Fatma Nur Bozkurt Erişken

Fatma Nur Bozkurt Erişken
@oyuncakperi
Puan vermedi·192 syf.··
2026 24. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 18:41
“Kralın Laneti”ni okurken açıkçası en çok dikkatimi çeken şey Joseph’in yetersizlik duygusu oldu. Kitabın başında sanatla uğraşırken kendini başka bir ressamla kıyaslayıp geri çekilmesi bana direkt şunu düşündürdü: Bu karakter zaten en başından kendini eksik hisseden biri. Ve bence bu his, hikâye boyunca peşini hiç bırakmıyor. Sonrasında kapısının önünde bulduğu çocuğu sahiplenmesi ilk başta bana iyi bir şey gibi geldi. Hani gerçekten yardım etmek istiyor gibi. Ama ilerledikçe şunu fark ettim: Bu durum biraz da kontrol meselesine dönüşüyor. Çocuk onu dinlemediğinde ya da ters davrandığında Joseph bunu çok kişisel algılıyor gibi geldi. Sanki “beni nasıl dinlemez? Kim ki o?” noktasına geliyor. Açıkçası burada en çok düşündüğüm şey şuydu: Daha önce kendini çoğu konuda yetersiz hissettiği için geri çekilen biri, bu sefer bu olayda o hissi yaşamamak için otoritesini koruyacak ona kim olduğunu gösterecek. Çocuğa karşı giderek sertleşmesi bana bunu düşündürdü. Şiddetin bir anda değil, yavaş yavaş artması da zaten bunu destekliyor. Çocuk tarafında ise ben biraz daha farklı hissettim. Bana göre çocuk zaten sevgi görmemiş, muhtemelen travmalı bir çocuk. O yüzden sürekli sınır zorluyor, test ediyor. “Gerçekten beni seviyor mu?” gibi bir hali var. Ama bunu doğru şekilde ifade edemediği için dili ne yazık ki yoğun bir şiddet olmuş gibi. Doktor karakteri burada bence çok kritik. Çünkü o, çocuğun davranışlarını kişisel almıyor. “Bu bana değil, onun yaşadıklarına dair” diyebiliyor. Bu da Joseph’le arasındaki en büyük fark. Aynı duruma iki farklı yetişkinin verdiği tepkiyi görmek bence kitabın en güçlü yanlarından biri. En çarpıcı kısım ise sondu. Joseph’in Abel’i öldürdükten sonra hayatına normal şekilde devam etmesi beni gerçekten durdurdu. Orada şunu düşündüm: O bunu kendi
Kralın LanetiWill Heinrich · Jaguar Kitap · 20241,805 okunma
Reklam
7/10
·176 syf.··
2025 41. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 14:22
Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Kitaba büyük bir merakla başlasam da, ilerleyen sayfalarda ‘aradığım duygusal yoğunluk bu değildi’ hissi yaşattı. Buna rağmen eser, Atatürk’ün bilmediğim ya da yüzeyde kalan yönleriyle beni çoğu zaman çok etkiledi ve düşünmeye sevk etti. En çok şaşırdığım detaylardan biri, Atatürk’ün Bulgar kızı Dimitra ile ilişkisinin bu kadar duygusal bir derinlik taşımasıydı. Bu hikaye, tarihin resmi yüzünden uzak, daha kırılgan ve daha insani bir Mustafa Kemal portresi çiziyor. Aynı şekilde, Atatürk’ün son nefesine dek Hatay’ın ana vatana katılışını beklemesi; hastalık ve yalnızlıkla çevrili günlerde bile aklının tek bir ülküde sabitlenmiş olması beni çok etkiledi. Hatay’ın katılımını göremeyişi ise kitabın bıraktığı en hüzünlü izlerden biri oldu. Kitabın benim için en fazla kırılma yaratan bölümü ise Makbule Hanım’ın işlenişiydi. Zihnimde hep güçlü, kendine yeten, ağırbaşlı bir figür olarak canlanan Makbule Hanım’ın kitapta parasal konularda sürekli çıkmaza düşen, ağabeyinin desteğine fazlasıyla yaslanan bir kadın olarak resmedilmesi bu imajımı tamamen sarstı. Bu yönüyle kitap, yalnızca Atatürk’e değil; onun taşıdığı ailevi yüklerin ağırlığına da yeni bir bakış açısı kazandırdı. Genel olarak kitap, liderlikten öte “insan” olan Atatürk’ü; aşklarıyla, kırılganlıklarıyla, hayal kırıklıklarıyla ve idealist kararlılığıyla ele alıyor. Her ne kadar bazı bölümlerde aradığım derinliği bulamamış olsam da, Atatürk’ün hem hayatın hem vatanın arasında sıkışmış halini kendi anlatımı tadında görmemi sağlamasından dolayı, benim için hem etkileyici hem de sorgulayıcı bir okuma deneyimi oldu diyebilirim.
Duygu ve Düşünce
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,453 okunma
10/10
·80 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 22:10
Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri ,bir karakterin hikayesinden çok, içimizde tanıdık izler taşıyan bir ruhun portresi. Romanı bu kadar etkileyici kılan şey, yazarın iç dünyasındaki çalkantıları dürüst, yalın ve incelikli bir dille aktarmış olması. Kitap boyunca en çarpıcı fark edişlerden biri, yazarın annesine duyduğu öfkenin kişisel bir hesaplaşmadan öte bir yerde konumlanması… Asıl kızgınlık, annesinin kendisine ait bir hayatı yaşayamamış olmasına; köreltmek zorunda kaldığı hayallerine, ondan beklenenin dışına çıkamamış oluşuna yöneliyor. Ve zamanla annenin dönüşümüyle yazardaki bu öfke de dönüşüyor : Kızdığı şey, iyileşmeye en çok ihtiyaç duyduğu yerin anahtarı oluveriyor. Romanın en etkileyici hatlarından biri de burada açılıyor: Yazar, annesinin kendini gerçekleştirmesine tanıklık ettikçe, aslında kendi benliğinin de özgürleştiğini keşfediyor. Çünkü bazen çocuklar, annelerinin tamamlanamadığı yerleri kendi hayat misyonu gibi üzerlerine alıyorlar. Bu yüzden annenin kendi güçlenme yolculuğu, sadece ona değil; çocuklarına da hayat alanı açıyor. Yazar bu dönüşümü dramatize etmeden, doğal akışında, içine sindire sindire aktarıyor; bu da metni hem güçlü hem de hassas kılıyor.
1000Kitap
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,896 okunma
7/10
·152 syf.··
2025 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 00:23
Fındık Kabuğu kitabını konusu ve bakış açısı açısından ilgi çekici buldum; özellikle hikâyenin bir fetüsün dilinden anlatılması oldukça farklı ve dikkat çekiciydi. Ancak yazarın Çocuk Yasası’ndaki derinlik ve akıcılığı bu kitapta aynı ölçüde hissedemedim. Anlatımı yer yer ağırlaştığı için hikâyeye tam olarak kapılamadım, yine de özgün anlatımı ve sıra dışı perspektifiyle okumaya değer buluyorum Fındık Kabuğu
Edebiyat & Roman
Fındık KabuğuIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20171,492 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2025 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 01:01
Açlık Knut Hamsun, bir yazarın açlıkla, gururla ve yalnızlıkla verdiği savaşı öyle içten anlatıyor ki sayfaları çevirirken onunla birlikte deliliğin eşiğine geliyorsun.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Reklam