Mandeville'in öğrettiği şudur: Hepimizin istemesi gereken genel refah, tek tek insanların erdemlerine değil, gerçekte 'tek tek insanlardaki kötülüklere' dayanmaktadır. Açık ya da gizli bir bencillik her çeşit verimli eylemin kaynağıdır. Bütün toplum yaşayışımız, kültürümüz, ahlak istekleriyle toptan çelişik olan ve kendi kendimize gerçekten açtığımızda yüzümüzü kızartan birtakım koşullara dayanmaktadır.
...
Herkes için, bütün için yararlı olanın bencillikten ileri geldiği hiç de sağlam bir sav değildir. Tersine ister ekonomi ve kültürce parlak ister yoksul ve ilkel olsun, insanlarda genel olarak bir birlikte yaşamanın var olabilmesi için, yine insandaki öbür duyguların ve güdülerin var olup olmadığı sorusunu, bu çeşitten bir karşı soruyu ortaya atmak hiç yadırganmamalıdır; insandaki bu öbür duygular ise eğitim, adalet ve doğruluğun temeli üzerinde karşılıklı inanma, kendini kurban etmeye hazır olma ve ortaklık duygusu gibi şeykerdir. Yalnızca ahlak bozukluğu' ile hiç kuşku yok ki ne küçük ne de büyük bir insan topluluğu yaşayabilir.