Bir hayatım daha olsa , korkmadan dokunmak için yaşardım onu . Bir keklik beslerdim ellerimle , varsın uçsun sonunda . Bir omuz ısıtırdım , varsın gitsin sonunda . Dokunurdum . Ben eriyene dek , o eriyene dek , biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa , dokunurdum . Ama yok bir hayatım daha . Bir hayat daha yok . Yok .
Şimdi buradan bakınca , uzun bir boşluğa yazılmış kısa hikâyeler görüyorum sizin orada . El yazısıyla kahkahayla ve gözyaşıyla. Artık anlıyorum , insan görkemli güzelliğini ölene dek bilemiyor . Ne dünyanın , ne kendisinin . Kalbin terazisi , yitirilmemiş hiçbir şeyin kıymetini halıyla ölçemiyor. Oysa bir bilseniz , ah bir bilseniz …