Özgüç

Özgüç
@ozgucarpc
30 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
8/10
·348 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 11:04
Carpe diem ile bağlantılı olduğunu düşüdüğüm kitap. Normalde bu düşünce bana pek hitap etmez hayatı hesapsız, plansız yaşamak biraz kulağa hoş geliyor belki ama bana göre değil. Fakat kitapta bu fikir öyle bir karakter üzerinden anlatılmış ki, istemeden de olsa etkileniyorsun. Ya aslında hayatı böyle mi yaşamak lazım diye düşünüp kafanda güzelleştiriyosun. ( İnsanın kendini anlık gaza getirmesi gibi. ) Zorba, tam anlamıyla içinden geldiği gibi yaşayan, ne geçmişe takılan ne de geleceği kafaya takan bir adam. Dans ederken, konuşurken, dağa bakarken bile hayatı dolu dolu hissettiriyor. Ona eşlik eden anlatıcıysa tam zıttı: kitaplara gömülmüş, düşüncelere dalmış, hayatı uzaktan izleyen biri. Bu iki farklı bakışın yan yana gelişi çok güzel işlenmiş. Kitap boyunca Zorba, kendi haliyle anlatıcıya ve aslında bize hayatın sadece düşünerek değil, yaşayarak anlaşılacağını gösteriyor. Bazen fazla uçlarda gezinse de öyle sahici ki. Düşüncem her iki bakış açısını dozajında yaşamak, fakat benim yapamadığım belli :D
1000Kitap
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·98 syf.··
2025 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 01:12
Dümenden okudum. Çok bayıldığımı söyleyemem ama tamamen kötü de diyemem. Konusu biraz karmaşık ve zaman zaman takip etmesi zor, böyle aşklar, karışıklıklar, peri falan derken olaylar birbirine giriyor. Bazen ne oluyoruz diye kalıyorsun ama arada bazı sahneler baya eğlenceliydi. Özellikle sahnedeki oyun kısmı komikti. Tam benim tarzım değil ama "okudum" demek için okudum.
Edebiyat
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,8bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Apocalypse Now filmini izledikten sonra yorumlarına bakarken bu kitabı gördüm, filmin etkisiyle okumak istedim. Savaşın ve insan psikolojisinin en karanlık yönlerine dokunuyor. Ama öyle alıştığımız türden bir savaş romanı değil. Burada cephe hatları, stratejiler, kahramanlık hikayeleri yok. Bunun yerine, savaşın zihninde nasıl bir yıkım yarattığını, aklı nasıl adım adım erittiğini görüyoruz. Yapılan şeyler mantık dışı. Ana karakter kim olduğu bile bir noktadan sonra önemsiz hale geliyor. Gerçek ile hayal birbirine karışıyor, olaylar arasındaki bağ kopuyor. Kitabın ismi kahkaha, bir düşmanın değil, savaşın bizzat kendisi. O kahkaha, şehirlerde, hastanelerde, insanların en güvende olması gereken yerlerde bile yankılanıyor. Biraz gülmeye ara verebilirsiniz :)
1000Kitap
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,7bin okunma
8/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
"Beyaz Geceler," Dostoyevski’nin en duygusal hikâyelerinden biri. Bir hayalperest adamın, hayatının dört gecesinde yaşadığı büyük bir aşkı anlatıyor. Adam, sürekli hayal dünyasında yaşayan, gerçek hayatta insanlarla çok iletişim kurmayan biri. Ama bir gün bir kadınla tanışıyor ve hayatı değişiyor. Kadın, başka birine âşık, ama yine de bizim hayalperestle arasında sıcak bir dostluk oluşuyor. Bu dostluk, adam için çok şey ifade ediyor, çünkü ilk defa gerçek bir bağ kuruyor. Hikâyenin sonu spoiler olur ondan yazmıyorum ama klasik Dostoyevski sonlu :) Beyaz geceler, Petersburg’un o masalsı atmosferinde geçen bir hikâye. Yalnızlık, hayaller ve gerçekler üzerine düşündürüyor. Çok kısa bir kitap ama insanın içine dokunuyor.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
uğruna kavga verdiğin bir yer vardır
9/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2024 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2024 20:30
Pal Sokağı Çocukları öyle bir kitap ki, ilk başta "sadece bir grup çocuğun oyun alanı savaşı işte" diyorsunuz; ama sayfalar ilerledikçe, aslında bunun çok daha derin bir hikâye olduğunu anlıyorsunuz. Ferenc Molnár’ın bu eseri, çocukların dünyasına yetişkinlerin bile ulaşmakta zorlanacağı bir anlam yüklüyor. Hikâyede ana karakterlerimiz, Pal Sokağı Çocukları ve onların mahalledeki boş arsa uğruna verdikleri bir "vatan" mücadelesi. Boka, Nemecsek ve diğer arkadaşları, bu arsa için Kızıl Gömlekliler adı verilen diğer çocuk grubuyla neredeyse gerçek bir savaş yapıyorlar. Ama bu sadece fiziksel bir çatışma değil; aslında bir aidiyet ve bağlılık savaşı. O arsa onların dünyasında tüm oyunların, hayallerin ve kısacası çocukluklarının merkezi. Belki de kitabın bu kadar etkileyici olmasının nedeni, hepimizin o çocukların yerine kendimizi koyabilmesi. Herkesin çocukken sahip çıkmak istediği, uğruna kavga verdiği bir alanı, bir "yer"i vardır. Kitabı okurken Sineklerin Tanrısı kitabı ile benzerlikler gördüm açıkcası. Bu iki kitap arasındaki bağlantıyı fark etmen oldukça anlamlı olduğunu düşünüyorum. Pal Sokağı Çocukları ve Sineklerin Tanrısı, aslında iki farklı uçta olsa da, benzer bir temel soruya değiniyor: İnsan doğası, çocuk bile olsak, bizi nereye götürür? Pal Sokağı Çocukları’nda çocuklar, birlik içinde kalarak bir "vatan" mücadelesi verirken; Sineklerin Tanrısında bu birlik dağılıyor ve çocuklar kendi içlerindeki karanlıkla yüzleşiyorlar.
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Reklam