Giyotinin Gölgesinde Bir İnsan
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:50
"Kitap bittikten sonra insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor. "Bir insanı öldürmek yanlışsa, bunu bir bireyin yapmasıyla bir devletin yapması arasındaki fark tam olarak nedir?" Bu soru, kitabı bitirmeme rağmen peşimi bırakmıyor..." Bu kitap, aslında bir idam hikâyesi değil ölümün gölgesinde insan kalabilmenin hikayesidir. Hugo mahkûmun ne suç işlediğini özellikle söylemiyor. Çünkü onun amacı suçu yargılamak değil cezanın kendisini sorgulatmaktır. Kitabı okurken bir katilin bir hırsızın ya da bir suçlunun zihnine değil, yaklaşan ölüm karşısında titreyen bir insanın zihnine gireriz. Kitap boyunca en çarpıcı nokta idamın yalnızca birkaç saniyelik bir infaz olmadığı gerçeğidir. Asıl idam kararın açıklandığı gün başlar. Mahkûm her geçen saat biraz daha ölür. Her çalan saat, her açılan kapı, her ayak sesi onu giyotine birkaç adım daha yaklaştırır. Hugo fiziksel ölümden çok psikolojik işkenceyi anlatır. Kitabın en sarsıcı taraflarından biri de insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini bütün çıplaklığıyla göstermesidir. Mahküm bazen umutlanır, bazen inkar eder, bazen öfkelenir, bazen de kaderine teslim olur. Bu yönüyle kahraman sadece bir mahkûm değildir. O ölümün geleceğini bilen ama zamanını bilmeyen her insanın sembolüdür. Son sayfalarda kızına duyduğu özlem ve geride bırakacaklarının ağırlığı, kitabı siyasi bir metnin ötesine taşır. O noktada artık bir suçlu görmeyiz. Bir baba görürüz. Bir insan görürüz. Ve Hugonun vermek istediği mesaj tam da burada ortaya çıkar. Devlet bir bedeni öldürebilir ama hiçbir zaman bunu insani bir eylem hâline getiremez.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2026 13. kitabı
Bir içimlik şiir okumak isterseniz tam da oradasınız. kanatsız düş bulutsuz gök kanadım yok kanadı kırık kuş olsam umudum olur kanadım yok sende kırık düş olsam incinir kırılırım saranım yok bir sevdaya düş olsam düşerim kanadım kırılır kanadım yok kuş olsam kanadım olsa düşsem kanadım kırılsa saranım yok bu bulutsuz gökte ben kuş olmak istemem yalanım yok
Kafesli Kuş SesiLeyla Gültekin Çoruh · Genya Yayınları · 20123 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her sayfası iyi gelen kitap..
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:39
Düşündüğün Gibi Değil. “Neden acının başlaması ve bitmesi düşünce biçimimizde yatar?” “Acı kaçınılmaz olsa da acı çekmek tercih meselesidir.” Bunlar kitabın kapağında yazan cümleler. Ve bence son yıllarda farkındalık, düşünce ve içsel huzur alanında yazılmış en sade ama en doğrudan kitaplardan biri. Düşündüğün Gibi Değil yalnızca 122 sayfa ama o kadar dolu, yeterli ve tamamlanmış hissettiren bir kitap ki… Belki de bugüne kadar anladığım birçok şeyin sade bir özeti gibi geldi bana. Her sayfası bana iyi geldi. Her cümlesinde derin bir rahatlama hissettim. Okurken akıştaydım; zihnimin hiçbir mücadeleye girmeden, olduğu hâliyle kalabildiği bir deneyimdi. Zihinle savaşmayı bırakıp düşünceleri düzeltmeye, olumluya çevirmeye ya da kontrol etmeye çalışmadan seninle kalan sayfalar bunlar. Düşüncelerle özdeşleşmenin kendisini görünür kılıyor. Bu yüzden okurken bir “çaba” değil, bir gevşeme hissi oluşuyor. İçeriği ne dersen? Düşünmeme hâlinin dayanılmaz hafifliği. Fazla olanı azaltıyor, sade olanı görünür kılıyor. Hakikati anlatan küçük bir kitap gibi. Açık bir kalp ve istekli bir zihinle okunduğunda genişleyen bir nefes gibi… Basit olan, sade olan, sadece o an olan. Belki fazla “basit” gelebilir. Çünkü kitap derinliği karmaşıklıkla değil, sadelikle kuruyor. Zihin çoğu zaman karmaşık olanı daha değerli sanıyor. Oysa bu kitap, hakikatin bazen çok sade olduğunu söylüyor. “Anda olan zaten yeterlidir” hissiyle seninle kalan bir kitap. Aynı zamanda modern zihinsel yorgunluğa da çok iyi temas ediyor. “İnsan bazen iyileşmeye çalışmayı bıraktığında hafiflemeye başlıyor.” Ve kitap boyunca alttan alta gelen his şu: Belki de huzur, ulaşılması gereken yeni bir şey değil; düşüncenin biraz sakinleştiği yerde zaten görünür olan bir hâl. Umarım bu kitap seninle de buluşur ve sende de
Düşündüğün Gibi DeğilJoseph Nguyen · Nepal Kitap · 2025234 okunma
İnce Memed’den Bana Kalan
Puan vermedi·436 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 09:16
