8/10
·152 syf.··
2026 38. kitabı
Murakami’nin yeni çıkan kitabı #tanrınınbütünçocuklarıdanseder sıcak sıcak okudum. Japonya’da 1995 yılında meydana gelen 7,3 şiddetindeki depremde 6.400 kişi yaşamını yitirmiş, on binlerce bina yıkılmış, otoyol ve tren hatları kullanılmaz hale gelmiş. Büyük Hanşin depremi olarak anılıyor. Murakami bu olay neticesinde yazar hikayeleri. Fakat depremzedelerin anlatıldığı acıklı iç burkan öyküler değil. Bazen deprem yaşamış bir karakter oluyor hikayemizde, bazen sadece depremin varlığına değiniyor ve hikaye kendi akışında gidiyor. Kitabın yazılış amacına saygı duydum. Zira hikayelerde çok güzeldi. Özellikle 3 tane hikaye var ki çok beğendim. Buzdolabından rahatsız olan bir kadını anlatıyor bir hikayesinde. Biraz tuhaf buldum, buzdolabından rahatsız olmak da ne garip şey diye düşündüm. Oysa 2 sayfa sonra tüylerim ürperdi. Nedenini gayet iyi anlıyorsunuz. Şunu da eklemek isterim, hacimli kitaplarını okumuş gibi bir hava veriyor bir hikayeyi bitirdiğinizde. Bu yanı ayrı güzeldi. Bu kitap beni kesmedi. Murakami özlemim geçmedi. “Peşinden gittiğim şey muhtemelen içimdeki karanlığın kuyruğuydu. Onu tesadüfen görmüş, ardından gitmiş, ona tutulmuş, sonrasında daha derin bir karanlığın içine düşmüştüm.” “Yüreğim taştan değil.” Taş bazen kırıp parçalanabilir. Şeklini yitirebilir. Ama insanın ruhu parçalanmaz. O şekli olmayan şeyi, iyi de olsa, kötü de olsa, sonsuza dek birbirimize aktarabiliriz.” “Birbirini anlamak çok önemli bir şeydir. Anlamanın yanlış anlamaların toplamından ibaret olduğunu söyleyen insanlar da vardır.”
Edebiyat
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026164 okunma
tanrıların arasında insan bir tanrıça
10/10
·404 syf.··
2026 4. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 12:23
Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar Bu kitaba şu zamana kadar inceleme yazmadığıma inanamıyorum. Aslında bilinçli olarak beklettiğim bir incelemeydi, bazı şeyleri sindirebilmek istemiştim ama artık zamanının geldiğini düşünüyorum çünkü kitabı bitirişimin üzerinden yirmi bir gün geçse de ben bu kitabın bittiğini kabullenemiyorum. Bugün de Kirke'ye olan özlemim nüksedince hakkında konuşmak istedim. Her ne kadar herkese her şeyi her detayıyla anlatmak istesem de spoilersız bir inceleme olacaktır. Bu kitabı okumadan kısa bir süre önce de Akhilleus’un Şarkısı kitabını okumuştum (incelemem #295541946) ve ona benzer bir biçimde yazar yine mitlerde geri planda kalmış ve hak ettiği kadar konuşulmamış bir karakteri merkeze alıyor. Helios'un kızı Kirke'nin hayatını çocukluğundan itibaren bütün detaylarıyla okuyoruz ve birçok mitolojik karakter tanıyor, olaylara şahitlik ediyoruz. Benim için yalnızca bir mitolojik anlatıdan ibaret değildi asla. Bireyin kendini keşfetme sürecine ait derin bir metindi. Kirke'nin dışlanmışlığını, yalnızlığını zamanla güce ve bağımsızlığa dönüştürmesine şahit oluyoruz. O kadar gerçek hissettiren bir kitap ki gerçekten Aiaie'de bulunuyorsunuz. Her duygu iliğinize kadar ulaşıyor her gerçek yüzünüze tokat gibi çarpıyor. Hani sizi alıp duvardan duvara vuran kitaplar olur ya bu kitap beni alıp dağlardan denizlere vurdu. Aslında Akhilleus’un Şarkısı ile birlikte yunan mitolojisine giriş yaptığımda kitap bana mitleri “ahlak filtresiyle” okumamayı öğretmişti ve bu kitapta da bunu tekrar anladım. Çünkü bu dünyada doğru-yanlış çizgisi bizim düşündüğümüz kadar net değil. Bu da kitabı daha gerçek ve daha
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Reklam
Kadim Türk topraklarına seyahat etmek ister misiniz?
