Özlem

Özlem
@ozlemym
Duygu koçu ebeveynler: Çocuğun duygusunun farkına varır ( Ne hissettiğini anlıyorum) Duyguyu bir yakınlaşma ve öğretme fırsatı olarak görür. ( Sarılır, konuşur) Empati kurarak dinler ve duygularının geçerliliğini onaylar. Çocuğun, duyguyu adlandırmasını sağlayacak doğru sözcükleri bulmasına yardım eder. ( Bu durum seni hayal kırıklığına mı uğratıyor?) Çocuğun sorunu çözmesine yardımcı olurken bir yandan da sınırlar belirler. ( Alternatif çözümler sunar ve seçme hakkı tanır)
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
New South Wales Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olan Joe Forgas çok yaratıcı bir deney yaptı: Sydney'deki kuçük bir kırtasiyecide, kasanın yanındaki tezgaha oyuncak askerler, plastik hayvanlar ve minyatür arabalar gibi ıvır zıvır şeyler yerleştirdi. Dükkandan çıkan müşterilerin, tezgahtaki ürün­lerden hatıriayabildikleri kadarını saymalarını isteyerek ha­fızalarını test etti. Fakat işin içinde bir bityeniği vardı: hava­nın kapalı ve yağmurlu olduğu günlerde Forgas dükkanda Verdi'nin "Requiem"ini çaldı; güneşli günlerdeyse Gilbert ve Sullivan'ın neşeli parçalarını. Sonuçlar bundan daha açık olamazdı. İç karartıcı ortam­da bulunan insanlar, ürünleri diğerlerinden neredeyse dört kat daha iyi hatırlamıştı. Yağmur onları mutsuzlaştırmış, bu mutsuzlukları onların daha dikkatli olmalarını sağlamıştı.
Bu dünya böyledir işte, kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır, kimi adı katile çıktı diye adam öldürür.
İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Sayfa 63
2400 yıl önce filozof Aristotales'in dediği gibi, "İçinde bir parça delilik barındırmayan deha yoktur."