Ozan Kemal Çullu

Kötü bir kişisel gelişim kitabi
4/10
·152 syf.··
2026 34. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:48
55 yaşından sonra kişisel gelişim kitapları çok boğucu, yapay ve sıkıcı oluyor. Çok kötü bir kitap. Sürekli pozitif enerjiyi anlatan yapmacık bir söylemi ve. Bitimine istedim ve bitirdim. Okumaya değmez
Maneki NekoNobuo Suzuki · Athica Yayınları · 202360 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir Ders Kitabı
8/10
·160 syf.··
2026 33. kitabı
Yazarın eski kitaplarından, 1940larda yazmış. O kadar güzel ki. O yılları ve O zaman ki insan psikolojisini çok güzel aktarıyor. Çok değerli bir kitap. Yazarlar için bir ders kitabı. Nasıl hikaye yazılır ve geliştirilir? Çok güzel anlatıyor
Alıntı
Yeşil Renkli Namus GazıAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2015601 okunma
“Kahkahanın İçindeki Öfke
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 08:29
“Kahkahanın İçindeki Öfke: Aziz Nesin’in Kördöğüşü’nde Türk Toplumuna Acımasız Bir Bakış” 1957 yılında yayımlanan Kördöğüşü, aradan geçen onlarca yıla rağmen Türk toplumuna yönelik eleştirilerinin büyük bölümünü hâlâ güncel tutmayı başaran, sert, zeki ve sarsıcı bir mizah klasiğidir. Aziz Nesin yalnızca güldüren bir yazar değildir; o aynı zamanda toplumun çürümüş yanlarını mizahın içine gizleyerek anlatan çok keskin bir gözlemcidir. Bu kitapta da okuyucuyu kahkahalarla eğlendirirken aynı anda rahatsız etmeyi başarır. “Kördöğüşü”, Türk toplumundaki ahlaksızlık, iki yüzlülük, bağnazlık, çıkarcılık, tembellik, yalancılık ve düşünmeden hareket etme alışkanlığı gibi birçok sorunu hedef alır. Fakat bunu kuru bir ahlak dersi vererek yapmaz. Aziz Nesin’in en büyük ustalığı burada ortaya çıkar. Kelimeleri öyle ustaca kullanır ki okuyucu çoğu zaman kendisine yöneltilen eleştiriyi ilk anda fark etmez. Önce güler, sonra düşünür. İşte Aziz Nesin’in mizahının gücü tam olarak budur. Kitap boyunca hissedilen en güçlü duygu aslında bastırılmış büyük bir öfkedir. Aziz Nesin toplumuna yabancı biri değildir; tam tersine onu çok iyi tanır. Kahvehaneleri, memurları, küçük çıkarlar peşinde koşan insanları, dini kullanan sahtekârları, dalkavukları, korkakları ve sürü psikolojisiyle hareket eden insanları olağanüstü bir gözlem gücüyle anlatır. Karakterleri bazen abartılı görünse bile hiçbir zaman gerçeklikten kopmaz. Çünkü okuyucu bu insanları hayatında mutlaka görmüştür. Belki mahallede, belki televizyonda, belki aile içinde, belki de kendi davranışlarında… Aziz Nesin’in dili son derece kıvrak ve zekicedir. Bir cümlenin içinde hem mizah hem küçümseme hem de acı bir gerçek bulunabilir. İnsanları doğrudan aşağılamadan, onları komik durumlara düşürerek eleştirir. Bu nedenle kitapta yapılan
Alıntı
KördöğüşüAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2012476 okunma
Okuduğum Turkiye
9/10
·160 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 17:23
Yazar bir Türkiye aynası. Kitapta halkımızı bizi o karanlığın güzel anlatıyor ki insan okurken büyük zevk alıyor. Türk halkını öyle bir eleştiriyor ki mizah ile hepimize çok güzel laf sokuyor. Türk halkının nasıl düzenbaz, nasıl iki yüzlü nasıl ırkçı olduğunu, eşek olduğunu ifade ediyor. Aslında büyük bir öfkesi var halka.
Alıntı
Toros CanavarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2016963 okunma
İçimizdeki Şeytan Üzerine Bir İnceleme
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 08:47
Sabahattin Ali’nin “İçimizdeki Şeytan” romanı, bana göre yalnızca bir aşk ya da ilişki hikâyesi değil; insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşemeyişinin en yalın, en çıplak anlatımlarından biridir. 1930’larda geçen bu hikâyede Sabahattin Ali, o dönemin insanının duygularını öylesine detaylı, öylesine sahici bir şekilde anlatır ki, okur olarak kendinizi sadece karakterlerin yanında değil, doğrudan zihinlerinin içinde bulursunuz. Benim dikkatimi en çok çeken şey, yazarın anlatım biçimi oldu. Hikâye bir anlatıcı ağzından ilerlerken, aynı zamanda karı koca arasındaki ilişkinin görünmeyen tarafını, yani onların kafalarının içindeki o karmaşık, çelişkili ve çoğu zaman karanlık sesleri de bize duyurur. Bu sesler; korku, kaygı, endişe, arzu, öfke ve kaçış isteğiyle doludur. Ve bana göre romanın asıl gücü tam da burada yatar: söylenmeyenlerin, bastırılanların, itiraf edilemeyenlerin anlatımında. Ömer ve Macide üzerinden kurulan bu ilişki, yüzeyde oldukça tanıdık görünse de derine indikçe bir çözülmenin hikâyesine dönüşür. Özellikle Ömer karakteri, kendi zayıflıklarını ve kararsızlıklarını sürekli dış etkenlere bağlayan, sorumluluk almaktan kaçan bir insan tipidir. Onun “içimizdeki şeytan” dediği şey ise bana göre gerçek bir varlık değil, insanın kendi korkularına bulduğu bir sığınaktır. İnsan bazen kendi hatalarını kabul etmek yerine, onları görünmeyen bir güce yükleyerek rahatlamayı seçer. Sabahattin Ali bu durumu öylesine net gösterir ki, okurken insan ister istemez kendi iç sesini de sorgulamaya başlar. Macide ise bu ilişkinin daha saf, daha kırılgan ama bir o kadar da gerçek tarafını temsil eder. Onun iç dünyasında da korkular, beklentiler ve hayal kırıklıkları vardır; ancak o, Ömer gibi kaçmaz. Bu yüzden karakterler arasındaki fark, yalnızca davranışlarda değil, iç
Alıntı
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma