yazara davalar açıp kitabın yayılmasını engellemeye çalıştığı söyleniyor. Evet, kitaptaki belgeler ve iddialar çok ağır. Yazar kendisini "saf ve mağdur" bir kahraman gibi sunuyor. Fakat sormadan edemiyorum: Sarah Hanım, bu kadar ağır şartları, tacizleri ve insanlık dışı politikaları görürken, sistem sizi dışarı itene kadar neden sustunuz? Yüksek maaşlar, konfor alanı ve özel jetler devam ederken ses çıkarmayıp, ucu kendinize dokununca konuşmak ne kadar samimi? Kısacası; teknoloji dünyasının karanlık yüzünü görmek adına tavsiye ederim.
Umursamaz İnsanlarSarah Wynn-Williams · Destek Yayınları · 012 okunma
Farklı yapı
7/10
·312 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 06:28
Polisiyeye farklı bir yaklaşım olmuş. Katil belli, örtbas edilişinde gizem var. Akıcı ilerliyor. Bazı şeylere yazık ediliyor, üzülüyor insan. Ben en çok mühendise üzüldüm.
ŞüpheliKeigo Higashino · Athica + Nox Yayınları · 2025176 okunma
Kitap yorumum
8/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:42
SEKİZ BUÇUK METREKARE Sekiz Buçuk Metrekare kitabının yorumuyla sizlerleyim. 25 yıl önce yaşanmış bir cinayet olayı tüm kartların yeniden dağıtılmasına neden oluyor. İşlenen konu biraz sinir bozucu gelebilir. Okurken bazı kısımlarda çok rahatsız olduğum olaylar yaşandı. Kitabın bazı yerlerini pek sevemedim. Genel itibarıyla çok güzeldi ve katil hiç ummadığım bir isim çıktı. Ters köşe olmaya hazır olun. Sekiz Buçuk Metrekare kitabından bahsedecek olursam; İstanbul Kuştepe‘de başlatılan bir yıkım çalışmasında inşaat ustasının dikkati sayesinde bir insan kafatasına rastlanıyor. Olay yerine gelen inşaat sahasının sahibi Halit Tunç, bulunan cesedi ait kafatasını örtbas atmayı düşündü. Ancak kepçe operatörünün açmış canlı yayın ve polise ihbar etmesi inşaatın durmasına vesile oldu. Kuştepe’ye gelen Cinayet Büro Amirliği’nden Başkomiser Feraye ve yardımcısı Komiser Cavit, inşaat yetkilisi ve Tunç holding’in sahibi Halil Tunç ile görüşme yaptı. Ardından Başkomiser Feraye, adli tıptan Aynur Aynur’dan gerekli ön bilgileri aldı. Cesedin 20-25 yıl önce toprağa gömülüp üzerine beton atıldığı tahmin ediliyor. Ceset, dini tahammüllere uygun olarak kefenlenmiş ve kıbleye doğru yatırılarak defnedilmiş olarak bulunduğu söyleniyor. Başkomiser Feraye, büyük bir titizlikle yürüttüğü bu cinayet soruşturmasında hiç ummadığı olaylarla karşılaşacak. 25 yıl önce öldürülen kişi kim? Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar #neokudum #okudumbitti #kitapyorumu #bookstagram #keşfet #erdeminkitapligi #sekizbuçukmetrekare #özlemabutotluoğlu #herdemkitap #sayfa460
Gerilim
Sekiz Buçuk MetrekareÖzlem Abut Otluoğlu · Herdem Kitap · 20262 okunma