frkneren, bir alıntı ekledi.
 10 May 19:07 · Kitabı okudu

Harem kelimesinin kökeninin mahrem kelimesine dayandığını ifade edelim. Bunu bilen biri hiçbir şey bilmese bile kafasında doğruya yakın bir şeyler tasavvur edebilir. Mahrem yani haram olan, herkesin kolay kolay, her istediğinde elini uzatamadığı yer. Örneğin, Kâbe civarına Mescid-i Haram diyoruz, neden? Orada ot koparamazsıniz, bir böceği bile öldüremezsiniz çünkü burası kıyamete kadar yasaklı bölgedir. Yani haram kılınan mekânlardan bahsediyoruz. İşte Harem de öyle özel bir mekândır. Fakat ne yazık ki bahsettiğiniz oryantalistler hadiseyi o kadar çarpitmiştır ki Avrupa'da bugün geceleri kötü ve ahlaksız işlerin yapıldığı yerlere harem adı verildiğini bizzat Hollanda'da gördüm. iğrendim, tüylerim diken diken oldu âdeta. Üç çarpılı, pembe ışıklı tabelalara "Harem" yazmışlar. Velhasil, birincisi budur. İkincisi Harem aslında bir okuldur. Gerçek anlamıyla konuşursak daha iyi anlarız; Duhrerân-ı Hümayûn. Duhter, Farsça bir kelimedir ve kız anlamına gelir. İki yüze yakın -ki sayıları yüzyıllar içinde değişmiştir- genç kızın bir araya getirildiği, okutulduğu, yetiştirildiği, eğitim verildiği bir okuldur. 

Osmanlı'nın Şifreleri, Talha UğurluelOsmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel

2017 Yılında Okuduğum Kitplar :)
1-Bir Adam Yaratmak - Necip Fazıl Kısakürek
2-13 Vakti: Dönüşüm - Tülin Baturu Ocak
3- Asla Arkana Bakma - Tess Gerritsen
4- Haberci - Halil Cibran
5- Sır Küpü - Turgay Güler
6- Hatıralarım - Hasan El Benna
7- Ve Dağlar Yankılandı - Khaled Hosseini
8- Rabbini Arayan Thomas - Furkan Aydıner
9- Son Umut - Halit Ertuğrul
10- Küçük Kara Balık - Samed Behrengi
11- Domaniç Dağlarının Yolcusu - Şükufe Nihal
12- Bozkurtlar - Hüseyin Nihal Atsız
13- Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
13- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
14- Ruh Adam - Hüseyin Nihal Atsız
15- Kuşlar Yasına Gider - Hasan Ali Toptaş
16- Abidler Yolu - İmam Gazali
17- İnsanın Dört Zindanı - Ali Şeriati
18- Lâl - Burak Karakuş
19- Deli Kurt - Hüseyin Nihal Atsız
20- İslam - Sezai Karakoç
21- İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
22- Yeşil Mürekkep - Osman Balcıgil
23- Şark Kızı - Halit Ertuğrul
24- A'mak-ı Hayal - Filibeli Ahmed Hilmi
25- Semerkant - Amin Maalouf
26- Bir Dehanın İzleri - II.Abdülhamit - Talha Uğurluel
27- Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
28- Düş Sarısı - Yusuf Güroğulları
29- Beyaz Usta Siyah Çırak - Bahadır Yenişehirlioğlu
30- İnsan - Ali Şeriati
31- Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul
32- Gönlüme Hu Düştü - Halit Ertuğrul
33- Zindan Hatıraları - Zeynep Gazali
34- Selçuklu’nun Şifreleri - Talha Uğurluel
35- Osmanlı'nın Şifreleri - Talha Uğurluel
36- Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i Aksa - Talha Uğurluel
37- Yoldaki İşaretler - Seyyid Kutub
38-Ulu Hakan - Necip Fazıl Kısakürek
39- Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı - Mustafa Armağan
40- Beyhude Ömrüm - Mustafa Kutlu
41- . Hesap Günü - Mustafa Kutlu
42- İkra - Fatih Duman
43- Küresel Düzenin Şifreleri - Ramazan Kurtoğlu
44- Bin Muhteşem Güneş - Khaled Hosseini
45-Para Oyunu - Ramazan Kurtoğlu
46- Bir Değirmendir Bu Dünya - Cahit Zarifoğlu
47- Simyacı - Paulo Coelho
48- Veba - Albert Camus
49- Satranç Oynayan Derviş - A. Ali Ural
50- Peygamberin Aynaları - A. Ali Ural
51- Ah'lar Ağacı - Didem Madak
52- Beş Şehir - Ahmet Hamdi Tanpınar
53- Posta Kutusundaki Mızıka - A. Ali Ural
54- Nurlar Hazinesi - Muhiddin-i Arabi
55- Bostan - Şeyh Sadi Şirazi
56- Üç Kız Kardeş - Anton Çehov
57- Martı - Anton Çehov
58- Gizli Buzlanma - A. Ali Ural
59- Körün Parmak Uçları - A. Ali Ural
60- Yangın Merdiveni - A. Ali Ural
61- Vadideki Zambak - Honore De Balzac
62- Vanya Dayı - Anton Çehov
63- Bu Ülke - Cemil Meriç
64- Aysel - Halit Ertuğrul
65- Miftah - Fatih Duman
66- . Kapına Geldim - Halit Ertuğrul
67- Kaybolan Yıllar - Güler Bilkay Aygün
68- Küçük Prens - Antoine De Saint-Exupéry
69- Cehennem - Dan Brown
70- Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler - Rasim Özdenören
71- Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş... - José Saramago
72- Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro
73- Türklerin Serüveni - Cansu Canan Özgen
74- Makyaj Yapan Ölüler - A. Ali Ural
75- Biri, Hiçbiri, Binlercesi - Luigi Pirandello
76- Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa
77- Allah'ın İsimlerinin Sırları... - Arif Arslan
78-Gökyüzüne Bakmanın Faydaları... - İmam Gazali
79- Müslümanca Yaşamak - Rasim Özdenören
80-Yeniden İnanmak - Rasim Özdenören
81-Gül Yetiştiren Adam - Rasim Özdenören
82-. Aşk Yükleniyor - Burcu Kırmızıgül
83- İslam Deklarasyonu - Aliya İzzetbegoviç


