Aziz Nesin’in tabiriyle “ izahı olmayan şeylerin mizahının yapıldığı “ eser. Hikayeler tek tek incelecek olsa sayfalar alır belki. Ama insan Nesin’in yazdıkları üzerine söz söylemeye çekiniyor. Günlük traji komik hadiseleri hem güldürerek hem de zihinlerden çıkmayacak bir gerçeklikle ele almış. Her cümle mizah ironi dolu. İnsanın bazen kendine bile itiraf etmekten korktuğu, gerçeklere gözünü kapadığını hatırlatıyor insana. Her hikayeden sonra hem bir tebessüm hem de gerçekliğin verdiği acıyı duyuyor insan. Nuri Pakyürek’i unutamam. Özellikle Toros Canavarı, Sular Neden Kesildi, Parmak Sporu hikayeleri ve dahası tabi hepsi ayrı lezzetli. Ayrıca etkinliği düzenleyen Nigra ve Tuco’ ya teşekkürler:)
Kemal Sunal filmlerini sever misiniz? Her şeye karşı olanlar olduğu gibi buna da mutlaka bir karşı olan vardır. Kurban olayım benden uzak durun. Neden merhum Kemal Sunal ile başladık. Bu muhteşem oyuncu ve bu muhteşem kurgu bir yerde birleşecek, eh biraz da merak edin derim.
Aslında bu muazzam bir serüven. 1950 yılında tasarlanır, 1953 yılında oyun hikayesi oluşturur, 1955 yılında dergide yayımlanır, 1957 yılında kitap olarak basılır ve 1962 yılında da oyun yazılmıştır. Biraz ipucu verelim, Kemal Sunal ile birleşen nokta 1983 yılında kesişir.
Dönemin yazarlarından, sanatçılarından çokça eleştiri alan Demokrat Parti ve hükumetine bir eleştiri gelir. Sistemin sıkıntıları, geçim sıkıntısı, ev sahibi ve kiracılar arasındaki sıkıntılar, insanların birbiriyle olan ilişkileri ve kabadayılık sorunları... Pek çok aslında toplumsal görülen sıkıntılar konu edilir ki üzülmemek elde değil. Nasıl üzülmeyelim? Ekonomik sıkıntılar özellikle 1 yılda son yıllara göre aşırı derecede arttı ve bu süreçte fırsatçılığın herkes kurbanı oldu. Haksız mıyım?
Yıllarca evinde oturduğunuz insanlar aniden zam yaptılar, sudan sebeplerle tartışma yapıp kiranın iki üç katına yeni kiracılar bulmaya çalıştılar; hiçbir şey yokken aniden her şeye zam geliyor diye alakasız ürünlere zam getirdiler; 50000₺ fiyatla aldığı arabasını inatla yüksekten yazıp böyle kalsın uyanıklığıyla hepimize zarar verdiler 100000’den aşağı satmadılar. Kadınların kullandığı pek çok özel eşya fiyatlarını en az 3’e katladığı için onlar çok daha hâkim bu ihtiyaçlara. Yani herkes uyanıklık peşinde koştu ve bundan hepimiz zarar gördük. Bizzat yaşadığımız şeylerin yıllar önceden de bir şekilde benzer süreçlerle anlatılması şaşırttığı kadar üzdü de. Acilen çözüm bulunmalı kanımca. Hepimiz etkileniyoruz ve açıkçası dışarı çıkıp bir
Döneminin dilini, yaşanmışlıklarını kullanmasındaki başarısı onu hep farklı bir yerde tutacak edebiyatımızda. Her hikaye okunması keyifli ve düşündürücü olacak şekilde tasarlanmış. Aziz Nesin demek toplumsal sorunlara parmak basmak demek değil, o sorunları kaşıyıp kanatmak demek. Bu hikaye kitabında da bunu görmek hiç de zor değil.
Okuyun ve okutun...
Edebi dili espirili, nüktedan, hiciv dolu. Mizah ustası Aziz Nesin okumayan varsa kesinlikle bir kitabını mutlaka okumalı. Bu kadar nüktedan bir yazar edebiyat dünyasında az bulunur herhalde. Şeker mi şeker yazdıkları, okurken ''tıpkı çevremizdekiler'' bunlar diyorsunuz.
Okumayan bir toplum olduğumuz için yazdıklarıyla değilde, siyasi, dini, görüşüyle yargılandığı için anlaşılmayan, kıymeti bilinmeyen yazarlardan...
Kitap ve yazar tavsiye olunur efendim. Bu yıl için herkese çok okumalar. Kitapla kalın.
Yazar bir Türkiye aynası. Kitapta halkımızı bizi o karanlığın güzel anlatıyor ki insan okurken büyük zevk alıyor. Türk halkını öyle bir eleştiriyor ki mizah ile hepimize çok güzel laf sokuyor. Türk halkının nasıl düzenbaz, nasıl iki yüzlü nasıl ırkçı olduğunu, eşek olduğunu ifade ediyor. Aslında büyük bir öfkesi var halka.
Toros Canavarı kitaba adını veren kısa öyküyle başlıyor ve toplam 22 öyküden oluşuyor. Yazarın bizim topraklarımızın şivesiyle anlattığı insan hikayeleri bir çırpıda okunup bitiyor ve damaklarda o lezzeti kalıyor.
İçinde çok iyi öyküler barındıran bir Aziz Nesin kitabı. 22 öyküden dokuz tanesini diğerlerinden daha iyi buldum; özellikle "Şermendi Ne Zaman Doğdu?" öyküsünü. Bol ironili öykülerin ilk basım tarihi 1957. Kitap sayesinde 50'li yılların Türkiye'sine de göz atılmış olunuyor.
Ortaokul zamanlarımda kutuphaneyi karıştırınca bulup okuduğum bir kitap ismi ilginç gelmişti .. Okuduktan sonra içi de ilginç geldi.Aziz Nesin , yaşayış itibari ile alışılmışın dışında birisi ama doğruyu söylemekten de geri durmayan sivri dilli birisi.Dini boyutuna hiç girmeyecegim . Kitabı merak edip alın okuyun bana ne :)
Yazarın bir kitabını daha önce okumuş ve sevmemiştim. Ön yargılı davranmış ve bir daha okumam demiştim, halbuki kullandığı üslubu başka yazarlarda severek okuyorum, sanırım o kitap çekmedi beni. Ama bunu sevdim, oldukça eğlenceliydi. Keyifle okudum, bitirdim.
Okunmalı.
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.