İslâm, Mescid-i Aksa'yı kutsal mescitlerin üçüncüsü kılarken Kudüs'ü de Mekke ve Medine'ye katarak kutsal şehirlerin üçüncüsü kılmıştır. İslâm dini, bununla en önemli ilkesini ortaya koymak istemiştir. Çünkü İslâm, yıkmak ve bölmek için değil, onarmak ve tamamlamak için gelmiştir. Kudüs'ün en önemli özelliği Peygamberlik yurdu olmasıdır. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem), Medine Yahudilerine, "Biz Musa'ya sizden daha yakın ve hak sahibiyiz" dediği gibi, Müslümanlar Allah'ın peygamber ve elçilerine tüm insanlardan daha yakın ve hak sahibidirler.
"Bir yangını yaşayanlarla seyredenler arasındaki mesafe" demiş Necip Fazıl. Bize dayatılan acizlik ve çaresizlik, bir yangını seyretmeye mecbur bırakılmak, birazcık bile vicdan kırıntısı taşıyan herkesi aynı yerde buluşturan işe yaramazlık hissi.. İslamın ilk yıllarında boykota, ve işkenceye maruz bırakılan kimsesiz ve yoksullar geldi aklıma aynı yerde hissettim. Acıya aynı mesafeden bakmak çok derinden bıktırıyor insanı. Mehmet Akif'in dediği gibi " Yok mu bu uğursuz gecenin sabahı?"