Çok sevdiğim birinin önerisiyle aldım bu kitabı. Bu incelemeyi yazmak için heyecanlı olsam da zorlanacağımı biliyordum. Ama varsın zorlayıcı olsun; insan biraz da zorlandığı yerde gelişiyor. Bu, Yaşar Kemal’den okuduğum ilk kitap. Kitap, uzun bir çakırdiken tasviriyle başlıyor. İlk başta sıradan bir doğa betimlemesi gibi görünse de sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki çakırdiken yalnızca bir bitki değil. Ağalık düzenine boyun eğmiş köylünün acısı, Memed’in yarası, yakarışı ve isyanının sembolü. Memed çakırdikenlerin arasında koşarken yalnızca bacakları yaralanmadı; ruhu, benliği ve kalbi de paramparça oldu. Belki de bu yüzden yakmak istedi hepsini. Yakarak kurtulmak istedi acısından. Peki neden köy halkı kendilerini ezen, aç bırakan, tarlasına, bağına, bahçesine, öküzüne göz diken bu ağalık düzeninin karşısında el pençe divan durdu? Neden bazıları Memed’in başkaldırısının ardında dimdik durabilirken, bazıları başka bir hayatın mümkün olduğunu gördüğü hâlde kendi celladından vazgeçemedi? Ve Hatçe… Canım Hatçe. Güzel Hatçe. Kadersiz Hatçe… Dağda bile bir aynaya özlem duyan, kıyafetlerinden vazgeçmeye kıyamayan, hayallerine sımsıkı tutunan Hatçe… Yüreğimi en çok sen yaktın. Serinin diğer kitaplarını da elbette okuyacağım. Ama şimdilik bu hikâyenin bende bıraktıklarıyla biraz baş başa kalmaya, içimde demlenmesine izin vermeye ihtiyacım var. İnce Memed, yalnızca bir eşkıya hikâyesi değil; zulme boyun eğmeyi reddeden, adalet arayan ve başkaldırmanın bedelini göze alan insanların hikâyesi. Sistemi sorgulayan, kabullenmek yerine değiştirmeyi düşünen ruhlara iyi gelecektir. Okuyunuz. Okutunuz efendim. Yakında yeniden görüşeceğiz, İnce Memed. Şimdilik hoşça kal…
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
9/10
·212 syf.··
2026 19. kitabı
Selam kitap dostları . Bugün bir aşk romanı ile geldim ama bu kitap için sadece bir aşk romanı demek doğru olmaz; pişmanlıkların, hatıraların ve insanın kendisiyle yaptığı uzun bir hesaplaşmanın hikayesi diyebiliriz. . "Bazen insan birini değil, onunla kurduğu hayali sever." Firuze'yi Sever Gibi, yalnızlık, pişmanlık ve geçmişin gölgesinde kalmış duygular üzerine yoğunlaşan bir roman. Kendine has karakterleriyle,konusuyla ve anlatım tarzıyla oldukça etkilendiğim bir roman oldu. . Asım'ın geçmişe yaptığı yolculuk, aslında hepimizin kendine sormaya cesaret edemediği soruların peşinden gitmesi gibi. Bazı hatıralar silinmez; çünkü insanı değiştiren şey yaşadıkları değil, unutamadıklarıdır. . #FiruzeyiSeverGibi #okudumbitti
Firuze’yi Sever GibiAslıhan Acartürk · Elpis Yayınları · 202321 okunma
Çok güzeldi
10/10
··
Beğendi
Selam kitap dostlarımm Bugün sizlere duygu dolu, samimi ve sıcacık bir kitapla geldim. Demli Keder, kimi zaman şiirlerin dizelerinde, kimi zaman kısa hikâyelerde, kimi zaman da duygu dolu mektupların satır aralarında karşımıza çıkan bir iç yolculuk. Bu kitapta kendinizden mutlaka bir parça buluyorsunuz. Bazen özlemin içinde, bazen yalnızlığın kıyısında, bazen de hayatın telaşı arasında kaybolmuş duygularınızda... Yazar; farkındalık, kabulleniş, sevgi, mutluluk, sadakat, yalnızlık ve insan ilişkileri üzerine içtenlikle kaleme aldığı yazılarla okuru kendi dünyasına davet ediyor. Günümüzün bitmek bilmeyen koşuşturmacasında durup nefes almayı, kendimizi dinlemeyi ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, sohbet eder gibi ilerleyen anlatımı oldu. Sanki yazar karşınıza geçmiş, bir fincan çay eşliğinde içini döküyor ve siz de onun en yakın sırdaşı oluyorsunuz. Özellikle günlük yaşamın içinde fark etmeden kaybettiğimiz sakinliğimizi, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken unuttuğumuz dinlenme ihtiyacımızı anlatan bölümler oldukça etkileyiciydi. Kitap; kısa yazılarla başlayıp şiirlerle devam ediyor, ardından duygu yüklü mektuplarla son buluyor. Şiirlerde ise aşk, özlem, bağlılık, umut, yalnızlık ve içsel sorgulamalar ön plana çıkıyor. Sevilen bir insana duyulan derin sevgi, geçmişte kalmış aşklar ve insanı hayata bağlayan küçük umutlar satırlara yansıyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bazı sayfalarda yer alan görseller de kitaba ayrı bir güzellik katmış. Yarım kalmış cümleler, söylenemeyen duygular ve sessizliklerin arasına gizlenmiş hisler, kitabın ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan biri. İçten, samimi ve duygulara dokunan kitapları seviyorsanız, Demli Keder'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm.
Demli KederBeyhan Keskin · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20260 okunma