Neden bu kadar geç okuduğumu bilemediğim bir kitapken beni çok doğru bir zamanda yakaladığını farkettim, tam seyahat sırasında. Bazı kitaplar vardır hayatınızın akışına uyumlu ve sizi yaşadıklarınızla iç içe sürekleyip götürmesini dilersiniz. Bu kitap da onu yaşadığım bir okuma süreci tattırdı bana.
“Kişisel Menkıbe” her geçtiğinde kitapta istemsiz içimden sesli okudum. Hayatlarımız belki öyle büyük sinyaller, hedefler, öngörüler barındırmayabilir ama klişe de gelse o yaşanan, şahit olunan, yanından geçilip gidilen küçük şeyler tat verir insana ve devam edebilmesini sağlar yolunda. Kaybolmuş hissetsende, korksanda en kötüden, düşlesende en güzeli; yaşamadan, o adımı atmadan, bulunduğun yeri (fiziksel ya da zihninin içini) terk etmeden bilemezsin başına gelecekleri. Bunu göze almak yolda sadece en iyiyi umut ederek değil korkuyu endişeyi en kötüyü göğüsleyerek sindirerek, her şeyi iç içe bir bütün olarak yaşamaktan geçer.
Çünkü insan, yolun sonunda dışarıda aradığı her şeyin aslında kendi içinde olduğunu anlıyor. Evrenin ruhuna dönmek, kendi özüne dönmektir; ne zaman ki o bütünlüğü yakalarsın, işte o an anlarsın ki sen hem 'bir'sin hem de 'hepimiz'sin.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Daha önce korku romanı okumamıştım; bu roman benim için gerçekten güzel bir ilk oldu. Ayrıca psikolojik gerilimin de böylesini daha önce okumamıştım. Kısacası roman, birçok açıdan benim için bir ilkti.
Can Temiz'i zaten tanıyordum. Şarkılarını da çok seviyordum ve kaleminin güçlü olduğunu düşünüyordum ama açıkçası bu kadarını hiç beklemiyordum. Özellikle yarattığı atmosfer ve gerilimi sayfalar boyunca diri tutabilmesi beni oldukça etkiledi.
Roman, öyle sürükleyici ve katmanlı bir kurguyla işlenmiş ki neredeyse her sayfada yeni bir gelişmeyle karşılaşıyor, her defasında şaşırıyorsunuz. Bu kadar olay ve hareketlilik zaman zaman yorucu hissettirse de kitabı elinizden bırakmanız pek mümkün olmuyor.
Bu yıl okuduğum romanlar arasında şimdiden favorilerimden biri oldu bile. Korku romanı ya da psikolojik gerilim seviyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Umut kayıp değil, yalnızca yanlış yerde aranıyor..”
Ve seri biter..
Final her ne kadar acele gelmiş olsa da çok severek okuduğum bir seri oldu.Yazarın anlatım tarzı, karakterlerin derinliği, içsel sorgulamalar hepsi çok iyiydi.Kurgu harikaydı.Bu kadar uçuk şeylerin bir tek bana aşırı mantıklı geliyor olmasını kesinlikle kabül etmiyorum :D Bence hepimize mantıklı göründüğü anlar vardı.İki puan kırmamın sebebi Goddard (ismini yanlış yazmış olabilirim) karakterinin her yaptığı şeyden yırtmasıydı.Böyle olunca da o karakter benim gözümde gerçekliğini yitiriyor. Yani hadi ama.Bir tane adam yahu.Bir orduyla falan da dolaşmıyor.Bir taneniz de bırakın indirmeyi teşebbüs bile etmediniz ya.Şaşıp kalıyorum.Tamam yine kazanan kötü olsun ama o kadar da kolay olmamalı her şey.Bi diğer sebep ise sonunun çok oldu bittiğe gelmiş olması.Yazar biraz daha uzatabilirdi.Ya da biraz daha yaymayı tercih edebilirdi.Ama öyle olmadı maalesef “Dur bi dakika ne oldu öyle, ay sakın yapma, aa gitti..” falan derken kitap bitiverdi.Olsundu.Çok daha zayıf seriler gördüm onlar bunun yanında solda sıfır kalır.
Ne olursa olsun bu seriyi şiddetle tavsiye ediyorum.Mantık çerçevesinden çıkmayan, anlatımı güzel bir bilimkurgu arıyorsanız hiç düşünmeden bu seriyi alın.Pişman olmayacaksınız.
Üniversite yıllarında filmini izlediğim ve Jim Carry’nim oyunculuğunu çok beğendiğim için bir sahafta görerek ikinci el aldığım bir kitaptı. Ne kadar bir kitabın önce filmini izlemeyi sevmesem de bu kitapta öyle oldu. Sahafta ilk 10 kitabını bulmuştum dolayısıyla bundan 18 sene önce ancak ilk 10 kitabı okumuştum. 11. 12. ve 13. kitapları o zamanlar yoktu dolayısıyla okuyamamıştık. Yeni baskılar çıktığı için heyecanla üç kitabı da aldım okumaya başladım. Ama maalesef ya aradan geçen zamanda ben hevesimi kaybetmişim ya da biraz yaş ilerledi ondan dolayı okumakta bayağı zorlandım hadi artık bitsin diye bekledim. Aslına bakarsak tabii yaşımıza uygun bir kitap değil ama hikayeyi sevdiğim için bitirene kadar son iki kitabı da okuyacağım.
Çok sevemedim ya kısa kısa olınca ve bazıları yarim gibi yada çocuk kitabımsı gibi ama değil gibi de. Öyle bir şeydi. Şehrin yaşar pek okumam ama başka kitaplarına da şans vereceğim.
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir.
Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur.
O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi.
İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır.
Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi.
Öncelikle söylemeliyim ki fantastik