Puan vermedi·336 syf.··
2026 175. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 16:25
Cevabınız evetse bu kitap tam size göre.. Kitap aslında seyahatname niteliğinde. Bununla beraber Türk tarihi unsurları da kitapta epey yer kaplıyor. Bir tarih meraklısı olarak ben zevkle okudum. Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkistan;tarihi, coğrafi ve jeopolitik bakımından detaylıca incelenmiş. Ahmet hocamın okuduğum ikinci kitabı ve her okuyuşumda bozkır özlemim tekrar ve tekrar canlanıyor.Türkler hakkında tarihi olarak bilinen yanlışlar, Tarih boyunca yaşamış türk toplulukları,Türklerin hayatında önemli yer edinen : Taşkent,Ötüken, Semerkand ve Buhara gibi kentler her bakımdan Ahmet hocamın kaleminden özenle anlatılıyor. Kitapta Göktürkler,Uygurlar ve birçok Türk kavimleri ustaca tarihi bir nişane olarak yerleşmiş bulunmakta. Bununla beraber çağdaş Devletler ve savaşlar da kitabın muhtevasında kendine yer bulmaktadır. Genel olarak baktığımızda "Gökbörünün İzinde"yani Türk'lerin izinde dünya turu yapmış bulunmaktayım. Gerçek hayatta da gerçekleşmesi dileğiyle.m..
Gökbörü’nün İzindeAhmet Taşağıl · Kronik Kitap · 2017761 okunma
10/10
·496 syf.··
2026 15. kitabı
Selam kızlar! Zora Sarıldık kitap yorumuyla geldim Konusu: Çocukluk aşkı olan babasının askerine arkadaşının iş çevirip hislerini çirkin bir şekilde itiraf etmesiyle reddedilen Halide şehri terk eder. Yıllar sonra şehre geri döndüğündeyse ardında bıraktığı adam ona karşı boş değildir. Yorumum: Yıllar önce wattpadde severek okuduğum kitapların basılı hallerini okumak bana o kadar gururlu ve huzurlu hissettiriyor kii.. Bu kitapta da aynısı olduu Yazarın anlatım tarzına olan aşinalığım ve karakterlere olan özlemim kitabın kısa sürede bitmesini sağladı. Kitapta karakterlerimiz tam bir araya gelecek derken hep bir engel çıkıyordu. Bir türlü tam anlamıyla kavuşamıyorlardı. İkisi de birbirinden fazla yıprandı bu süreçte fakat birbirlerine olan aşklarına tutundukları için bu savaşın sonu mutlu bitti Halide’nin babasına, Ali’nin ailesine komple sinir oldum. Biri kızını sevdiği adamdan ayırmak için oyunlar çeviriyor, diğerleri oğullarını zerre umursamayıp ona kaldırılamayacak yükler veriyor Aile açısından Halide daha şanslı sayılsa da ikisi de çok yaralandı Açıkçası ben Halide’nin babasından bunu beklemezdim… Ali’den iyisini nereden bulacak sonuçta Arya… On yıl geçse de seni sevmeyeceğim. Yüz yıl geçse de seni sevmeyeceğim. Ben sana gıcığım. kıskançlığı yüzünden Halide bu kadar acı çekti. Böyle arkadaş düşman başına bile gelmesin, berbat bir insandı. Hayır, bir de pişman olmuyor yüzsüz gibi hala car car konuşuyor Halide’ye Halide demişken birazcık daha ondan ve bana hissettirdiklerilerinden bahsetmek istiyorum… Halide benim gözümde aşırı güçlü bir kadın. Anne eksikliği ile yaşamanı sürdürmeye çalışıyorken Arya yüzünden şehirden gidince babasından da ayrı kaldı bir de üstüne babasının arkasından çevirdiklerini öğrendi yetmedi yıllar boyu Ali’nin ona söylediklerini içinde
