Örtmen Hanım

Puan vermedi·542 syf.··
2024 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 02:16
#Alıntılar "Şu hayatta her şeyin yolunda olması olası mı? Bir düşün, en iyi günümüzde bile ancak çoğu şey yolunda olmaz mı?" Sayfa 62 "Sırf seni korkutuyor diye bir şeye inanmamak çok tehlikeli." Sayfa 109 "Fakat ümit etmek," dedi "olanaksızı olanaklı kılmanın bir yolu değil midir?" #KitapYorumu #Kalpsiz Herkes eminim ki "Alice Harikalar Diyarında" hikayesini biliyordur. Ya okumuştur ya dinlemiştir, hiç değilse izlemiştir. Kitabımız Harikalar Diyarı'nın kötü namlı kraliçesinin nasıl bu hale geldiğini işliyor. Kitabın arka kapağında "Harikalar Diyarı'nda dehşet saçmasından -ve kötü namlı Kupa Kraliçesi olmadan- önce, yalnızca âşık olmak isteyen bir genç kızdı." cümlesi karşılıyor bizi. "Kalpsiz" Kupa Kraliçesi'nin de aslında hayaller ile dolu bir genç kız olduğunu, "olabileceğini" anlatıyor .Bunu hiç birimiz düşünmemişdir değil mi? Onun da ,kötü nam salmadan önce, tatlı hayalleri olan bir aşık olabileceğini... Leydi Catherine, Kaplumbağa Kavuğu'nun tek varisi bir genç kız fakat ne namı, ne de zenginliği istiyor. O sadece pastacı olmak istiyor! Evet pastacı! Kupalar Diyarı'nın bekar Kralı ise Leydi Catherine'nın pastalarına olduğu kadar kendisine de aşık. Bu yüzden Kraliçesi olması için her şeyi yapabilecek durumda. Peki bu denklem nerede bozuluyor? Tabiki saray soytarısı Jest hikayeye dahil olup Leydi Catherine'yı kendine aşık ettiğinde... İmkansız bir aşk, kraliçe olmak ile isimsiz bir pastacı olmak arasında kalmış bir Leydi; canavalar, sihirler ve birden çok diyarın arasında gidip gelenler etrafında geçen soluksuz bir hikaye. Masalların yeniden yorumlanmış hallerini okumayı da izlemeyi de çok seviyorum. Bu yüzden bu kitaba bayıldım! Eğer sihirler ve fantastik olaylar dolu bir diyara yolculuk yapmak isterseniz bu kitabı okumanız yeterli.
Roman
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,498 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·464 syf.··
2024 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 02:01
#alıntılar "Sorumluyum. Hem kalbimden, hem bilgimden. Hem ölümümden, hem cümlemden." sayfa 61 "Oysa her şey bir isim kalsın diye geriye. Kendisinden razı olunan bir isim." sayfa 76 "Su yaratılmamış olsaydı susamayı bilmezdik. Hasret varsa bir yerde vuslat da olmuş olmalı. Kavuşmasak özlemezdik." sayfa 138 "Yılanın her tarafı eğridir de deveye, "Senin boynun neden eğri?" diye sorar. Üstelik bu söz yılanın duvarında asılıdır." sayfa 413 #kitapyorumu #yerliyersizcümleler Nazan Bekiroğlu ile lise yıllarında "Lâ: Sonsuzluk Hecesi" ile tanışmıştım. O süreden bu yana neredeyse tüm kitaplarını okudum ve altının çizilmesi gereken cümleleri resmen ezberledim. İşte; o ezberimdeki cümleler sanki benim için tek bir kitapta toplanmış. Kitabın arka kapağında yazar diyor ki; "Bu kitap önce "Yersiz Cümleler" adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı. Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, "Yerli Cümlelere de el attım." Kitapta, Nazar Bekiroğlu'nun tüm kitaplarına, tüm dergi ve gazete yazılarına yolculuk yapıyorsunuz. Lâ: Sonsuzluk Hecesi kitabının ismininin nereden geldiğini, Nar Ağacı'ndaki karakterlerin iç dünyasını, Cümle Kapısı'nın yerli cümlelerinin içine dalıyor ve çıkamıyorsunuz. Eğer daha önce Nazan Bekiroğlu okumadıysanız ilk okuduğunuz kitabı bu olmamalı fakat daha önce Yusuf İle Züleyha, Mücella, Cümle Kapısı, Nun Masalları... yolculuklarına tanık olduysanız bu kitap ile, kitabın hepsine yaptığı atıflarla, hepsinden alıntıladığı cümleler ile tatlı bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Okuduğunuz cümleyi hatırladığınızda "Ah evet, bu o kitaptaydı."
