B. Osman: Delikanlı
Konuya, Osman'ın kadın, arkadaşlık, içki ve kavga gibi delikanlılık çılgınlıklarını anlatan şu öyküyle giriyorum (öykü sadece Neşrî'de vardır). Osman gençliğinde Eskihisar'a giderken, İtburnu denilen bir yerde Mal Hatun adında bir kadınla tanışıp, onunla muhabbet eder. Kadına tutulmuş olmalı ki, babası Ertuğrul Beye haber salıp, kıza görücü göndermesini rica eder. Lakin Mal Hatun, Osman'a biz kim, siz kim efendim, deyip işi savuşturur. Meğerse ona, Osman'ın maksadı seninle birkaç gün daha hoşça va-kit geçirmektir, demişler. Günlerden bir gün, Eskihisar Beyinin içki meclisinde, Osman kadına âşık olduğunu itiraf eder. Kadını nice övmüş olmalıdır ki, Hisar'ın Beyi içinden kadını kendisi için peylemeyi tasarlar. Bunu hisseden Osman, kadını beye kaptırmamak için kaçırır ve tanıdıklarının yanına yerleştirir. Kendisi de İnönü Beyinin hisarına gidip, içmeye devam eder.
Sayfa 54 - Alfa Tarih·Kitabı okudu
Türkmen gazîlerinin Batı Anadolu’daki akınları, 13. yüzyılda neredeyse genel bir istilâya dönüşmüştü. Bölgenin en kuzeyinde, Bizans’a en yakın olan topraklar, bu beylerden Osman Gâzî’nin elindeydi. Pachymeres’e göre Osman Gâzî, 1302 dolaylarında eski Bizans başkenti İznik’i kuşatmış, imparatorun kendisine karşı gönderdiği iki bin kişilik ordusunu pusuya düşürüp 1302 yazında Koyunhisar’da ( Bapheus ) yenmişti. Bir imparatorluk ordusunu yenmiş olması Osman’ın ününü yaydı. Osmanlı ve çağdaş Bizans kaynakları, Anadolu’nun her yanından gâzîlerin onun bayrağı altında nasıl toplandığını betimler. Bunlar, öteki sınır beyliklerinde olduğu gibi, önderlerinin adıyla, " Osmanlılar “ olarak tanınıyordu. Kolay fetih ve yerleşme beklentisi, Orta Anadolu’dan kökenleri değişik yeni yerleşimci dalgaları çekiyordu. Osmanlı Beyliği’nin gerçek kuruluşu bu 1302 zaferinden sonradır.
Sayfa 17
Osmanlı Devleti’nin kuruluşu üzerine
Bafeus Savaşı sonrası Osmanlı beyliğinin Bir siyasi teşekkül haline geldiği genel olarak kabul edilmektedir
Alıntı
Cilt-3
FATİH DEVRİNE KADAR VE FATİH DEVRİNDE OSMANLI-TÜRK KÜLTÜRÜ Osmanlı beyliğinin kuruluşu sırasında, Türk kültürü her yönden gelişmiş bir haldeydi. Anadolu’nun batısında ise Bursa, İznik gibi Bizans şehirleri de, doğu romanın bir yozlaşmış eski kültürünü koruyorlardı; kısacası, Osmanlı Beyliği, kültürel olarak hayli yüksek bir çevrede kuruldu: bu çeşitli kültür kaynaklarından gelen unsurlara balkan Yarımadası’nın zaptından sonra başka kültür unsurları da eklendi. İstanbul’un zaptıyla, Türkler, o zaman doğu Avrupa’nın en ileri kültür kaynağı olan bir şehrin içine girip yerleşmiş oldular. Fatih devrinde, İtalyan Rönesans da Türk kültürünü etkilemekten geri kalmadı. İşte bu türlü kaynaklardan çıkmış kültürel unsurların karışmasıyla bir Osmanlı-Türk kültürü meydana geldi.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Cilt 3
Osmanlı Devleti’nin kuruluşu Alparslan’ın kumandası altında büyük Selçuklu Ordusu , doğu Roma imparatoru Romen diojen’i Malazgirt meydan Savaşı’nda(26 Ağustos 1071) esir ederek bütün anadoluyu istirahat etti. Fakat büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun parçalanması ve kısımlarından Anadolu Selçuk Sultanlığı’nın gitgide zayıflaması üzerine Bizans Rumları yine geniş bir nefes alabildiler. Anadolu Selçuk saltanatı yıkılacağı sırada Anadolu’nun İstanbul’a en yakın bir bölgesinde Osmanlı beyliğinin ortaya çıkması ve Bizans idaresindeki şehir ve kaleleri zapt ederek başkentlerinin yanı başına kadar ilerlemesi, doğu romanın hayat ve varlığına eski ve yenilerinden daha korkunç bir tehlike oluşturdu. Bu taze baskıya karşı, biz Dans’ın direnebilmesi şüpheli görünüyordu. Özellikle Bizans sarayının bitmez tükenmez taç ve taht kavgaları, Bizans halkının atasözü hükmüne geçmiş ahlaki bozuklukları, Bizans memurlarının yenilik ve kötü idareleri, vilayetlerde tekfurlar anisi, ahlaki anlamını tamamen kaybederek kuru biçim ve Töre’den ve ahmakça hurafelerden ibaret kalan Ortodoks mezhebi, nihayet bütün bu kargaşalıklar arasında iktisadi faaliyetin imkansızlığı ve sonuç olarak halkın çok sıkıntılı bir duruma düşmesi, bu köhne vücudun ölümünün artık yakınlaştığına şüphe bırakmıyordu.
Sayfa 6·Kitabı okudu