Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek, Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek, Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün... Zira senin üstünde de otlar bitecek. Ömer Hayyam
Hayata Dair
Bu mevsim de bitecek. Sararan güneşin yakıcı ışınlarından etkilenen otlar rüzgârın savurgan dokunuşlarıyla toprağa karışacak. Bir başka mevsim gelecek sonra başka bir mevsim ve bu mevsim geçmiş olacak. Ama zamanın eskitemeyeceği tek bir şey anılarında amaçlar kutsadığımız o zamansız giden yoldaşlarımızın özlemi olacaktır. Çünkü onca sancılı ve acılı zamanlara inat ayakta kalmanın ve mücadelenin saflığında yarınlara yürümenin coşkunluğunu ve kararlılığını büyüten bu özlemlerdir.
Reklam
Ozan Tohumları
( 1 ) Ozan tohumlarıyla yeşeren Dağlara tırmanma girişimim Pek zor dönemlere tanık oldu Kokuşmuş sandaletler üstünde İpi sıkıca bağlıydı sırtımdaki yükün Kayalardan dikkatli pek adımlarla geçtim Tenha alanda kurdu çapulcular pusuyu Heybemden öbekler dolu kor atarak geçtim İlahların ödülü umuduyla tırmandım Sırtımdaki ağır yük, göstermedi acıyı Alnımdan boşanırcasına aktı kokan ter Avucumun içiyle temizledim hepsini. Yorulunca oturdum bir nehir kenarına Yedi kemerli ayrım ortasında tek ağaç, Kovuğunda bir sincap, dalında kuş yuvası Dibe sinmiş ademi izledi kör yavrular Dibinde pineklerken bulut saydım Bulut galip geldi, uyuyakaldım. Önce oduncu, bir balta sonra çam Devrildi çam, yaratıldı güzel kız. ( 2 ) Bu varlıkla ilk defa karşılaşmam değildi Daha önce de ziyaret etti düşlerimi Her bir seferinde bol bol sövgü dolu nefret
Şiir
Geçmiş günü beyhude yere yad etme, Bir gelmemiş an için de feryat etme Geçmiş gelecek masal bunlar hep Eğlenmene bak ömrünü berbat etme. Niceleri geldi, neler istediler, Sonunda dünyayı bırakıp gittiler. Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi? O gidenler de hep senin gibiydiler. Dünyada ne var,kendine dert eyleyecek, Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek, Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün... Zira senin üstünde de otlar bitecek... Ömer Hayyam
İnsan
Ben öleyim ücralarda, ey şehir uleması..
Yarasanın 21 Şiiri ölüm rengine bürünmüş bir Ahmet Erhan portresi gibi dolaştım kendi kıyılarımda yalnızlığı çileden çıkaracak kadar yalnızdım elimi düğmelediğim ayağımla bir çağdaş ve müslim olarak kendime sığındım yenilgimde bu kadardı boğulmalarım da… bütün aşklarım çoğul çıktı neden ve nasılsa bir sevenimi aradım o derin ücralarda. yoktu konuştular. onlar hep konuşurlar çoktular kum tıkadım kulaklarıma bütün aşklarımı yalnız bıraktım kendi çoğulluğumda şimdi tekil bir yaban gibi dolanıp duruyorum yollarda yok ki sevenim var mı sevenim çoktan gömüldüğüm o uçurumda ışık kusarak bekledim alkolün verdiği ayazda sanki. yoktum. bir hiçtim.
Şiir
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün Zira senin üstünde de otlar bitecek . Ömer HAYYAM
Alıntı
Reklam
Reklam