8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:02
MÖ.106-43 yıllarında yaşamış bir filozofun kaleminden okuyoruz dostluk kavramını.. Tabi ister istemez modern dünyamızın arkadaşlık anlayışını da sorguluyoruz okurken Bu kitap, dostluğu sadece basit bir arkadaşlıktan öte, erdem ve karşılıklı güven temeli üzerine kurulu, insanın hayatta sahip olabileceği en kıymetli hazinelerden biri olarak tanımlıyor. Aslında günümüz karmaşasında unuttuğumuz pek çok insani değeri de bizlere yeniden hatırlatıyor. Kısa ve net bir anlatım var. Olay örgüsüyle değil, tamamen düşüncelerle ilerliyor paylaştığım alıntılardan da anlayabilirsiniz. Daha çok deneme tarzı olduğu için bu tarzı sevenler gerçekten keyif alır, diğer türlü biraz durağan gelebilir. Sizce bugün sosyal medyanın ve hızlı tüketilen etkileşimlerin olduğu bir çağda, Çiçero’nun bahsettiği o “çıkarsız ve erdemli dostluk” anlayışını yeniden inşa edebilir miyiz, yoksa bu kavram artık sadece kitap sayfalarında kalan bir idealden mi ibaret?
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,393 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 130. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Şebnem Ekşib kaleminden Sayıların ve Renklerin Sırlı Dili kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 176 sayfalık bir kitap •Yaşadığımız tüm bu mücadele, o bitmek bilmeyen hayat koşturması aslında tek bir ana kapıya ulaşmak için. Yani kendimize ve içimizde saklı olan o büyük, kudretli varlığa, özümüze dönmek için. İşte bu kitap, tam olarak o kapıyı aralayacak anahtarları; yani bize unutturulan, Doğu’nun derinliklerinde gizlenmiş kadim öğretileri önümüze seriyor. •Evren muazzam bir matematiksel planla örülmüştür. Mesela kutsal geometrinin en temel sembollerinden biri olan Yaşam Çiçeğinin ardındaki 19 kodunu veya inanç sistemlerindeki duaların, Esma-ül Hüsna’ların (99) ve Doğu öğretilerindeki mantraların (108) ardındaki o sayısal mühürleri okurken şaşkınlığımı gizleyemedim. Sözler veya kelimeler birer mühürse, o mührün basıldığı yer sayılarmış; bu ilahi akışa yolu aslında sayılar gösteriyormuş. •Renklerin hayatımıza, psikolojimize nasıl yön verdiğini fiziksel ve enerjisel boyutlarıyla öğreniyoruz. Kırmızı, turuncu, sarı gibi sıcak renklerin titreşimi yüksek olduğu için fiziksel dünyada bizi nasıl hıza, harekete ve çabuk ol duygusuna ittiğini görüyoruz. Öte yandan mor, indigo ve mavi gibi frekansı yüksek ama titreşimi düşük soğuk renklerin o ağır, asil etkisini inceliyoruz. •İsim ve soyisim analizi kısmında özellikle biz kadınlar için evlilikle soyadımız değişse bile, ruhumuzun bu dünyaya getirdiği o ana kök kodun, atalarımızdan devraldığımız enerjinin asla silinmediğini öğrendim. Sonradan aldığımız soyadı üzerimizde sadece ikincil bir katman oluşturuyormuş; bu yüzden kader ve karakter hesaplamalarında her zaman ama her zaman ilk öncelik bekarlık soyadımızdaymış. •Doğum tarihinizden isminizdeki harflere, gardırobunuzda elinizin
Sayıların ve Renklerin Sırlı DiliŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 077 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uzakların Şarkısı (Modern Tutiname)
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:30
