(Türkcemde hata olabilir, türkiyeli degilim, duyarli olmanizi rica ediyorum, ayrica feminizim icerir)
Bu kitabi malesef nadiren anlayanlar oluyor.
Goethenin hayat eseri olmakla beraber bircok mesajlar ve gercekler icerir. Ilk okudugumda nefret ettigim bir kitapdi. Ikinci kez okuyup anlamaya calistigimda ve Goethenin kendi kitabi hakkinda yazdiklarini göz önüne aldiktan sonra fikrim az da olsa degisti. Genelde faideli kitaplar okurum ve bu tür kitaplar ilgimi cekmez. Ama bu kitapda bir cok sey var: Bilim, "Din", "Ask", Simya, Kötülük- Sinsilik, Pismanlik, Felsefe.....hatta ve hatta aptallik ve ic güdülerine yenilmek gibi bir seyden de bahsedebiliriz.
Heinrich Faust karekteri aslinda dünyadaki bir cok insani temsil etmekdedir. Bilim adami olup kendini normal hayattan isole etmis olan Faust, toplumdaki yaygin olan Hiristiyanliga arkasini cevirmis ve hayatin din olmadan anlami kalmadiginin farkina varmis bir kisidir. Hayatin anlamini aramaya calisirken lakin hem bilimden hem dinden kendisini uzaklastirmistir. Varlik kirizi olarak adlandirilan( almancada öyle türkcesinde nasil deniliyor bilmiyorum, eseri almanca okudum) bir durumda olup bambaska bir yolda buluyor kendisini- diye diyebilirmiyiz? ilk okudugumda böyle düsünmüstüm. |Dikkat spoiler!|>Aslinda bu tez dogrudur lakin Faust kendi canini almak isterken, onu hayatta tutan cocukluk anilari olmustur. Bence o an aslinda Faust cocuklugundaki oldugu gibi, safligi ve hayatin tadini cikarmak gibi seyleri özlediginin farkina vardi veya Goethe bunu okuyuculara vurgulamak istedi. Bu hissi sonsuz mutlulukla yani dinde olup sonsuz umutlu olmak gibi bir konumla cagristirmis oldugunu düsüniyorum. Cünkü cocuklugunda kendisin toplumdan ve dinden daha isole etmemis durumdaydi. Bu durumu özlemis olabilir. O yüzden Mephisto onun zayif