Bu küçük listeden seçecek olursam bana ve bizatihi hayatıma etki eden kitaplar ve üzerimde etki bırakan kitaplar sırasıyla ;

8- Rabbini Arayan Thomas - Furkan Aydıner
9- Son Umut - Halit Ertuğrul
13- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (Beni anlatan tek kitap:)
27- Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
36- Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i Aksa - Talha Uğurluel
38-Ulu Hakan - Necip Fazıl Kısakürek
50- Peygamberin Aynaları - A. Ali Ural
63- Bu Ülke - Cemil Meriç
65- Miftah - Fatih Duman
70- Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler - Rasim Özdenören
71- Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş... - José Saramago
77- Allah'ın İsimlerinin Sırları... - Arif Arslan
80-Yeniden İnanmak - Rasim Özdenören
81-Gül Yetiştiren Adam - Rasim Özdenören
83- İslam Deklarasyonu - Aliya İzzetbegoviç

Okuduğum en berbat kitap ise...
29- Beyaz Usta Siyah Çırak - Bahadır Yenişehirlioğlu

Diğerlerini de tabiki de iyiki okumuşum ama bunların yeri başkadır başka :)

Arslan erol özler, Osmanlı'nın Şifreleri'ni inceledi.
25 Mar 16:35 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

6 ayrı bölümden oluşuyor kitap. Soru cevap şeklinde tarihimiz de akıllarımızı kurcalayan soruları aydınlığa kavuşturmuş Talha hocamız. Devlet sistemimiz, devletin bütünlüğü için yapılan hamlelerden tutunda, kavuklarda ki bulunan kaz tüğlerinin anlamına varıncaya kadar herşey anlatılmış. Düne kadar bizim giyim kuşamımızla bile hayranlıkla ve özentilikle bahseden batılı toplumlar nasıl oluyor da bize barbar diyebiliyor ? Aklım almıyor dogrusu

Oğuz Aktürk, Erzurum Yolculuğu'yu inceledi.
 08 Şub 17:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bu adam tam bir coğrafi ve epik edebiyat ustası dostum. Puşkin'in şimdilik en sevdiğim eseri kesinlikle bu oldu.

Çocukken bir türlü sevemediğim tarih derslerine girdiğimde hep böyle bir eser okumayı hayal ederdim, bugüne kadar bize sürekli Osmanlı Devleti ve Türklerin kazandığı ya da kaybettiği savaşlar salt bilgiye dayatılarak anlatılmıştı ama hiç Rus bakış açısından ya da başka herhangi düşman bir milletin bakış açısından bu savaşları dinlememiştik. İşte Puşkin sayesinde en azından dönemin Rus bakış açısını dinlemiş oluyoruz.

