özge

ahlak hiçbir zaman olmuş bitmiş bir şey değildir; tersine, ahlak yaşayışı hep bir oluş, bir yeniden oluş içindedir; bu bakımdan ahlaka özgü yaşama, tıpkı sanatlarla dil gibi, hiç durmadan yeni yeni birtakım atılımlar yapan bir varlıktır
Sayfa 76
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
insan yaratıcı bir uyartıya dayanarak, kendi kendine birtakım erekler saptayıp yasalar koyan bir canlı varlıktır; işte bu ereklerle yasalar, sonradan insanın kendisini bağlamakta ve yaşayışını biçimlendirmektedir. Bütün 'erdemler', ne zaman olursa olsun, belli bir zamanda ya tek tek kişiler ya da öbeklerce bulunup denenmiş olan birtakım 'yapma olanakları'dır; gerçekleştirilebilen davranışlar için birer taslaktır.
Sayfa 76
Schopenhauer kendi köktenci tanrıtanımazlığından yola çıkmaktadır. Schopenhauer'e göre, arkasında böyle bir kuvvet ve amacı bulunmayan salt bir gereklilik, kendi içinde bir çelişkidir. Schopenhauer'a göre, işte bununla da, yine kendi çıkarımıza yarayan dürtülere, kendi mutluluk dileğimize ve kendi mutluluk kaygımıza sesleniş söz konusudur; bu olunca da, insanın ödevin buyurduğuna boyun eğmesi bir ahlaki değer taşımayacaktır. Schopenhauer'e göre ahlakı, insanın özüne ilişkin bir şey olarak temellendirme, katkısız bir ahlak felsefesi, yasa koyucu-buyurucu' bir kılıkla, 'imperatif' bir kılıkla ortaya çıkmamalıdır; tersine, ahlak felsefesi tasvir yolundan ilerlemelidir. Ahlak felsefesi, başkaca bilim ve felsefe gibi, "verileni, yani gerçekten varolanı ve var olup biteni açıklayip yorumlamakla yetinmelidir" ("Ahlakın Temeli", 4. §).
Sayfa 63
İnsan yaşamının ahlaki özü tarih kımıldanışlarına katılmaktadır.
Sayfa 52
Fransız pozitivizminin ahlak felsefesi, bundan şu sonucu çıkarmak istemiştir: Bundan böyle, ahlak felsefesi ancak 'science morale', yani ‘ahlak bilimi' kılığında var olabilir. Bu ahlak bilimi, daha önce varolan ahlak felsefelerinden başka türlü olarak, yalnızca halk öbeklerinin yaşayışındaki ahlaksal olaylarla, bu olayların içinde doğup geliştiği öbür toplum ilişkilerindeki nedensel düzenleriyle uğraşacaktır. Böylece ahlak bilimi tasvir ederek, karşılaştırarak yürüyecek, aslında ahlakın, genel olarak ahlakın, kendi başına alındığında ne olduğu sorusunu sorup araştırmaktan ahlak bilimi hepten vazgeçecektir.
Sayfa 51