“Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bi öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi. Bir gövdenin önünde diz çökmeyi, kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. Yağmuru kirpiklerden içmeyi. Yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. ‘Sana sevinç verdiğim sürece ben buradayım.’ zenginliğini özledim…”
…çok şey değişti, çoğumuz değiştik. Kimimiz gelişti, kimimiz gerileşti. Yaş sayımız arttıkça büyüyen de oldu küçülen de. Ama dediğim gibi çoğumuz değiştik. Sevgisizleştik, git gide özleştik…