Puşkin, kendi gözlem yeteneğiyle birlikte tamamen realist bir üslupla yazdığı 1829 Seferi Sırasında Erzurum'a Yolculuk kitabında epik ve pastoral unsurları edebiyatıyla harmanlayarak yazın kronolojisinin sonlarını gayet makyajsız ve olabildiğine gözlemlerine bağlı kalarak getirmiş. 1829lu yıllardaki Osmanlı-Rus Savaşı'nı kendi gördükleriyle ve Rus bakış açısından anlatan Puşkin aslında Rusya, Kafkasya ve Doğu Anadolu Bölgesi coğrafyasını, Kafkasya kültürünü ve bölgenin yerel insanlarının sahip olduğu gelenekleri de bu bağlamda okuruna çok iyi yansıtmış.

İçeriğin beraberinde Puşkin'in diğer öykü ve romanlarında ön plana çıkan Rus milliyetçiliği bu eserinde hiç de belirgin değil. Olabildiğince objektif bir şekilde savaş görüntülerini bize sunan Puşkin, kitabın çevirmeni olan Ataol Behramoğlu'nu da aynı benim gibi etkilemiş :

"Yolda yanlamasına uzanmış yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 yaşlarında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeliğini yitirmemişti. Sarığı tozlar içinde, yatıyordu. Tıraşlı ensesinde bir kurşun yarası vardı..." Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir savaş alanı görüntüsünü." demiş Ataol Behramoğlu.

Evet, bu kitap ne ATV'nin yaptığı gibi kendini bir milletin milliyetçiliğini basın yoluyla göstermesi konusunda bir iddiada bulunuyor ne de çöpten çıkarılan GTA oyunu şifrelerini FETÖ'nün şifreleri olarak göstermeye çalışıyor. Tamamen saf, realist ve makyajsız bir savaş anlatımına sahip. Puşkin, Rus Edebiyatı, coğrafya ve savaş alanı anlatımı severler kesinlikle okumalı.

Fırat Ertekin, Osmanlı'nın Şifreleri'ni inceledi.
27 Oca 19:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

yazar talha uğurluel kalemi eline aldığı zaman okuyucusunu nasıl etkileyeceğini çok iyi biliyor. okudukça kitabın bitmesini istemiyorum. kendisinden daha çok kitap yazmasını istiyorum.

Tuğba Bal, Osmanlı'nın Şifreleri'ni inceledi.
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Osmanlı Şifreleri. Okurken dedim ki, ne kadar da yanlışları doğru bildiğimiz şifreler varmış. Günümüzdeki pek çok insanda aslında bu durumda.
Osmanlı deyince aklımıza neler geliyor peki? Belki sağdan soldan duyma şeyler, belki yanlış öğrenilen gerçekler, en çokta televizyondan öğrendiklerimiz. Gerçi ben onlara hiçbir zaman itibar etmedim ama çoğu insanın yalanlara kanıp 'aa bu da mı varmış böyle mi olmuş' dediğini biliyorum. İşte bu kitap okuyanlara, bilinen gerçekleri unutturacak ve gerçekte Osmanlı neymiş onu gösterecek. Okurken ne kadar da ince ruhlularmış, halden anlayan kişilermiş dedim. Ve daha pek çok güzel duyguyu bir arada yaşadım. Beni o kadar içine aldı ki, kitabın bitmesini hiç istemedim.
Kuruluşun, haremin, kıyafetin, tevazunun, yönetimin ve yaşamın şifrelerini anlaşılır bir dil kullanarak ve soru cevap şeklinde sunarak, adete bizlerin aklındaki sorulara ışık tutmuş sevgili Cansu Canan Özgen. Talha Uğurluel hocamız da soruları en güzel biçimde, gezip görerek ve bizzat yaşayarak okuyan herkesin anlayacağı bir dille kaleme almış.
Osmanlıyı seviyordum ama bu kitabı okuduğumda daha bir sevdim. Sizlerin de seveceğine inanıyorum. Bence tarih seviyorsanız bu kitabı muhakkak okumalısınız. Çünkü doğru bilgi doğru kaynaktan alınır.

Burak, bir alıntı ekledi.
 16 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

IV. Murat ve Kayıkçı
<<<IV. Murat çok sık tedbil-i kiyafetle gezen padişahlardan biridir. Marmara Denizi'ne Yedikule'den Sarayburnu'na bakan surların önünde bugün bir sahil yolu vardır fakat eskiden sahil yolu yoktu. Sahil yolu 1955'te yapıldı. Orada sahil yolundan önce sur duvarları önünde çok dar bir kumsal vardı. Tabii kumsalda da kayıklar beklerdi. İnsanlar zaman zaman o kayıklara binip, Sarayburnu'nun Marmara Denizi tarafında dolaşırlardı.

