Başkasının Bakışından Özgürlüğe
Puan vermedi·280 syf.··
2026 79. kitabı
“Ben, benden başkası değilim, bu doğru.” (s. 251) Kitaba başlarken karşıma çıkacak temel meselenin yalnızca ırkçılık olacağını düşünmüştüm. Kitaba dair inceleme yazma kararını verme sebebim ırkçılık ya da özgürlük meselesi olmadı. Bunlar elbette başka metinlerde de karşımıza çıkan, üzerine çokça düşünülen konular. Bu kitapta benim asıl ilgimi çeken yer, benliğin nerede ve nasıl kurulduğu sorusuna etkili bir örnek sunmasıydı. İnsanın kendisini yalnızca kendi içinden değil dışarıdaki gözün, bakışın ve başkalarının onu görme biçimlerinin içinden de kurması… Frantz Fanon'un bu kitabını okurken en çok bu konuya odaklandığımı fark ettim. Kitap ırkçılığın ne olduğuna dair ayrıntılar sunarken insanın başkasının bakışı altında nasıl değiştiğini de nitelikli bir biçimde gösterebiliyor. İnsan kendini yalnızca kendi gözleriyle görebilir mi yoksa başkalarının ona yönelttiği bakışlar da bu noktada belirleyici mi olur? Fanon'un anlatısına bakınca siyah insan dünyaya yalnızca bir insan olarak çıkamıyor. Daha baştan bir bakışla, bir adlandırmayla, bir yükle karşı karşıya kalıyor. Siyah insan sadece dışarıdan gelen bir ayrımcılıkla karşılaşmıyor. Bundan daha fazlası onun yaşadığı. Henüz kendini kuramamışken başkalarının onun hakkında kurduğu bir imgenin içine doğuyor. Önce kendi olup daha sonra yargılanmıyor. Daha kendisini bile tam olarak tanımamışken başkalarının gözünde belirlenmiş bir kimlikle karşı karşıya kalıyor. Fanon bu noktada Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e başvuruyor haliyle: “Öz-bilinç kendinde ve kendi-için olmaktır; bunun içindir ki öz-bilinç ya da kendi-bilincinde-olmak, başka bir öz-bilinç için kendinde ve kendisi için olmak demektir aynı zamanda. Bu da öz-bilincin ancak tanınmak ve bilinmekle gerçekleşebileceği anlamına gelir.” (s. 257) İnsan var olmak isterken hem de birileri tarafından
Felsefe
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:20
Kum Tefrikaları, kuytunun, saplanıp kalmanın, kendine gömülmenin, uzaklara düşmenin, öteki bile olamamanın, boşluğun, hevesin, meşgalenin, Doktor Mithat'ın, Murat Hoca'nın, Yurdanur Hala'nın, Şevket Kemal Bey'in, ölülerin, kelimelerin, telgraf tıkırtısının, tozun, rüzgârın, bulutların, bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi...
Arka Kapak Yazısı
Kum TefrikalarıÖmür İklim Demir · Yapı Kredi Yayınları · 20202,238 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:03
Bazı romanlar yüksek sesle konuşur, bazıları ise sessizliğiyle insanın içine işler. Ahraz, okuru yalnız bir hikâyenin değil, kendi vicdanının da karşısına çıkaran eserlerdendir. Roman ilk bakışta anne-oğulun yaşam mücadelesini anlatıyor görünse de, aslında bundan çok daha fazlasını sunuyor. Farklı olana karşı geliştirilen önyargılar, toplumun dışlayıcı tavrı, merhamet, vicdan ve empati gibi kavramları derinlemesine sorgulamamıza sebep oluyor. Ahraz olarak bilinen İsrafil'in sessizliği, çoğu zaman konuşan insanların gürültüsünden daha güçlü bir anlam taşıyor. Onun, sessizliğinde insan olmanın ne anlama geldiğini bizlere düşündürtüyor. Toplum tarafından "öteki" ilan edilen bu çocuk, aslında insanların kendi korkularını, önyargılarını ve vicdansızlıklarını yansıttıkları bir ayna haline dönüşüyor. Romanın en etkileyici yönü burada karşımıza çıkıyor çünkü yazar; kötülüğün farklı olanda değil, farklı olanı anlamaya çalışmayan bakış açısında saklı olduğunu vurguluyor. Romanda Yusuf usta gibi karakterler ise umudu temsil etmekte, onların İsrafil'e yaklaşımı, insanın sevgi ve anlayışla önyargıları aşabileceğini göstermektedir. Bize yalnız acıyı anlatmakla kalmayıp merhametin iyileştirici gücünü de yeniden hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan tek soru; Gerçekten ahraz olan kimdir? Konuşamayıp duyamayan İsrafil mi, yoksa konuşup duymasına rağmen vicdanının sesini susturan insanlar mı? Ahraz, ötekileştirilenlerin sessiz çığlığını, insanın vicdanıyla hesaplaşmasını ve merhametin dönüştürücü gücünü anlatan, uzun süre etkisinden çıkılamayacak bir roman. Sessizliğin içindeki en güçlü sesi duyabilenler için...
