özge

Gallup (1998) kendilik farkındalığının yalnızca biz insanlara özgü olduğunu düşünmekle kalmayıp, kültür ve uygarlığı tümüyle bu farkındalığa dayandırmıştır. Gallup işin içine biraz da "romantizm" ekleyerek, "kendilik farkındalığı gibi ayrıcalıklı bir yeti karşılığında ödediğimiz bedelin de ölüm farkındalığı olduğunu'' söylemiştir: "Kendi varlığının farkında olan, bu varlığın bir gün yok olacağının da farkında olmak zorundadır''
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Edebiyat tarihi "ayna içinde ayna'', ''yaklaştıkça uzaklaşan" şeyler metaforlarıyla doludur. Bir sayıyı bir sayıya böldükçe sıfıra yaklaşması ama hiçbir zaman sıfır olmaması gibi, sonsuz bir ivmeyle yaklaşıyor olsak bile, bence bilincimizin derinliklerinde ulaşabileceğimiz somut bir zemin, bir sıfır noktası, gı·ound zero yoktur!
Sayfa 234
Beynimizde gerçekten Kartezyen sahne var mıdır? Dennett'e göre yoktur! Kartezyen sahne geleneksel bir yanılgıdır. Ona göre Kartez­yen sahneyi tümüyle bertaraf etmenin tek yolu, tiyatro binasını tümden yerle bir etmektir! içindeki seyirciyle birlikte! Kendi sözleriyle: "Kartezyen düalizmi bertaraf ettiğinizde sahnedeki gösteriyi de, o gösteriyi izleyen seyirciyi de bertaraf etmek zorundasınız; çünkü beyinde ne öyle bir sahne, ne de onu izleyen bir seyirci bulunur; bu­lunsaydı zaten, beynimizden başka bir yerde de bulunamazdı" (Den­nett 1991 : 131).
Sayfa 206
Spitz'e göre uyku, aslında tüm savunmaların şablonu, acı ve ıstırap durumlarında gerçekleşen arkaik bir fizyolojik ve psikolojik geri çekilmedir. Bununla bir­likte, uyanık kalmanın da aynı işleve sahip olup olamayacağını sorabiliriz. Anne-çocuk etkileşimlerinin uyku üzerindeki et­kilerine ilişkin yapılan birçok araştırmada, sorunların ve sür­tüşmelerin sıklıkla derin uyumaya ya da tam tersine, sanki iki durum psişik bir denklemin kutuplarıymış gibi, uykuya dala mamaya veya uyumayı reddetmeye yol açtığı dikkat çeker
Sayfa 144