"Sömürge ırkçılığının sorumlusu Avrupa uygarlığı ve onun önde gelen temsilcileri değildir'.' derken kötü yanılıyor Bay Mannoni. Bir Araba benzetildiğim için güpegündüz yolun ortasında bir polis müfettişi tarafından durdurulup sorgulandığım çok olmuştur. Arap olmadığınızı öğrendikleri zaman bu adamların yaptıkları şey hemen özür dilemek ve "Bir Martiniklinin bir Araptan farklı olduğunu takdir ederiz biz'.' demek olur. Bu görüşlerine şiddetle karşı çıkarsınız; o zaman da, "onların ne mal olduklarını bizim kadar bilmezsiniz;' diye kestirip atarlar. O halde, hayır, Bay Mannoni, hayır, kötü yanılıyorsunuz,
soralım kendimize, ne anlama geliyor bu "sömürge ırkçılığının sorumlusu, Avrupa uygarlığı ve onun önde gelen temsilcilerideğildir" sözü.
İnsan yerine başka bir şey koyamayacağını hissettiği her şeye daha sıkı bağlanır.
Çünkü bazı bağlar, sadece sevgiyle değil, kaybetme ihtimaliyle de beslenir. 
On sekiz yaşımdaki benden özür diledim.
Aslında çok geç kalmış sayılmam, değil mi? Adımın tarihe yazılmasını çok isterim… Ama bundan ya da diğer her şeyden çok istediğim, birinin hayatında, kalbinde yer eden bir resim çizebilmek. Eğer bunu başarabilirsem, ait olduğum yeri bulurum, değil mi?
Kusura bakmayın amcası... Ne diyorsun sen çocuğum? Nerden öğreniyorsun sen bu sözleri? Çok özür dilerim beyefendi... Çocuğum çıkar o başparmağını işaret ve orta parmağının arasından... Sallama bileğini amcaya doğru...