AhrazDeniz Gezgin · Yapi Kredi Yayınları · 20245,7bin okunma
4/10
·288 syf.··
2026 19. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:27
Bu romanı elime çok büyük beklentilerle almıştım. Bunun sebebi yalnızca ödül alması değil aynı zamanda ismi, konusu kapak tasarımına kadar ilgimi çektiği içindi. Ancak bu kitap kaybolan bir potansiyelin, sürekli aynı sayfaları okuyormuş hissi veren cümlelerin, bir döngüde sıkışıp kalmanın hikayesi gibiydi. Eğer bunu karakterlerin psikolojik derinliğini yansıtarak yapsaydı çok büyük bir potansiyel yakalayacağını düşünüyorum ancak sadece bir karaktere saplanıp kalarak kitabın vadettiğini veremedi.
Öteki İsimJon Fosse · Monokl Yayınları · 202523 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:33
Merhaba Bugün sizlere Banana Yoshimoto'nun "Mutfak/Kitchen" adlı eseriyle geldim. Japon Edebiyatı'nın ödüllü kitaplarından biri olan bu eserin özel bir basımıdır. Kitabı çok beğendim; akıcı ve sade dili beni büyüledi. Mikage'nin kimsesizliğini ve çaresizliğini derinden hissettim. Tam da en beklenmedik anda yardım eli uzatmak isteyen Yuichi'nin karşılaştığı beklenmedik durum beni derinden etkiledi. (Açıkçası, bu ikili benim favorimdi.) Üç bölümden oluşan kitabın ilk iki bölümü, Mikage ve Yuichi'nin mutfakta başlayan sıcak hikayesinden oluşmaktadır. Yaslarını içlerine atan bu ikili, acılarını haykırmak yerine duygularını gizleyerek mutfakta teselli bulur. Üçüncü bölümde ise Satsuki ve Hiiragi karakterlerinin ortak yaslarının işlendiği "Ay Işığı Gölgesi" yer almaktadır.Japon mitolojisinde yer alan bu dünya ile öteki dünya arasındaki geçişe de değinilmiştir. Kitabın genel temasını ölüm, yas süreci ve yalnızlık oluştururken, aşk da bu temaların içine harmanlanmıştır. Uzak Doğu kültürünü sevenlere kesinlikle tavsiye ederimmm. ᴋᴇʏɪ̇ғʟɪ̇ ᴏᴋᴜᴍᴀʟᴀʀ
MutfakBanana Yoshimoto · Beyaz Baykuş Yayınları · 2026801 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2026 196. kitabı
Dostoyevski, Bay Golyadkin’in karşısına tıpatıp kendisine benzeyen ama çok daha girişken olan "ötekini" çıkararak zihnin en karanlık dehlizlerine iniyor. Toplumda kabul görme arzusunun ve dışlanmışlığın insanı nasıl bir şizofrenik kabusa ve kimlik kaybına sürükleyebileceğini anlatan, tekinsiz bir psikolojik başyapıt.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Reklam
Reklam