Edebiyat
Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20171,650 okunma
Puan vermedi
#Alıntılar "O küçüklük arkadaşını istiyordu, ben ise geleceğimi." sayfa 64 "Yanında mavi gözlü Sarı'sı ,elini uzattığı yerde ağabeyi olduğu sürece dünyada ondan şanslı bir kız olamazdı. Oyuncak bebekler, pembe tokalar, simli ayakkabılar da diğer kızların olabilirdi." sayfa 164 "O gider.Sen de onunla gidersin ve bir daha asla, aynı sen olmazsın" sayfa 231 #kitapyorumu #BanaÖyleBakma Ece ile Ali... Karamel ile Sarı... Kitap, aslında klasik "sevdiğim kız bana ağabey dedi." konulu bir kitap fakat konu Şeyma Demir'in kalemi ile birleşince ortaya enfes bir şey çıkıyor. Ali, kimsesiz kalıp da ağabey bildiği Oğuz'un evine geldiğinde kardeş dedikleri Ece ile bir imtihana tutuluyor. Ece, "Ağabeyin" dedikleri Ali'ye asla o gözle bakamıyor. Çocukken tanışıp oyun arkadaşı olan ikili büyüdükleri her gün birbirine karşı sevgi de büyütüyor. Önce arkadaş, sonra "haram", "ağabey" , en sonunda da "eş" oluyorlar. Kitabı okurken kahkaha atmak garanti çünkü Ali tam kafa dengi bir karakter ve Ece ile aralarındaki o atışmalar aşırı tatlı. Kitabı okurken ağlamak da garanti çünkü aralarındaki duyguyu sevgili yazar Şeyma Demir çok güzel işliyor. İçinde bolca türkü bulunan kitap insanı Anadolu şehirlerine götürüyor.
Roman
Bana Öyle BakmaŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2020499 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 20:44
#kitapyorumu #göçüpgidenlerkoleksiyoncusu Kitabın arka kapağında "İnsan öyküleri" diye bir ifade. İfade o kadar doğru ki... Her bir hikaye bir insanın öyküsü. Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu 19 hikayeden oluşuyor. İlk hikaye kitaba ismini vermiş. Bu 19 hikayenin her birinden birbirinden farklı, hiçbir alakaları olmayan insanların hayatlarından kısa bir öykü okuyoruz. Bazısı gülüyor, bazısı duygulandırıyor fakat hepsinin ortak bir yönü var; olay örgüsü içinde illaki bir ders, bir mesaj bulunuyor. Durup düşünmek, kendi hayatınız ile kıyaslamam zorunda kalıyorsunuz. Her hikayede karakter öyle ince işleniyor ki... Kimi öğretmen, kimi ev hanımı, kimi işçi, kimi ateşe, kimi öksüz bir öğrenci... Hepsi birbirinden farklı ama hepsi hayatınızdan birileri sanki. Hikayeler o kadar bizden ve öyle olası ki, yoldan birini çevirsek bu hikayelerden birine rastlayabiliriz gibi geliyor insana. Bun karşı bir o kadar da kendine özgü her biri. Her bir karakter ve öyküsü ince ince , ilmek ilmek işlenmiş öyküye. Öykü türü daha önceleri temkinli yaklaştığım fakat Şermin Yaşar ile tanıştığımda müptelası olduğum bir yazım türü. Bunda öykünün mü yoksa Şermin Yaşar'ın mı etkisi daha büyük, onu bilemiyorum. Tek bildiğim, Şermin Yaşar'ın kitaplarının hepsi okunmalı, okutulmalı.
Hayat ve İnsan
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma