Puan vermedi·172 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 09:15
QEYD: Kitabı oxumayanlar üçün əsərin sonu haqqında məlumatlar ehtiva edə bilər. Həyatda iz qoyan bir müəllim, ailə, dostlar, ilk məhəbbətə bənzər bir şey, oyunlar... Bunların çoxu, demək olar ki, hər kəsə öz uşaqlığını xatırlatmaqdadır. Uşaqlıq... "Bir daha geri qayıtmayan xoşbəxt uşaqlıq çağları! Uşaqlıq xatirələrini necə sevməyəsən? Bu xatirələr mənim ruhuma təravət gətirir, onu yüksəldir və bunlar mənim üçün ən gözəl nəşələr çeşməsidir". Yazıçı bizim qəlbimizdən, ruhumuzdan xəbər verən bu cümlələri böyük məharətlə seçmişdir. Əsər yazıçının bioqrafik məlumatlarını əks etdirsə də, oxuduqca və öz həyatımızdan anlar tapdıqca, ya gözlər dolur, ya da üzdə təbəssüm yaranır. "Mənə elə gəlir ki, üzün gözəlliyi deyilən şey təkcə bu təbəssümdə cəmləşmişdir". Tolstoy bunu anasının üzündəki təbəssümü gördükdən sonra düşünür. Onun gözəl üzünün təbəssümlə daha da gözəlləşdiyini qeyd edir. Axı anası onun üçün çox dəyərlidir, axı uşaqlıq illərinin ən gözəl səhifələrini anası bəzəyir. Anası üçün dualar edir, Allahdan onu qorumasını istəyir. Ancaq uşaqlığı elə onun anasının üzündə təbəssümün yox olması, solğun üzü və çuxura düşmüş gözləri ilə - onun ölümü ilə bitir. "Doğrudanmı həyat mənim qəlbimdə belə ağır izlər buraxmışdır ki, bu göz yaşları və sevinclər əbədilik olaraq məni tərk etmişdir? Doğrudanmı yalnız xatirələr qalmışdır?"
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Puan vermedi·%44 (166/370 syf.)·
Aslında kötü değil ama ara verince ilerlemiyor bir türlü. Mesai çıkışı okumayı kafa kaldırmıyor. Hafta sonu gelene kadar da kitaptan kopmuş bulundum. Başka zaman yine okumayı denerim.
Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer OyunlarAristophanes · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018515 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:39
Kalp Sorunları serisinin üçüncü kitabı olan Aşk Meleği'nin Suçları, benim için serinin ruhunu koruyan, bol kahkahalı, romantik ve aksiyon dolu bir final kitabı oldu. İlk kitaptan beri Emelle'nin macerasını büyük bir keyifle takip ediyordum ve bu kitapta onun geldiği noktayı görmek oldukça güzeldi. Emelle, şimdiye kadar okuduğum en eğlenceli fantastik roman karakterlerinden biri olabilir. Bir Aşk Meleği olarak yıllarca kimsenin onu göremediği, ona dokunamadığı ve onunla iletişim kuramadığı bir hayat yaşamış olması, karakterini çok farklı bir noktaya taşıyor. Fiziksel bir beden kazandıktan sonra hayatın en basit şeylerini bile ilk kez deneyimlemesi hem komik hem de oldukça sevimliydi. Yemek yemek, sarılmak, dokunmak, yürümek gibi sıradan görünen şeylerin onun gözünden anlatılması hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Emelle'nin olaylara verdiği tepkiler, yaptığı yorumlar ve özellikle etrafındaki insanlara taktığı lakaplar boyunca beni sık sık güldürdü. Bu seride en sevdiğim şeylerden biri reverse harem temasının yalnızca romantizm üzerine kurulmaması. Emelle ile eşleri arasındaki bağın zaman içinde gelişmesini, birbirlerini tanıyarak ve güven oluşturarak ilerlemelerini okumak çok keyifliydi. Ronak, Lore ve Declan'ın her biri farklı kişilikleriyle hikâyeye katkı sağlıyor. Hiçbiri birbirinin kopyası değil ve bu da ilişkilerin daha gerçekçi hissettirmesini sağlıyor. Özellikle Ronak'ın sert tavırlarının altında sakladığı duygular ve Emelle ile olan gelişimi benim için kitabın en güçlü noktalarından biriydi. Onu kazanmak kolay değildi ve belki de bu yüzden en sevdiğim karakter oldu. Kitap boyunca romantik sahnelerin yanı sıra aksiyon ve gerilim de oldukça ön plandaydı. Yaklaşan savaşın etkileri, siyasi oyunlar, ihanetler ve geçmişten gelen hesaplaşmalar hikâyeye sürekli hareket
Aşk Meleği'nin SuçlarıRaven Kennedy · Ren Kitap · 202635 okunma
10/10
·528 syf.··
2026 5. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 00:00
