Bir duruşu olmalı insanın,
bir bakışı, bir anlayışı,
bir aşkı, bir davası olmalı.
Gökyüzüne bakmayanların
kalbi daha çok kirlenir.
Ve insan en çok göğe vurgun.
Sonra zifiriliğe, şiire
ve hep Allah'a....
Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur
kalmış bir kuş gibi kalbimiz.
Ah şu yalnızlık kemik gibi
ne yana dönsem batar.
Çünkü kırıldım, avuç uçlarıma kadar...
Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü...
Beni kabullen, kendini
yanına al, gidelim...
Çıktığım her yerin kapısını
sert kapatmamla tanınırken,
senin kapın çarpmasın diye
arasına elimi koydum...
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın....
Ellerin yapayalnız biliyorum.
Gözlerin dalıyor yine.
Hep benim için olmalı....
Yine de biri çıksa, nasılsın dese
alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Neyse...
Bitti o şiir!
Başka mısra gerekmez.
Cahit Zarifoğlu
Uyumak İstiyorum
İki yıldız arası göğe asılı hamak...
Uyku, uyku... Zamansız ve mekansız, uyumak.
Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;
Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı.
İlgisizlik, her şeyden kesilmiş ilgisizlik;
Bilmeyiz ki, en büyük ilme denk bilgisizlik.
Usandım boş yere hep gitmelerden, gelmelerden;
Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden!
Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık;
Kulağımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık.
Bir yurt ki bu, diriler ölü, ölüler diri;
Raflarda toza batmış peygamberden bildiri.
Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım!
Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!
Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla...
Necip Fazıl Kısakürek