Öncelikle az okunmuş bir kitap olduğu için bu incelemeyi yazma gafletinde bulunuyorum. Kitabı, beğenmediğim çevirisinden bağımsız olarak yorumlamaya çalışacağım; gerçi bu pek kolay değil, çünkü çeviri her şeydir.
Neyse. Çok büyük beklentiler içerisine girmezseniz okunabilir bir kitap.
Cherly, çok sevdiği annesinin kaybı ile derinden sarsılır. İlerleyen süreçte evliliğinin bitişi ve ailesinden uzaklaşması gibi sorunlarla yüzleşir. Tüm bunlarla baş edebilmek için her şeyi arkasında bırakır ve tüm yükünü sırtına alarak kilometrelerce yol yürümeye karar verir.
Evet, bu bir yol kitabı.
Cherly, aslında yalnız kalmak ve hayatında onu parçalayan her şeyi yeniden bütünleştirmek için yola çıkar. Zaman zaman vazgeçmeyi düşünse de, yolun getirmiş olduğu fiziksel-ruhsal her türlü zorluğu kabul ederek yürümeye devam eder. Yol boyunca aldığı kararlarla, kayıplarıyla ve korkularıyla yüzleşir. Nihayetinde hayatını olduğu gibi kabul etmeyi ve bunun aslında her şey olduğunu anlar.
Bazen yollar insanı korkutur, yalnız hissettirir. Bu kitap, korkularımızla yüzleşebilmemiz ve cesur olmamız için bir ışık yakıyor.. ya da en azından yakmaya çalışıyor. Cesarete ihtiyacım olduğunda, belki bir kez daha kitaba şöyle bir bakarım.. ya da bakmam, kim bilir.