'Modern Tutiname ': UZAKLARIN ŞARKISI kitap incelemesi: Yazar: Kaan Murat Yanık Boğaziçi kitap kulübü 'Okur Yazar Buluşmaları' etkinliklerimiz kapsamında görevli olduğum Şiir Müzesi'nde ikinci olarak yazar Kaan Murat'ı Yanık'ı ağırladık. Aslında muhitimizin güzide okullarından bir ilkokulun kitap okuma grubuna bizler de ev sahipliği yapmaya çalışarak yine kardeş kulüp dayanışması yaşamış olduk. Tüm üyelerin, kitap kurtlarının ilgisine sağlık. KONU: Hayatın önceki dönemlerinde acılar yaşamış roman yazma hayali ile yanıp tutuşan bir Bünyamin karakteri var günün birinde Kars'a gider ve uzlet'e çekilir yalnız kalmak ister bu süreçte o yörenin insanları ile kurmuş olduğu ilişkiler sonucunda ilginç olaylarla karşılaşır kitabın seyri asıl buradan sonra başlar. Hint ve Doğu ezgileri motifleri fantastik karakterler hayal ve halüsinasyonlar rüyalar insanı sorgulatır. Gabriel Garcia Marquez’in başlattığı büyülü gerçekçilik akımını yansımalarını fazlasıyla gördüğümüz bu romanda belki yazar için yerli Marquez diyebiliriz. Binbir Gece masalları gibi bir kurgusu var çünkü öte yandan Türk yazarlardan da etkilenmiş Gulyabani ya da evrensel, yazarlar Koku, Yüzyıllık Yalnızlık gibi... Bu noktadan sonra roman karakterimiz Besti Nineyle karşılaşır ve bu noktada sonra roman daha akıcı hale gelir ve ninenin gizemli evinde 260 yaşında bembeyaz tüylü bir papağan çıkar adı Zencefildir. Yaşlı ve bilge bu papağan, büyülü gerçekçiliği kapılarını aralar. Binbir Gece masalları tadında diyebileceğimiz bir dünyanın içine bizi sokar. Papağan Zencefil ve Gül badem karakteri Hindistan Yeni delhi'den İstanbul'a sürgüne giderler. Dolayısıyla 18. yüzyıl Osmanlı'daki Lale devri'ni ve İstanbul'un günlük hayatını insanlarını eserde görürüz.Şarkılara da metaforik göndermeler atıflar yapılır sessiz gemi
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,791 okunma
söze nasıl başlamalı..
Puan vermedi·628 syf.··
2026 64. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Bosna'm... Güzel Bosna'm... Kalbimde ayrı bir yeri var. Nasıl İstanbul, Mekke, Medine veya Kudüs denince kalbim biraz daha hızlı atıyorsa Bosna deyince de öyle... Osmanlı'ya olan bağımızın bize yansıyan bir tezahürü olsa gerek... Kitap okumayı ne kadar seven biri olsam da kısa sürede çok fazla sayfa okuyabilen biri değilim normalde. Ancak erkek kardeşim dün akşam elinde abla bak okul kütüphanemizden ne aldım, Bosna hikâyesiymiş deyince elinden kaptığım gibi okumaya başladım bu kitabı. Sabah namazına kadar yarısından fazlasını, gün içinde de tamamını bitirdim 600 küsür sayfanın. Bu kadar hızlı okumamın sanıyorum ki iki temel sebebi var: İlki kitabın edebi dili bence ağır değildi, aynı kelimeler ve cümleler çok defa tekrarlandı, bu kitap için yapabileceğim en temel eleştirilerden biri de bu olabilir. Öbür yandan pek çok insanın da okuyup daha iyi anlamasına vesile olabilecek ayrı bir avantajı da olabilir bleki okuma hızı sağladığı için fakat edebi dilin iyileştirilmesinin duyguyu daha iyi geçirebileceğini de düşünüyorum. İkinci sebebi ise güzel bir sevdanın iziyle başlayan kitap öyle büyük ve tarifi zor acılarla devam etti ki iyi bir şey okuyabilmek için bir bölüm daha bir bölüm daha diyerek ilerleyip durdum. Bir süre sonra acaba okumayı bıraksam mı dedim iyi hiçbir şey olmayacak korkusuyla ve okuduklarımın kalbime ağır gelmesiyle... Ama öyle kötü yerlerde bırakmanın ilerlemekten daha çok beni üzeceğini düşündüğüm için hızlıca sonuna gelmeye çalıştım. Onlarca zulüm, ihanet, tecavüz, ayrılık, ölüm... Kalbim paramparça, aklım hayretler içerisinde okudum. Sonu bir nebze olsun iyi bir iki nokta içerse de yaşanan onlarca acının izini geçirmiyor elbette... Yine de okuduğum için mutluyum çünkü sevmek iddiası tanımak için çabayı da beraberinde gerekli kılar. Ve ben de sevdiğimi