Abum Rabum’u 36 günde okudum. Bu cümle tek başına bile kitabın bende nasıl bir etki bıraktığını anlatıyor aslında. Çünkü bu kitap benim için sadece elime alıp okuyup bitirdiğim bir roman olmadı. Her birkaç sayfada bir durdum, araştırdım, tekrar okudum, bazı yerlerde kafam karıştı, bazı yerlerde de “ben bunu daha önce nasıl bilmiyordum?” diye düşündüm. İskender Pala’nın kalemiyle ilk kez karşılaşmıyorum ama Abum Rabum bende bambaşka bir yere oturdu. Kitaba başlarken açıkçası bu kadar içine gireceğimi düşünmemiştim. Tarihî bilgiler, kutsal metinlere yapılan göndermeler, Mezopotamya, Hz. İbrahim’in izleri, Ortadoğu’nun geçmişten bugüne uzanan sancısı derken kendimi roman okumaktan çok bir şeylerin peşine düşmüş gibi hissettim. Bir karakterin, bir şehrin, bir kavramın arkasından araştırma yaparken buldum kendimi. Hatta bir noktada neredeyse delirecek gibi oldum çünkü kitap sürekli yeni bir kapı açıyor. Roman Japonya’da işlenen bir cinayetle başlıyor ve olaylar kısa sürede İstanbul’a, Urfa’ya, Adıyaman’a, Mezopotamya’nın derinliklerine kadar uzanıyor. Bir yanda Hz. İbrahim’in mirası, bir yanda üç büyük dinin ortak hafızası, diğer yanda istihbarat örgütleri, tarihî eser kaçakçılığı, savaşlar ve Ortadoğu üzerinden oynanan bitmeyen oyunlar… Açıkçası kitabı sadece bir polisiye ya da casusluk romanı olarak okumak haksızlık olur. Bence Abum Rabum, tarihin, inancın, siyasetin ve insan hırsının iç içe geçtiği oldukça yoğun bir roman. Kitapta en çok hoşuma giden şey, gerçek tarihi bilgilerle kurgunun birbirine karışma biçimiydi. Bazı bölümlerde olay örgüsü nefes nefese ilerlerken, bazı bölümlerde anlatılan tarihî detaylar insanı durdurup düşündürüyor. Ben özellikle Mezopotamya, Sümerler, Hz. İbrahim ve Ortadoğu’nun kültürel mirasıyla ilgili kısımları çok etkileyici buldum.
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 197. kitabı
Eğer bir çocuğun bir şeyi okumasını istiyorsan" diye fısıldadı kendi kendine, ona bunu yasak olduğunu söyle.." Masalları sever misiniz? Kim sevmez Masalı ya ?Hele de bizim gibi masallarla büyüyen çocuklar. Hangimiz hayal kurmadık ki Sindrella yla baloya gitmek için.? Lana abisi Harrison la birlikte macera dolu oyunlar oynamaya bayılıyor. Ama abisi artık dersleriyle uğraşmak zorunda ,o yüzden pek onunla oynayamıyor. Küçük kasabalarında bir gecede kocaman bir Süpermarket beliriyor birden Grimms... Annesi Lana ya sıkıldığı icin oraya gitmeyi teklif ediyor .Kitap alma şartıyla kabul ediyor ve gidiyorlar markete. Market şaşırtıcı derecede ucuz .Ama pek kimse görünmüyor ortada .Bir görevli var ,her yerde kılık değiştirip o dolaşıyor. Kitap reyonunda Lana eski Ciltli bir kitap görüyor. Ama adam ondan korkacağını söylüyor. Lana inadına almak istiyor kitabı .Alıyorlar. Uyuyan Güzel masalını okumaya başlıyor annesi .Ama yarım bırakıyor. Lana cok merak ediyor gerisini .Tekrar markete gittiklerinde şekerleme kutusuna bakarken adam onu itiyor ve Lana Uyuyan Güzel masalının içinde buluyor kendini ... Artik o masaldan çıkması çok zor .Lana Uyuyan guzele yardim etmek istiyor ve cesaretle uğraşıyor.. Sonra mı ? Neler neler oluyor ,okumalısınız... Bir Masalın İçine Düştüğüm Gün Ben Miller
Bir Masalın İçine Düştüğüm GünBen Miller · The Kitap Genç · 20262 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Eserin, 7-8 yaşlarında bir çocuğun gözünden masalsı bir kurgusu var. Çocuğun bir adı yok. Annesi ve babası küçükken terk etmiş, dedesi ile birlikte dağlarda yaşıyor. Bulundukları yerde kendisinden başka çocuk yok. Tek başına oyunlar oynayıp, hayaller kuruyor. En büyük hayali ise Issık Göl'de gördüğü beyaz gemiye binip babasına kavuşmak. Bu Beyaz gemi, onun için yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda umudun, özgürlüğün ve hayallerinin simgesidir. Köydeki insanlar bencil, çıkarcı ve acımasızdır. Özellikle Orozkul karakteri, güç ve çıkar uğruna insani değerleri hiçe sayan yozlaşmış tiplerin sembolüdür. Dede Mümin ise eski değerleri, doğa ile uyumu ve insan sevgisini korumaya çalışan bir figürdür. Eser boyunca çocuğun hayalleri ile yetişkinlerin gerçekleği arasında sürekli bir çatışma vardır. Sonunda bu iki dünya arasında uçurum kapanmaz. Çocuğun beyaz gemiye ulaşma umudu gerçekleşmez ve trajik bir sona sürüklenir. Keşke sonu daha farklı olsaydı dediğim kitaplardan biri oldu, Beyaz Gemi. Bittiğinde "Çocuk için daha farklı bir son olabilir miydi?" diye düşündürüyor. Sade dili ve akıcı anlatımıyla çabuk okunan bir eser, okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,6bin okunma