Ö҉Z҉G҉E҉

Ö҉Z҉G҉E҉
@ozgeliiis
"Yoksa Haziran mı kelebekler için yaşam üfleyen?"
Puan vermedi
Üzgünüm ama bu çeviriye 63 sayfa dayanabildim. Türkçe kelimelerle çeviri yapmak yerine çeviride Arapça kelimelerin oldukça fazla kullanımı kitabın içeriğini de basit seviyeye indirgemiş. Her paragrafta muhakeme, müphem, mefhum, mütekabil gibi kelimeleri görmek çok sıkıcı bir hâl aldı ve okumayı bırakmak zorunda kaldım. Kelimeler okumalarımda yabancı değil fakat kullanımı o kadar çok ki ifadeler sıkıyor insanı. Say'dan Oruç Aruoba çevirisini okuyacağım. Bu çeviri hakkında görüşlerinizi iletebilirsiniz.
Felsefe
İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir SoruşturmaDavid Hume · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20171,696 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sapkınlık!
1/10
·%26 (52/200 syf.)
Okuduğum- yarım bıraktığım ÇOK KÖTÜ-VASAT kitaplardan biriydi. Hiç tavsiye etmiyorum. Bu kitabı okuyunca öve öve bitiremeyenler hangi konudaki iradenizi terbiye ettiniz çok merak ediyorum. Size ne faydası oldu mesela?
Edebiyat
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
8/10
·126 syf.·
2020 55. kitabı
Alper Engin hapishaneden çıktıktan sonra köyüne gidecek cesareti bulamayınca hapishanede tanıştığı arkadaşı Adnan'ın yanında bir süre kalıp iş bulup çalışmayı düşünür. Adnan hâlâ köyü işlerle uğraşsa da Alper düzgün bir iş bulmakta kararlıdır. Bir gün sahaftayken yaşlı bir adam (Bilal Aydın) onu inceler, konuşurlar ve ertesi gün Alper orada gezici kitapçı olarak işe başlar. İşler ilk başta pek yolunda gitmez. Çevreye alışınca gençler en büyük müşterisi olur. *** Gençlerle diyalogu ve şairlerden şiir örnekleriyle kitabın bu kısmı gözbebeği gibi. Atıf yapılan kitaplar da şahane. Adnan'ın Alper'in ardından vesvese ve dedikodu yayması ve bulaştığı kötü işlerden dolayı yeniden hak ettiği yere hapishaneye gönderilmesi ve burada verilen mesajlar yerindeydi. *** Köye gitmeye hazır olduğunda Bilal amcanın Alper'in kardeşine yazdığı mektubu da alarak yola koyulur. Köye varınca, kardeşinin öğretmen olarak Kırşehir'e atandığını öğrenir. Kardeşinin karşısına çıkmaya zorla cesaret eder ve 5 yılın ardından yüzleşmek-kavuşmak ikisine de ağır gelir. *** Bu kısımda hapishaneye neden girdiğini, neyin cezasını çektiğini, masum olan bir katili, suç kavramının neyi karşıladığını karakter üzerinden öğreniriz. **** Alper kardeşine babasının ceketini bırakıp yola çıkınca cebindeki mektubu da bilmeden vermiş olur. Peki mektupta neler yazmaktadır, bu mektup neleri değiştirir, hayatlarına neler katar, Alper Engin sahaf Bilal amcayı görmeye gidecek mi, sonu nasıl biter, "Bilal Aydın Halk Kütüphanesi" nerede açılır, sizlerin okumasına ve yorumuna bırakıyorum... #kitaptanalıntılar "...Ilımlı karşılanmamın rahatlığı üzerine bir bardak su istedim. Memur Gökhan bana bir bardak su getirdi ve ekledi: 'Biz ne su vermeyenlerden, ne su dökmeyenlerdeniz.' Bu söze anlam verememiştim. Koridorda beni tekli
Geri Dönüşü Olmayan Yanlış, Vicdana ZulümdürGökhan Yıldız · Kutlu Yayınevi · 201927 okunma
10/10
·173 syf.·
2020 49. kitabı
