özge

Acı çekmemek için yerinden kımıldamamak gerekir, hiç kımıldamamak, hiçbir de­vinimde bulunmamak, hiç istememek gerekir. Tam bir apati; yani kayıtsızlık. Dünyaya kayıtsız gözlerle bak­mak. Ama kim demiş yaşamın amacı acı çekmemektir diye... Aksine yaşamın esasında acı çekmek vardır. Tıpkı yokluğun varlık karşısında başat olması gibi mutluluk söz konusu olduğunda acı da başattır. Acı esastır, mutlu­luk ise kısa anlarda gerçekleşen bir istisnadır. Zaten bu kadar değerli olmasının nedeni istisna olmasından kay­naklanıyor. Zamanımızda mutluluğa tapılırken, ki mut­luluk tatmin olmakla karıştırılıyor, halbuki mutluluk insanın kendisini kendi dileğince gerçekleştirmesidir, acı aşağılanıyor, tu kaka ediliyor, hasıraltı edilmeye çalışılı­yor. Halbuki acı da mutluluk kadar vardır, hatta dedi­ğim gibi esastır. Acıyla barışmak, onu normalleştirmek gerekiyor. Acı da diğer her türlü duygu gibi yaşamanın bir parçasıdır ve önünde boyun eğilerek kabul edilme­sinden başka bir yol yoktur.
Sayfa 62
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşırı-Kültür yaşamlarımızı sa­nallaştırdı. Yaşamlarımızın Gerçeklik’ten kurtulup insan dünyasının gerçekliğiyle yetinmesine neden oldu, insan bu nedenle kendi yapımı olan bu dünyanın içinde giderek kendi gerçekliğini yitirerek bir imgeye dönüştü.
Sayfa 52
Dünya, biz onunla konuşmaya çalışmadığımız sürece, bizimle konuşmaz. Çünkü o bize bakmaz; bizimle ilgilenmez. Bizim onunla konuşmaya ihtiyacımız vardır; onun değil.
Sayfa 34
Özgürlük uzaklarda bir yerde bizi bekleyen, ulaşılması gereken, mistik ya da ideal bir şey değildir; o buradadır; hemen yanı başımızda; gerçekleştirilmeyi, özgürbırakılmayı bekliyordur. Bir hülya değil yani. Bana ışık tu-tan kitaplar okumuşumdur; yani benimle konuşan kitaplar. Bunlardan birinde Caudvvell, ‘Özgürlük insan ilişkilerinde saklıdır’ diyordu. Bu cümle beni özgürleştirdi. Özgürlük, ulaşılması gereken soyut bir hedef değil, gündelik yaşamımızın içindedir. Özgür olabilmek için bir başkasının daha bulunması gerekir. Öbür türlüsü bir başınalıktan başka nedir ki? Bir başkasının daha bulunması, özgürlük konusunda da bizi aynı yere getiriyor. Konuşmaya, karşılıklı bir söyleşi inşa etmeye, demek bir Dünya tasarımı kurmaya ve bu tasarım içinde kendimizi özgür kılmaya.
Sayfa 15