10/10
·69 syf.··
Beğendi
·
2026 229. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:00
Ana karakter olan açlık sanatçısı, aç kalmayı bir sirk gösterisi veya ucubelik olarak değil, ulaşılması en zor sanat formu olarak görür. Kendisine biçilen sürenin ötesinde bile aç kalmak ister ancak yöneticisi tarafından engellenir.Zamanla toplumun zevkleri değişir ve açlık sanatçısının gösterilerine olan ilgi azalır. İnsanlar başka eğlencelere yönelir ve sanatçıyı kafesinde unutan kitleler haline gelir.Sirk yöneticisi tarafından bir köşeye terk edilen sanatçı, gösteri yapamadığı için kafeste istediği gibi oruç tutmaya devam eder. Ölüm döşeğindeyken, dikkat çekmek için değil, başka bir yemek bulamadığı için oruç tuttuğunu itiraf eder ve gözlerden uzak şekilde hayatını kaybeder
Hayata Dair
Açlık SanatçısıFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20007,5bin okunma
Puan vermedi·487 syf.··
2026 37. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:50
Yaşar Nuri Öztürk, hem bilim insanı olarak hem de politikaya da girmiş, inancını ve bilgisini politikada da göstermek istemiş olmasından ötürü saygı duyduğum bir insandır. Bu sebeple kendisine objektif bakabilmem mümkün değildir. Ancak "bir şeyin nasıl olduğunu anlamak için bir de karşıtını değerlendirmek lazım" düşüncesinden yola çıkarak, kendisinin karşısında olan tiplere baktığımda, mesela Türk kızlarına araba sürmeyi lanetleyip kendi kızına çakarlı araç tahsis ettirenler, ben kesinlikle Yaşar Nuri Hocayı daha samimi buluyorum. Kitabın içerisinde yer alan hususları biraz daha derinlemesine incelediğimde, geleneksel inanç anlayışının ne kadar türetilmiş olduğunu görüyor ve açıkçası üzülüyorum. Din, sandığımız kadar girift ve yasaklayıcı değil basit ve disiplinlidir. Mesela İslam'ın şartı beş değildir. Neden beş olsun? Adalet, okumak (Allah adına okumak tabi), topluma yararlı olmak.. Bunlar neden yer almaz. Müslümanları sadece namaz kılan oruç tutan insanlar olarak sindirmek, İslamiyet'e verilen en büyük zarardır. İnanan kimsenin şuurlu olması, akletmesi, düşünmesi, güzel ahlaklı olması neden çoğu geleneksel tipler tarafından istenmiyor? "Bana ne İngilizce'den?" diyen tiplerle mi müslümanlar dünyaya hükmedecek?
İslam Nasıl Yozlaştırıldı?Yaşar Nuri Öztürk · Yeni Boyut Yayınevi · 2016228 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Özlemin sessizliği
Puan vermedi·134 syf.··
2026 33. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:02
Uzak, insanın içinde taşıdığı özlem duygusunu sessiz ama derin bir dille anlatıyor. Özlem bazen bir insana, bazen geçmişe, bazen de kişinin kendisine yöneliyor. Oruç Aruoba, uzaklığın yalnızca mesafelerle değil, duygularla da ilgili olduğunu hissettiriyor. Okurunu kendi iç dünyasına dönmeye ve eksik kalan yanlarıyla yüzleşmeye davet eden etkileyici bir eser.
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,922 okunma
10/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
“Farklı olmak bir sorun değil, farklı olmak bir süper güçtür.” Doğa’nın Karargâh Günleri, sadece eğlenceli bir çocuk hikâyesi değil; farklı çalışan zihinleri anlamaya ve kabul etmeye dair sıcak bir anlatı sunuyor. Doğa’nın gözünden dünyaya bakarken bazen gülümsüyor, bazen de çocukların aslında ne kadar derin düşündüğünü fark ediyorsunuz.
Doğa’nın Karargâh Günleriİrem Oruç · İkinci Adam Yayınları · 202631 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:39
Oruç Aruoba’nın De Ki İşte kitabı, alışılmış bir roman ya da deneme değildi.Kısa cümlelerden, aforizmalardan ve düşünce parçacıklarından oluşan bu eser, cevaplardan çok sorularla baş başa bıraktı beni. Her cümleyi okuduğumda beni silkelediğini hissettim. hayatın karmaşık görünen meselelerini cümlelere boğmadan bir kelimeyle anlatmayı, bunun etkisini hisssettirmeyi başaran ,okuduğumda kitap okudum doyumu oluşturan bir eser oldu benim için. Herkese keyifli okumalar diliyorum
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma
10/10
·168 syf.··
2026 37. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım Hani bazı kitaplar vardır ya ilk elinize aldığınız anda sizi etkileyeceğini hissedersiniz. Tam olarak öyle bir eser ile geldim. Deneme türünde olan eseri bol bol altını çizerek okurken bir anda sonlara doğru kendimi yazarın hayatını okurken buldum. Aslında ince bir detaydı hepsi. Önce duygularını, hissettiklerini kaleme alan yazar, daha sonra bu hislere sebep olan olayları anlatmış aslında. Okurken kendinizden çok fazla şey bulacaksınız. İnsanız, imtihandayız ve bazen acılarımız ortak olabiliyor. O yüzden bir satırda kendi acına rastlamak insanı yalnızlıktan uzaklaştırıyor. Kitabı okurken bu dert sadece bende değilmiş, benim gibi olan başka insanlarda varmış diyorsun. Derdine çare olur belki diye de okumaya devam ediyorsun. Dertlerimiz bazen bir olsa da hepimizin yaşamla mücadelesi bambaşka. Ben Filiz Hanımın hikayesinden çok etkilendim. Sizlerinde okumasını çok isterim. Hayatla verdiği mücadelenin hepimizi etkileyeceğini düşünüyorum.
DokunuşFiliz Oruç · Mat Kitap · 20261 okunma