PulseoftheBook

Puan vermedi·936 syf.··
2025 56. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 11:47
Memoria ~ Şebnem İşigüzel Merhaba sevgili kitapseverler; Memoria, yüz yıla yayılan bir belleğin kırık dökük parçalarını İstanbul’un sokaklarına, mezar taşlarına, evlerine, kadınların suskunluğuna yerleştiren bir anlatı. Karılar Tekkesi’nin gölgesinde açılıyor kapılar. Kadınların sığınma yeri olan bu tekke, Cumhuriyet’le birlikte “tekke ve zaviyeler kapatılsın” kararıyla yok edilmek istenir. Kadınlar Atatürk’ün huzuruna çıkar, tekkelerinin aslında bir sığınmaevi olduğunu anlatmaya çalışırlar. Bu sahne, romanın merkezindeki hakikati sezdirmeye başlar: Cumhuriyet tarihi yalnızca erkeklerin değil, kadınların sessiz ve görünmez direnişleriyle de yazılmıştır. İstanbul’un değişen manzaraları romanda bir hafıza haritasına dönüşür: Eyüp’ün mezar taşları, Nişantaşı’nın dönüşen apartmanları, Teneke Mahallesi’nin dar sokakları yalnızca mekân değildir; hepsi şehrin dağınık belleğini taşıyan duraklara dönüşür. İstanbul bir hafıza haritası gibi açılır önümüze. 6-7 Eylül geceleri, sürgün edilen Rumlar, Ermeniler, Dersim’in karanlıkları, 12 Eylül’ün işkencehaneleri, Gezi’nin yankıları… Hepsi birbirine eklenen, birbirini çoğaltan bir hafıza zinciri gibi akıp gider. Atatürk bu zincirde ayrı bir katman. İşigüzel, keskin bir dille onun yalnızlığını, bir ulusun yalnızlığına dönüştürür. Roman genelinde Atatürk’ü hatırlama biçimimizi tartışmaya açar. Hedef Atatürk değil; bizim onu nasıl hatırladığımız, hangi sessizliklerle, hangi çelişkilerle kendimize kattığımızdır. Bu yüzden bazı cümleler ağır bazı satırlar rahatsız edebilir. Bu bir yüzleşme çağrısıdır. Romanda karakterler de bu belleğin taşıyıcılarıdır. Anlatıcı, dedesinden dinlediklerini, kendi yaşadıklarını, tekrar tekrar dile getirir. Çünkü hayat da tekrarlarla yazılır. Muazzez Hanım ise romanın en çarpıcı figürlerinden: hem iyiliği
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024122 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
3 günde okudu
·
2025 60. kitabı
Elena Ferrante
6.8/10 · 634 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 59. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 13:57
Çingeneler ~ Osman Cemal Kaygılı Beni Ayakta Gömün Çingeneler ve Yolculukları~Isabel Fonseca Merhaba sevgili kitapseverler; Bugün sizlere, aynı konuya farklı pencerelerden bakan iki çarpıcı eseri birlikte anlatmak istiyorum Kaygılı’nın kitabı bizi 20. yüzyıl başı İstanbul’unun renkli, hareketli ve bazen hüzünlü Çingene ortamlarına götürüyor. Anlatımı sürükleyici ve belgesel kadar gerçekçi. Çingenelerin gündelik hayatlarını, kavgalarını, argo dolu konuşmalarını yerel ağızdan o kadar canlı aktarıyor ki, sayfaların arasından davul seslerini ve kahkahaları duyacak gibi oluyorsunuz. Ki okurken kahkaha da atıyorsunuz Kaygılı’nın gözüyle Çingeneler, acımasız bir toplumun içinde yaşama sevincini asla yitirmeyen, dirençli insanlar. Yazar bize Çingeneleri içeriden bir dostun gözüyle şiirsel ve yerel olarak anlatıyor. Fonseca ise okuru Orta ve Doğu Avrupa’ya, Çingenelerin unutulmuş köylerine ve gettolarına götürüyor. Bu kitap bir roman değil, çarpıcı bir etnografik araştırma ve seyahatname. Fonseca, Çingene topluluklarıyla yıllar geçirerek onların tarihini, zulümler karşısındaki direnişlerini, kimlik mücadelelerini ve unutturulmaya çalışılan soykırım trajedilerini belgeliyor. Politik, sert ve daha hüzünlü bir bakış sunuyor. İkisi de aynı gerçeği farklı tonlarla aktarıyor. Bir halkın yüzyıllardır süren yok sayılma ve direnme hikâyelerini. Eğer Çingene kültürünü duygusal ve yerel bir dille öğrenmek isterseniz Kaygılı ile başlayın. Ancak bu halkın küresel çaptaki trajedisini ve politik duruşunu anlamak isterseniz Fonseca ile devam edin. Herkese keyifli okumalar, sevgiler
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022555 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 17:34
Tokyo’nun Son Çocukları ~ Yoko Tawada Merhaba sevgili kitapseverler; Bir ülke kendini dış dünyadan kapatırsa, geriye ne kalır? Yoko Tawada, bize dünyanın çürüyen taraflarını değil, çürürken ortaya çıkan kırılganlıklarını gösteriyor. Bir ülkenin içine kapandığı, dilin değiştiği, yaşamın anlamının kaydığı bir gelecek… Kitap distopya diye anılıyor ama klasik distopyalardaki baskıcı düzenler, karanlık laboratuvarlar yok burada. Daha çok spekülatif bir kurgu. Arka kapakta vaat edilen koca dünyalar yerine ben sessizce nefes alan, hayatta kalmaya çalışan küçük hayatları buldum. Geleceğin Japonya’sında çocuklar kırılgan, hasta. Yetişkinlerse uzayan ömürleriyle ayakta. Her şey onların etrafında dönüyor ama en kısık ses yine çocukların. En çok şu satır kaldı bende: “Çocukların bundan sonra uzun yıllar yaşaması lazım. O yüzden her şeyde öncelik çocukların.” Dünyanın bütün yükünü sırtında taşıyan bir cümle… Peki size göre gerçek distopya, gelecek mi yoksa yaşadığımız bugün mü? Herkese keyifli okumalar, sevgiyle
Tokyo'nun Son ÇocuklarıYoko Tawada · Siren Yayınları · 20201,012 okunma