ne dom disaster

ne dom disaster
@ozguyargi
all quiet on frontal lobe
so5
2005
65 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi
10/10
·1216 syf.·
2026 1. kitabı
Tereddüt etmeden şunu söyleyebilirim ki; kaynak bakımından en verimli bulduğum, şu ana dek işlenen ders kitapları arasından bu kitap oldu. Cevizci’nin karmaşık felsefe tarihini okuyucu diline indirgeyen akademik kalemi sayesinde felsefeye aşina olmayanların bile rahatlıkla anlayabileceği bir kitap ortaya konulmuş. Bu şekilde her kitleye hitap etmesinin okuyucuya kolaylık, eser sahibi Cevizci’ye ise katkı sağladığını düşünüyorum. Tüm dönem filozoflarının kendi içlerinde metafizikleri, ahlak ve siyaset anlayışları şeklinde kategorize edilmiş olması hem bilgiye erişimi kolaylaştırmış hem detaylı bilgiye erişmek isteyenlere doyum sağlamış... Sahiden, kitabı keyifle okudum. Son olarak, biraz daha kişisel yorumlarda bulunmak istiyorum: felsefe tarihini Türkçe olarak kaleme en kapsamlı şekilde almış kişi fikrimce kendisidir. Aslında alan üzerine araştırmalar yapmış birçok kişinin fikri de bu yöndedir. Ahmet Cevizci’nin kendisinden olmasa dahi öğrencisi olan hocamızdan ders almak nasip oldu... Ruhu şad olsun.
Felsefe
Felsefe TarihiAhmet Cevizci · Say Yayınları · 2015744 okunma
Reklam
6/10
·712 syf.·
2025 9. kitabı
en boş beleş ders kitabıdır mesela 600-700 sayfa bundan daha verimsiz değerlendirilemezdi diye düşünüyorum konular aşırı kısa anlatılmıştı ve bazı önemli konulara ise hiç yer verilmemişti, kitaba tahammül edemediğim için sınavlara kendi bilgim dahilinde girdim toplaşıp da öğrencilerin bir türlü çantalarına sığdıramayacağı bir kitap yapalım mı dediniz ne yaptınız, hem kalın hem uzun bu nasıl kitap anlamadım a
Psikoloji
Psikolojiye GirişRod Plotnik · Kaknüs Yayınları · 2009229 okunma
Ürpermeden Okunan Ürperişler: Erkekli’nin Şiir Yapısı
4/10
Osman Serhat Erkekli’nin “Ürperişler Kitabı” adlı şiir kitabı üzerine düşünerek bu yazıyı kaleme aldım. Ancak söz konusu kitap platformda yer almadığı için bu değerlendirmeyi “Son Şiirler” üzerinden okumanızı rica ederim... Erkekli’nin şiirinde karşılaşılan tavır, şiiri yüceltirken aslında onu basitleştirmektir. Bir örnek olarak: “Galatasaray’daki yıllarımdan bir avuç şiir kaldı. Okulu bırakmama değer miydi, diye düşünüyorum; değerdi. Çünkü şairler Tanrı’nın sevilen çocuklarıdır; çünkü şiir her şeyin üzerindedir” dizelerinde, şiirin kutsallığına dair öne sürülen büyük iddia havada kalmıştır. Çünkü şiir, her şeyin üstünde olmaktan ziyade, aynı imge ve çıkışları tekrar ederken kendini yinelemektedir. Bu yüzden, okuma sürecim ilerledikçe kendimi bunalmış hissettim. Şiirin tekrar eden yapısı, büyük lafların ardında saklanan içerik boşluğu ve sürekli yüceltilen ama temellendirilmeyen bir şiir anlayışı bu eserle aramda mesafe oluşturduğundan ötürü uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı yarım bırakmayı tercih ettim.