IV. Murat'ın yolu o gün oraya düşüyor . Müşteri bekleyen kayıkçılardan birinin kayığına atlıyor ve Marmara'da başlıyor kayıkla gezinmeye. Kendisi tebdil-i kıyafet ve yalnız gözüküyor ama korumaları uzaktan takip ediyorlar. Kayıkçıyla birlikte bir hayli açılıyorlar. Kıyıdan iyice uzaklaştıkları bir sırada adam önce bir tütün sarıp yakıyor. Arkasından kadehler ve testi çıkarılıyor. Yasak olan ne varsa adam kayığına zulalamış. Kayıkçı müşterisine de teklif ediyor ama IV. Murat ne tütünü kabul ediyor ne de içkiyi. Adam en son diyor ki,
"Ben çok güzel taş okurum ." Yani fal bakarım demeye getiriyor ama o da yasak.

Bütün bu yaşadıkları karşısında iyice öfkelenen padişah, "Bak bakalım, ben kimim," diyor. Adam bir bakıyor ve hemen anlıyor karşısındakinin kim olduğunu. Tabii ter dökmeye başlıyor ve af dilemeye başlıyor, " Sultanım ben nereden bileyim... Aciz kulunu affedin," diyor.

IV. Murat diyor ki, "Seni bir şartla affederim. Birazdan beni denizin kenarına çıkardığında hangi sur kapısından gireceğimi bilirsen seni affedeceğim."

İstanbul surlarının bir sürü kapısı var; Ahırkapı'dan mı, Çatladıkapı'dan mı girecek sultan... Adam da zeki biri belli ki, "Efendim ben gireceğinizi düşündüğüm kapının ismini bir kağıda yazsam, siz kapıdan girdikten sonra baksanız. Ben şimdi size bir kapı derim, siz de başka kapıdan girersiniz," diye aradan şüpheyi kaldırmayı teklif ediyor.

"Tamam" diyor IV. Murat. Adil bir insan olduğunu gösteriyor. Kayıkçı kağıda öngördüğü kapıyı yazıyor ve IV. Murat katlıyor, atıyor cebine. Kıyıya yanaşıyorlar.

Kıyıda bekleyen korumalar bir işaretle adamı aralarına alıyorlar. IV. Murat hiçbir kapıya yanaşmıyor. Ortadaki bir duvarın önüne geliyor. Askerlere, " Şurayı yıkın," diyor. Yıkıyorlar ve oradan giriyor içeriye. Geçtikten sonra cebindeki kağıdı çıkarıyor ve başlıyor okumaya...>>>
Buraya kadar okuduysanız kağıtta ne yazıyor olabilir peki, bilen var mı :)

Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 111)Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 111)
Burak, bir alıntı ekledi.
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Hep öyle sürseydi keşke.
"Kayı boyuna baktığımızda Ertuğrul Gazi'nin çocukları içinde en küçük kardeş Osman Gazi fakat küçük olmasına rağmen abileri Ertuğrul Gazi ölünce "en liyakatlimiz sensin" diyerek onu başa geçirmeleri aslında Osmanlı'nın çok sağlam temeller üzerine kurulduğunu gösteriyor. Yani burada evvela liyakate önem vermek, daha sonra büyüklerin tavsiyelerine uymak söz konusu."

Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 12)Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 12)
Afife, Osmanlı'nın Şifreleri'ni inceledi.
19 Kas 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Öncelikle tarih sevmeyen hatta nefret edenler "tarihi nasıl sevebilirim" derseniz bu kitap ve Talha Uğurluel'in kitapları sizin için biçilmiş kaftan misali. Tadımlık tarih seyrine götürüyor sizi bu kitap. Hem renkli içeriği ile tarihte kısa bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Osmanlı'yı kısa ama çok genel ele alan kitapta birçok merak ettiğiniz sorulara cevap bulacaksınız. Harem nasıl bir yer? Devşirme sistemi neden yapılıyordu? ve daha bir çoğu bu kitapta.
Başarılı sunucu Cansu Canan Özgen soruyor Talha Uğurluel cevaplıyor.
Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap. Aslında çok şey yazmak isterdim ama sanırım sığmaz buralara

Abdullah SAFİDEMİR, bir alıntı ekledi.
19 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Osmanlı'da bir Yahudi, Hristiyan ve Müslüman; hiçbirinin kıyafeti bir diğerinin aynısı olamazdı. Herkes kendi kıyafetiyle kendi dinini, kavminin özelliklerini sergilemek zorundaydı.

Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 97 - Timaş Yayınları | 3991 Osmanlı Tarihi | 106)Osmanlı'nın Şifreleri, Talha Uğurluel (Sayfa 97 - Timaş Yayınları | 3991 Osmanlı Tarihi | 106)