Merhaba, siteye eklenmesini istediğim ve ilk incelemesini yazdığım bu kitabı sizlerle paylaşmak mutluluk verici :) Benim için çok özel olan, kitaplığıma ve ömrümün yettiğince saklayacaklarım arasına bir kitabı, bir değeri ekledim. Her sayfasını alıntılarla paylaşabilirim, o kadar dolu bilgilere sahip. Yazarımız Efe Erginer bu eserini herkesin faydalanması ve bu bilgilerin, anıların üstü tozlu kalmaması için bizlere ulaştırmış. Kitabımızda ilk olarak bilgi veriliyor, vatan mücadelesi ve Ordu-millet el ele anlayışını geniş olarak işliyor, daha sonra Cevdet Tolgay'la söyleşiyi açık bir dille aktarıyor. Kitap söyleşi olduğu için zaten çok akıcı; yer yer yazarımızın bilgilendirmeleriyle ve anı destekleriyle daha güçlü bir anlatım oluşmuş. Atatürk'ü en yakınından, 6 sene gece gündüz yanında olan yaverinden dinlemek, çok büyük şans. Kitapta yazılamayan ne anıları biliyordur yazarımız Cevdet Bey'in de anlatmadığı, kendiyle beraber bu dünyadan göçürdüğü ne kadar çok anı vardır kim bilir; ruhu şad olsun Efe Bey bu kitabını Cumhuriyet'e ışık tutan öğretmenlerden, annesi Gülsüm hanımefendiye ithaf etmiş. Sevgili yazarımızın kıymetli eşi hanımefendi Yörük Ali Efe'nin torunuymuş (aslında kitaptan öğrenmenizi isterdim); Aydın/Yenipazar'da senelerce görev yapmış biri olarak bu beni gerçekten sevindirdi. Kitabı okumaya başlamamla bitirmem arasında hep 'keşke' kelimesini kullandım ve yazarımızın gerçekten çok şanslı olduğunu düşündüm; Atamızın yaveriyle görüşmek, her insana nasip olmaz, kurtuluş mücadelesinde, vatan savunmasında ismi ilklerde anılan, Anıtkabir'de de büstü bulunan Yörük Ali Efe'mizin torunuyla aile kurmak ve Atatürk'ün ziyaret ettiği okulun sınıfında olup aynı fotoğraf karesinde yer alan bir annenin evladı olmak... Ve Atatürk'ün imzasını emanet almak. Atamızın
Tarih
Yaverinin Sesinden Bir Başka AtatürkEfe Erginer · Medeci Yayınları · 201917 okunma
Puan vermedi·565 syf.·
2020 43. kitabı
✓Roman kahramanı Dr. Peter Kien çok ünlü bir sinologdur; kafasında "dış dünyaya" yer yoktur. İletişimsizlikten dolayı dış dünya ile diyalog kurma becerisini de yitirmiştir. Diyalog kurmaya çalışsa bile sözleri gerçeklerle bağdaşmayacak, çözüm getiremeyen, düşüncelerini savunamayan, kendine karşı yoksunluk halindedir. Zamanla her şeyi hiçlik'e dönüşür; hayata ve gerçeklere karşı körleşmeyi en uçta yaşar. ✓25.000 kitaptan oluşan kütüphanesinde serbest olarak çalışmalarını yürütür. Çevresinde olup bitenin farkına varmayan, hiçbir şeyi sezmeyen, gözlerini ve kulaklarını deyim yerindeyse mühürlemiş; yabani, hissiz, korkak; biridir. Evine kimseyi kabul etmez, yabancılarla konuşmak istemez. Yaşamı kütüphanesi, kitapları, çalışmaları ve çalışma masasından ibarettir. ✓Yüreğinde yerleşmesine izin verdiği tek tutku kitap tutkusudur. ✓Evde kendisine yardımcı olması amacıyla yanına aldığı Therese ile zorunlu bir evlilik yapar. Therese sıradan, cahil, içten pazarlıklı, dikkatli ve planlı bir kadındır. Mavi kolalı uzun pilili eteği ile roman boyunca simge olarak karşımıza çıkar. Kien'in hayatını alt üst eder ve onu erkek olmamakla aşağılar. Sözde ahlak ve namus abidesidir ama menfaat için başkalarıyla ilişki kurmaktan da çekinmeyecek karakterdedir. ✓Kien de Therese de birbirleriyle ve çevreyle iletişim kuramadıklarından, kendi aralarında ve çevreyle sosyal ilişkilerinde başarılı olamazlar. İletişimsizlik yüzünden olaylar çok farklı yönlere gidecektir. Kien'in kardeşi George her şeyi yoluna koyup Paris'e dönse de her şey raydan çıkmıştır artık! ✓Uygarlığın yıkılışı ile insanoğlunun aşağılanması romanın konusunu oluşturur. Canetti gerçek hayatında dil'e olan ilgisini romanda da öne çıkarır. Kimin dili nasıl kullandığı hakkında da eleştiri yürütür. İnsanın düşle gerçek
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,509 okunma