Zora Sarıldık 1Sultan Sarıgöz · Pukka Yayınları · 2025110 okunma
Divergent + Dördüncü Kanat
9/10
·584 syf.··
2026 5. kitabı
2026nın ilk kitabı çıtır çerezlik bir distopya/askeri akademi oldu!!! Olay örgüsü, sürükleyiciliği, karakterlerin bize son sayfaya kadar ters köşe yapmaları, Wren ve Cross arasındaki çekim, beni aldı aldı duvara vurdu. Yılın ilk kitabının bu kadar sürükleyici ve merak uyandırıcı olması keyfimi yerine getirdi. Bir an 2010lardaki distopya erama döndüm zannettim (asla o kadar iyi değil, kabul, ama özlemim biraz giderildi) Okurken devamlı buna bir Netflix dizi, bi Amazon yapımı, bi Disney bi şeyi yapın derken buldum kendimi. Tek kitaplık kurgu diye düşünerek almıştım ancak devamı olduğunu öğrenince daha da keyiflendim. Tek oturuşta bitirmelik, arada sizi güldüren, arada heyecanlandıran bir kurguydu. Özellikle Divergent ve Dördüncü Kanat seviyorsanız tam sizlik. (biraz da Netflixteki the Night Agent tadı aldım ama nasıl diye sormayın ben de bilmiyorum)
Edebiyat
Gümüş ElitDani Francis · Yabancı Yayınları · 2025152 okunma
ÖMÜRLÜK DOSTLUK;
10/10
·348 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 09:04
Merhaba, Söğüt ben. Annem ben doğduktan sonra ölmüş. Ninem ve babamla geçirdiğim hayatımın baş kahramanı kardeş gibi sevdiğim Canım Pearl idi. Bir ömür nasıl yaşanır. 90 yıla neler sığar yada sığdırmaya çalışılır sorusuna cevap satırlarda gizli. Sırf bu soruya cevap bulmak için bile okumanızı öneririm. Herkesin hayatı kendisine özeldir fakat bizim hayatımızı okurken, dostluğu, mahremiyeti, sadakati, bağlılığı okuyacağınızı söyleyebilirim. Hayat bize oyunlar oynadı, kilometrelerce uzaklara savrulduk, birbirimizden haber alamadık Pearl ile fakat ruhlarımız birdi ve kalplerimiz birbirimiz için hep attı. Birlikte savaşlara da şahit olduk, devrilen ve yeniden oluşan hükümetleri de gördük birbirimizi unutmaktan ve düşünmekten vazgeçmedik. İkimizinde kendine göre hayat mücadelesi vardı. Onun engelli bir kızı ve bencil bir kocası, benim mutsuz bir evliliğim ve ayrılmamın ardından kendi ayaklarım üzerinde durma çabalarım, evlenmem ve kızım kızılı dünyaya getirmem ile ilerleyen bir ömür... İkimiz de dibi de gördük, bulutları da. Hayat yolculuğunda frene de basmak zorunda kaldık gaza da... Başımıza ne gelmiş olursa olsun sana olan özlemim hiç bitmedi Pearl... Ve ben sana yazdığım mektupta diyorum ki: "Rüzgar titrek yaprakların arasında bizim eski sohbetlerimizi fısıldıyor." Kalın sağlıcakla.
1000Kitap
Çin'in İncisiAnchee Min · Pegasus Yayıncılık · 201454 okunma
Reklam
Reklam