Güzel baslayan bazı romanlar ilerledikçe sarpa sarmaya baslar da bir umut okumaya devam edersin ya, hah işte ben oyle yapmayı bıraktım. Neresinde kaldığımı unutmayayım diye değil, tam da neresinde vazgeçtiğimi hatrlayayım diye sayfayı köşesinden katlayıp rafa kaldırıyorum, yani artık istemiyorum Osman.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Hayvanat âlemini gördüğüm vakit, hadsiz ihtiyacat ve şiddetli açlıklarıyla beraber zaaf ve aczleri, o âlemi bana çok karanlıklı ve hazîn gösterdi. Birden Rahman ismi, Rezzak burcunda (yani manasında) bir şems-i tâbân gibi tulû' etti; o âlemi baştan başa rahmet ziyasıyla yaldızladı. Sonra o âlem-i hayvanat içinde, etfal ve yavruların zaaf ve acz ve ihtiyaç içinde çırpındıkları, hazîn ve herkesi rikkate getirecek bir karanlık içinde diğer bir âlemi gördüm. Birden Rahîm ismi şefkat burcunda tulû' etti, o kadar güzel ve şirin bir surette o âlemi ışıklandırdı ki; şekva ve rikkat ve hüzünden gelen yaş damlalarını, ferah ve sürura ve şükrün lezzetinden gelen damlalara çevirdi. Sonra sinema perdesi gibi bir perde daha açıldı, âlem-i insanî bana göründü. O âlemi o kadar karanlıklı, o kadar zulümatlı, dehşetli gördüm ki; dehşetimden feryad ettim, "Eyvah!" dedim. Çünki gördüm ki: İnsanlardaki ebede uzanıp giden arzuları, emelleri ve kâinatı ihata eden tasavvurat ve efkârları ve ebedî beka ve saadet-i ebediyeyi ve Cennet'i gayet ciddî isteyen himmetleri ve istidadları ve hadsiz makasıda ve metalibe müteveccih fakr ve ihtiyacatları ve zaaf ve acziyle beraber, hücuma maruz kaldıkları hadsiz musibet ve a'dalarıyla beraber; gayet kısa bir ömür, gayet dağdağalı bir hayat, gayet perişan bir maişet içinde, kalbe en elîm ve en müdhiş halet olan mütemadî zeval ve firak belası içinde, ehl-i gaflet için zulümat-ı ebedî kapısı suretinde görülen kabre ve mezaristana bakıyorlar, birer birer ve taife taife o zulümat kuyusuna atılıyorlar. İşte bu âlemi bu zulümat içinde gördüğüm anda, kalb ve ruh ve aklımla beraber bütün letaif-i insaniyem, belki bütün zerrat-ı vücudum feryad ile ağlamaya hazır iken; birden Cenab-ı Hakk'ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerim burcunda, Rahîm ismi Gafur
Sayfa 409
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama işte bazen oluyor öyle, farklılıklarımıza rağmen, hatta belki de farklılıklarımız yüzünden seversiniz insanları.
Alıntı
Mükemmel
Anam, babam! Ben senden çok farklıyım. Sen ve senin gibilerinin inandığı ilâh, öyle bir ilâhtır ki, senin sorumluluklarını, iradeni, İnsanî görevlerini bu dünyada halka karşı kefil eder. Ve sen adaklar, yalvarma ve dalkavukluklar sayesinde o ilâh nezdinde kendini her cürüm ve cinayetten temize çıkarırsın! Bu tavır ve inanışını tıpkı toplumsal yaşamındaki yansıyış ve alışkanlıklarındır. Sen toplumsal yaşamında da hokkabaz ve kartvizitçisin. Bir mahiyet ve iltimas yasası oluşmuş, adaletten sana tek hukuk ve tek yasal anlayış ulaşmıştır. Onu görüyorsun, bunu kabul ediyorsun, ilişki kuruyorsun, telefon ediyorsun; şuna rüşvet veriyorsun, buna para dağıtıyorsun, aracı buluyorsun! İşte dinin de bu işlerinin benzeridir. Senin sosyal hayatının özeti şudur: Partiler, parapul, hile ve düzenlerle, nüfuz sahibi insanlar ve dostların, aşiret ve akrabaların, özel dost ve arkadaşların aracılığıyla bay vali veya yargıca ulaşıyorsun. Torpille, rüşvetle, yaptığın kirli işlerden, halkın hak ve malını yemekten, yasaları bozan davranış ve ihanetlerinden ötürü yasalara hesap vermekten kurtuluyor ve yasaları işlemez hale getiriyorsun.
Ağnamazdıııın ağnamaaaazdıın
İnsanlardan buz gibi soğudum, İşte yalnız sen varsın. Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın.
"Elsa'nın babası da bazen yanlış yönde ilerleyip yabancıların onun yanlış yolda giden tiplerden olduğunu anlamasını istemediğinde böyle yapar. Elsa'nın annesinin öyle bir sorunu yok çünkü yanlış tarafa da gitse buluşacağı kişi peşine düşmek zorunda kalana kadar ilerlemeye devam eder. Büyükanne bu sorunu yön levhalarına bağırarak çözerdi. Herkes farklı şekillerde baş ediyor işte sorunla."
Sayfa 169 - Elsa·Kitabı okuyor