Hayata Dair
MeyraSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20197,4bin okunma
Farklı Bir Vampir Öyküsü
8/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:37
Robert Louis Stevenson denince çoğu okurun aklına Define Adası ya da Dr. Jekyll ile Bay Hyde gelir. Olalla ise yazarın daha az bilinen ama bence keşfedilmeyi hak eden eserlerinden biri. İlk bakışta klasik bir gotik korku hikâyesi okuyacakmışız gibi başlıyor. Issız bir konak, tuhaf davranışlar sergileyen bir aile, geçmişin gölgesinde yaşayan insanlar ve açıklanması zor olaylar... Stevenson daha ilk sayfalardan itibaren huzursuz edici bir atmosfer kurmayı başarıyor. Kitap boyunca hissedilen o tekinsizlik duygusu, hikâyenin en güçlü yanlarından biri. Ancak Olalla'yı ilginç kılan şey yalnızca gotik atmosferi değil. Hikâye ilerledikçe korku unsurlarının arkasında çok daha farklı bir mesele olduğunu görmeye başlıyoruz: İnsan, atalarından ne kadar kaçabilir? Geçmiş gerçekten geride bırakılabilir mi? Kan bağı, karakterimizi ve kaderimizi ne ölçüde belirler? Stevenson'ın özellikle kalıtım, soyun mirası ve nesilden nesile aktarılan yükler üzerine kurduğu anlatının oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Bugün bile güncelliğini koruyan bu tartışmalar, kitabın kısa hacmine rağmen düşündürücü bir derinlik kazanmasını sağlıyor. Olalla karakteri de kitabın akılda kalan taraflarından biri. Gizemli, melankolik ve aynı zamanda trajik bir karakter. Hikâyenin merkezindeki duygusal çatışmaların önemli bir kısmı onun üzerinden şekilleniyor. Bu yönüyle eser, yalnızca bir korku hikâyesi değil; aynı zamanda kader, fedakârlık ve insanın kendi doğasıyla mücadelesi üzerine bir anlatı hâline geliyor. Bununla birlikte kitap kusursuz değil. En sık dile getirilen eleştirilerden biri finalinin oldukça açık uçlu olması. Hikâye boyunca kurulan bazı gizemlerin, aile geçmişinin ve karakter ilişkilerinin daha ayrıntılı işlenmesini isteyen çok sayıda okur var. Ben de özellikle son bölümde hikâyenin biraz
OlallaRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Puan vermedi·
Ben bu kitabı sevemedim.Çok uzun süredir ilk kez bir kitabın içinde bu kadar oyalanıyorum sanki.300. Sayfadayım.Çok durağan bir akış bence.Olay aynı yerde geçiyor.Olaydan öte bahsedilen bir akış var.Esme’nin hayatı çocukluğundan itibaren anlatılıyor.Çok olaylı değil ya da yazarın vermek istediği bir duygu var ise de ben alamadım.İngilterede oy hakkına sahip olmak isteyen kadınların başkaldırısına,bir yan başlık olarak değinilmiş kitapta.Fazlasıyla düz ve sade bir anlatım.Edebi yanının kuvvetli olduğunu söyleyemem.Son 150 sayfayı ben bitireceğim,ama bu kitabı okuyun diye öneremem.Ancak ben bu durumu “bir kutu kitap”a bağlayamıyorum.Çünkü genel olarak tercihlerini beğeniyorum arada bir böyle uymayan kitaplar gelmesini olağan buluyorum
Kayıp Kelimeler SözlüğüPip Williams · Serenad Yayınları · 2022646 okunma