1990'lı yılların İstanbul’unda kırık bir aşk hikâyesinin anlatıldığı “Bu Roman O Kız Okusun Diye Yazıldı” üniversite öğrencisi Yahudi bir genç kızla Müslüman bir erkeğin imkânsız ilişkisini anlatıyor. Romanda ismi verilmeyen genç erkek kahraman barlarda gitar çalan, Cemal Sürreya'nın şiirlerine hayran bir üniversite öğrencisidir. Kendisiyle aynı mahallede oturan, sabahları otobüs durağında karşılaştığı genç bir kız çok ilgisini çekmektedir. Erkek gibi sigara içen, kimseden çekinmeyen bu kıza yaklaşmanın yollarını aramaya başlar genç adam. Ve bir gün genç kızı sırtında keman kutusuyla görünce, arkadaşlarıyla bir müzik grubu kurduklarını, geceleri bir barda çaldıklarını söyleyerek, kızdan kendilerine eşlik etmesini ister. Ve yavaş yavaş bu sert görünüşlü kızla aralarında duygusal bir bağ oluşur. Ancak kızın ailesi geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır ve kızlarının Müslüman bir erkekle ciddi bir ilişkiye girmesini istemezler. İki genç için sıkıntılı bir süreç başlar böylece. Yasakları delmek, isyan etmek, genç doğalarının bir parçasıdır. Ama yetişkinlerin dünyası acımasızdır…
İstanbul’un çeşitli semtlerinde geçen, dönemin olaylarını konu alan bir roman. Bu romanda neler yok ki… 12 Eylül Darbesi, arabeskin çıkışı ve magazinin hayata girmesi, darbeler, dağa çıkanlar, ölenler vurulanlar ve hatta Cumartesi Anneleri… Mekan olarak sadece kahramanların yaşadıkları yer Göztepe değil, Kadıköy, Nişantaşı, Beyoğlu, Büyükada fon olarak kullanılmış. Bu bilgilere bakarak dönemsel bir roman diye düşünmeyin sakın. Bu bir aşk romanı. Hem de yasaklı bir aşk romanı. Bal Gözlü Yahudi Kız Eda/Rita ve adını öğrenemediğimiz kahramanımız Kahraman Pardösülü Çocuğun yasadışı aşkı…
“İstanbul’a yağmur yağıyordu. Bu bir aşk romanı girişi için uygun cümle kuruldu.” diye başlıyor roman. Kahramanımız