Çoğu zaman bütün gece sabaha kadar uyku tutmadan saatlerce kanepenin üzerinde debelenip duruyordu. Sandalyeyi pencerenin önüne ite kaka bir sürüklemek, ardından pencerenin pervazına tırmanmak ve ayaklarını sımsıkı sandalyeye basarak pencereye ulaşmak için vermesi gereken o büyük zahmetten kaçınmıyordu. Elbette ki geçmişte pencereden bakmaktan ibaret olan o özgür hissettiren davranışını hatırladığı için yapıyordu bunu. Çünkü gün geçtikçe en yakınındaki nesneleri bile iyice bulanık görmeye başlamıştı.
...
Pencereden gördüğü şeyin, gri bir gökle gri bir toprağın birbirinden ayrılamayacak kadar birbirine geçtiği bir çöl olduğunu sanırdı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Devletin başındaki acımasız diktatör yalnızca yönetir. yurttaşlarına hiçbir şekilde güvenmez. Bireyler için sorgulamak, eleştirmek ve değerlendirmek söz konusu olamaz. Bundan dolayı insanlar kendi görüşlerinden korkar hale gelmişlerdir. Bu durum insanları düşünmeyen, kişiliksiz, erdemsiz ve ispiyoncu varlıklar yapar. Herkes birbirine korkarak bakar. Tarihsel gelişme tersine dönmüştür. İnsanlar daha iyi yönde gelişecekleri yerde, adete başlangıçtaki doğa durumuna dönmüşlerdir. İnsanlarda yalnızca köklü ve olumsuz olan, gün ışığına çıkar..
Çevremize şöyle bir bakalım.Bir tarafta bakanlar, generaller, müdürler, çiftlik sahipleri; diğer tarafta kapıcılar, on ikinci dereceden memurlar, ırgatllar ve bir lokma ekmeği zor bulan sefiller. Hep merak etmişimdir. Bir general, emir verdiği neferden daha mı akıllı ve yeteneklidir? Bir müdür, günde on kere azarladığı kapıcıdan daha mı dürüst ve namusludur? Okuldan hatırlıyorum.Öğretmenlerimiz, "Yurttaşlık" dersinde bunun bir iş bölümü olduğunu söylüyorlardı.
Evine bir kuru ekmek götüremeyen, dört çocuk babası komşumuz Gorşkov'u hatırla. Adamcağız Allah'ın her günü iş bulmak ümidiyle evinden çıkıyor; ama açtığı her kapı yüzüne kapanıyor. Kimse onunla işini bölüşmek istemiyor. Öğretmenlerimizin "iş bölümü" dedikleri başka bir şey olmalı.