Şiir
Son ŞiirlerOsman Serhat Erkekli · Artshop Yayıncılık · 20241 okunma
Şiir ve Savaş: Haziran’da Ölmek Zor’un Politik Yanı
10/10
·184 syf.·
2025 1. kitabı
Haziranda Ölmek Zor'u bana imzalatmaya gelen kimi dostlar, sevgiyle soruyorlardı: "Haziran’da ölmek zor da, Temmuz’da, Ağustos’ta, Mayıs’ta kolay mı?" Ben de şöyle diyordum onlara: "Dilerim on üçüncü ayda ölesiniz!" "On üçüncü ay yok ki!" "Öyleyse çok yaşayın!" Kitapların adlarının bir anlamı, bir gerekçesi vardır elbet. Benim ülkemde haziran, gül-gelincik-kiraz ayıdır. Yoksunluklarla geçen kıştan sonra gelen allı-güllü haziran, gerçek bir şenlik, bir şölendir. İsterim ki hiçbir canlı acı çekmesin, ölümün yüzünü görmesin bu güzel ayda. ... Hasan Hüseyin Korkmazgil’in yaşamı boyunca sürdürdüğü mücadele, onun şiirine sinmiştir. Hapisler, yoksulluk, yasaklar, baskılar… Tüm bu zorluklar, şiirinde yalnızca konu olarak değil, dilin kendisinde de yer bulur. O nedenle Korkmazgil’in dili, yalnızca bir ifade biçimi olmaktan çıkmış ve sosyal bir direniş aracı hâline gelmiştir. Korkmazgil’in anlatımı, aynı zamanda bir tanıklıktır. “Haziran’da Ölmek Zor” yalnızca bir bireyin –Nazım Hikmet’in, Deniz Gezmiş’in ya da bir devrimcinin– değil, tüm bir halkın ölüme, umuda ve mücadeleye dair yazılmış sözlü tarihidir. Dil, burada bir ifade aracı olmaktan çıkar; bir direniş biçimine dönüşür. Bu eserin dizelerinde yankılanan ses, yalnızca geçmişin değil, bugünün de sesidir. Çünkü Haziran’da Ölmek Zor, zamana sıkışmayan bir çığlıktır. Bu şiir, hafızayı diri tutar; unutmamak için, susmamak için, yazmak kadar yaşamanın da bir direniş olduğunu hatırlatır. Ve Haziran hâlâ zor olsa dahi şiirle konuşmayı sürdüren bir halk varsa, hâlâ umut da vardır.
Şiir
Haziranda Ölmek ZorHasan Hüseyin Korkmazgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 2023439 okunma
Uyar'ın Şiirine Kısa Bir Bakış
10/10
·108 syf.·
2024 19. kitabı
Göğe Bakma Durağı: Okuduğum ilk Turgut Uyar kitabı. Turgut Uyar ve İsmet Özel'in, şiirde yapı bakımından olmasa dahi sözcük cömertliği, kelimelerle oynama gibi benzer özellikler taşıyan iki şair olması dikkatimi çekti. Bir yandan, Uyar'ın bu kitabının, o dönemde yaşanan Kore (1950-1953) savaşının izlerini taşıdığını söylemek mümkün. "Kıştan Kalan Soğukluk" şiirinde, şöyle yazmış: "Sevgilim hazırlığın tamdır Ve şiire artık saygın yok Üstelik ben de seninleyim bu konuda Pazardan kârsız dönen köylüler gibi" Bu dizelere baktığımızda, Uyar'ın yaşadığı son dönemlerde Türkiye'nin içerisinde bulunduğu sosyal-siyasi şartları da göz önünde bulundurarak; Uyar'ın, bir farkındalık yahut çağrı aracı olarak şiirini savaşa karşı kullanmaya çalıştığı ancak kendisini başarısız bulduğunu ve bunun sonucunda şiirden umudu kestiğini söylemesinin bir tür isyan bayrağı sallamak olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Turgut Uyar
Turgut Uyar
Göğe Bakma Durağı
Göğe Bakma Durağı
Şiir
Göğe Bakma DurağıTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 202638,8bin okunma
Reklam