Benim onsuz yaşayamadığım, onsuz uyuyamadığım, onsuz işimi yapamadığım, onun tenime, rüyalarıma ve reflekslerime ölümcül bir zehir gibi yerleştiği zamanlarda o, gitme ya da kalma konusunda daima sakin bir biçimde, ne yaptığını bilerek karar verdi. Beni sevmediğini mi düşünüyorsun? Bir süre ben de öyle düşündüm. Fakat katı bir hüküm vermek istemiyorum. Beni sevdi ama benden farklı, daha ayağı yere basan, daha pratik, daha temkinli bir biçimde.
Bana öyle geliyor ki şikayetlerimizin çoğu haksızdır. Tanrının lütfuna, ihsanına karşı yüreğimizi açık tutsak, onları takdir edip halimize şükretsek, başımıza bir felaket geldiği vakit ona da tahammül edecek küvveti kendimizde bulurduk.
Çok güzel bir şeymiş gibi görünen, daha doğrusu bize öyle lanse edilen gelinlik, çok güzel dekare edilmiş salonlar, çok güzel dekare edilmiş sofralar, vuku bulan şeyin gerçekte ne kadar çirkin olduğunu örtmeye yarıyar sadece.