“İnsanların büyük çoğunluğu yüzmeyi öğrenmeden yüzmek istemez.” Ne anlamlı bir söz, değil mi? Yüzmek istememeleri doğal, çünkü karada yaşamak için yaratılmışlar, suda değil. Ve düşünmek istememeleri de doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlar, düşünmek için değil! Evet, kim düşünürse, kim düşünmeyi kendisi için temel uğraş yaparsa, bunda ileri bir noktaya ulaşabilir; ne var ki, karayla suyu değiş tokuş etmiştir böyle biri ve bir gün gelir suda boğulur.
Kitap çoğumuzun yaşadığı solitude (gönüllü yalnızlık) ve loneliness (gönülsüz yalnızlık) içinde geçen gelgiti konu alıyor. Kitapta yazarın yalnızlığa devamlı olarak değişen bakış açısını okuyoruz. Okurken zaman zaman gülümsedim, zaman zaman duygulandım. Dili basit, okuması kolay, üzerine durup düşünmek ihtiyacı duyduğunuz tespitlerin bol olduğu bir kitaptı.