Küçük şeyler
Puan vermedi·84 syf.··
2026 31. kitabı
Bu kitabı elime aldığımda, isminin mütevazılığına rağmen bu kadar derin izler bırakacağını tahmin etmemiştim. Modern Türk hikâyeciliğinin ilk örneklerinden biri kabul edilse de, okurken hissettiğim şey teknik bir başarıdan çok, insan ruhunun o en ince, en küçük kıvrımlarına dokunan bir samimiyet oldu. Kitap, adıyla müsemma; hayatın içinden geçen, bazen görmezden geldiğimiz ama aslında tüm varoluşumuzu şekillendiren o minicik anları anlatıyor. Sezai, büyük trajedileri bağıra çağıra anlatmak yerine; bir bakışın, bir sessizliğin ya da sıradan bir nesnenin arkasındaki kederi fısıldamayı tercih etmiş. Özellikle "Pandomima" hikâyesi... Pascal’ın o sessiz iç dünyası ve karşılıksız sevgisinin yarattığı o ağır sessizlik beni gerçekten sarstı. Bir insanın kalbinin kırılabileceğini bu kadar zarif ama bir o kadar da acımasızca anlatmak büyük bir ustalık. Yazarın dilindeki o naif realizm, olaylara bir gözlemci gibi değil de sanki o anın içindeki bir sırdaş gibi yaklaşmamızı sağlıyor. Hikâyelerde Batılı tarzın izlerini görmek mümkün ancak anlatılan dertler, seçilen karakterler ve o hafif melankolik hava bizden, bizim topraklarımızdan çok şey taşıyor. Okurken şunu düşündüm: Bizler hayatın büyük değişimlerine odaklanırken aslında o küçük şeyler arasında kaybolup gidiyoruz. Sezai, bu eseriyle bize durup o küçük ayrıntılara bakmayı, oradaki insanı görmeyi hatırlatıyor. Eğer siz de abartılı kurgulardan yorulup insan ruhunun sade ama derin hallerine yolculuk yapmak isterseniz, bu incecik ama içi dopdolu kitabı mutlaka listenize eklemelisiniz. Bazen en büyük fırtınalar, en küçük sessizliklerde koparmış; bu kitap bana tam olarak bunu hissettirdi.
Edebiyat
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,2bin okunma
8/10
·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 13:21
Salih Bora'nın kitabın başında yazmış olduğu "Sunuş" kısmı çok güzeldi. Bu kısmı okuduktan sonra eseri seveceğimi anlamıştım ve yanılmadım. İçindeki hikâyeler gerçekten çok güzeldi ve Samipaşazade Sezai'nin dili oldukça sadeydi. Kitap akıp gitti. Yazarımız çoğu yerde bize sorular soruyor ve genelde sorularına yanıt verirken buluyoruz kendimizi. Çok üzüntülü bir olayı karakterin hissettiği şeyleri kaleme almadan tek bir kelimeyle bile hissettirebiliyor. Karakterin nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığını, nasıl bir üzüntü duyduğunu yazmasa da okuruna hissettirebiliyor. Bu çok büyük bir başarıydı benim için. İlk hikâye, "Bu Büyük Adam Kimdir?" idi. Hikâyenin son cümlesinde yüzümde büyük bir tebessümün belirmesine sebep oldu. Ters köşe gibiydi, aslında tam olarak ters köşe de denemez başlarında seziyorduk ama bu şekilde fark edilmesi güzeldi. Ayrıca, aralara kendisinin pek sevdiği Sadi'nin Gülistan adlı eserinden, tam olarak yaşanılan anları anlatan Farsça şiir parçaları eklenmişti. Yazarımız tam yerine 'cuk' diye oturtmuş. Çok hoşuma gitti. :) Sonra bir baktım, diğer hikâyelerinde de hatırına geldikçe Sadi'den alıntılar yapmış. Yerine çok uygun kullandığı için hiç sırıtmadılar ama. 2.hikâye olan "Hiç" te her bir cümlesine bayıldım. Karakterin tasviri o kadar güzeldi ki her cümleyi alıntılama isteğiyle dolup taştım. Aslında bu, karakterde kendimi bulabildiğimden dolayıydı. Yazarın arada bizlere yönelik sorduğu sorular da canımı yakmadı değil. Mesela: "Yirmi yaşındayken yaratılışın bir mucizesi olan böyle bir tebessümün karşısında hiç bulunmadınız mı?" Ah neredeeee? :D Ve sonra hikâye bitti. Bittiği yerde, son cümlelerde yine derinden etkilendim: "Hayaller çağı olan yirmi yaşının en dehşetli darbesi... Meğer aklını başından alan bu tebessüm, kızın o küçük, o güzel ağzının bütün üst
1000Kitap
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Büyük Anlatılan "Küçük Şeyler"
8/10
·84 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 15:39
Batılı anlamda ilk modern hikâye örneği olan "Küçük Şeyler" kitabı, dışardan bakıldığı zaman önemsiz, sıradan konuları öyle iyi, öyle güzel betimlemeler ile anlatıyor ki insanı hikayenin içine çekip, yakalamayı başarıyor. Yazarımızın da önsözde belirttiği gibi; "Dünyada bir zerre yoktur ki güzel yazılmak suretiyle önemli bir konu olarak kabul edilmesin." Her hikâyenin kendine has bir havası da var tabii ki, kimi zaman yüzünüzde bir tebessümle bitiriyorsunuz hikâyeyi, kimi zaman da hüzünlenmiş bir şekilde. Kısa yazılan ve basit sayılabilecek konularla bunu başarabilmek de yazarın ustalığıdır elbette. Beni en çok etkileyen hikâye ise "Pandomima" oldu. Dönüp dönüp tekrar okuyacağım bir hikaye, sanırım biraz da kendi hayatımıdan birşeyler bulabildiğim için daha çok etkiledi beni. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim, iyi okumalar.
Edebiyat & Roman
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,2bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 00:00
“machi to sono futashika na kabe” #meltembigeinmurakamiswonderland Neredeyse çıkar çıkmaz okuduğum adeta “Biz, ikimiz, başkasının gölgesinden başka bir şey değiliz,” alıntısını doğrularcasına gölge gibi yaşadığım bir döneme denk gelmişti kitap. Bittabi ki bir Murakami fanı olarak kesmedi. Alıntıları 1000kitap’a yazarken neyi, nasıl anlattığını tam olarak algılayabilmek adına tekrar okudum. Kişisel olarak bu kitabı yazma sürecine ve niyetine aşırı saygı duyururum. Çünkü kendine verdiği sözü tutmak için yazmış. Çok büyük erdem. Haliyle bu kitap benim için tam olarak “Murakami ve belirsiz duvarları” açılımı… Var’lık, yok’luk teması üzerinden bir kimlik arayışı… Bir kaçış, varış, olma hâli. Düşlerinden sevdiğin biri düşerse, sen de düşersin. Bu, uyanıştır. Sessizleşirsin, kalbin paramparçadır, Savrulursun. Aslında bu zayıflık değil, hayatla uyumunun başlangıcıdır. Maskeler, bahaneler, savunmalar, öğrenilmiş roller düşer. Ve sana ait olmayan yükleri bırakıp kendini hatırlarsın. Bu, dönüşümdür. Murakami diğer kimi eserlerinin bıraktığı izler üzerinden sürmüş hikâyesinin izlerini. (Okumayanlara spoiler olmasın diye yazmıyorum) Ya da o izler zaten hep oradaydı da başka başka tezahürlerle okuduk kitaplarını. Hayal ile hayat, düş ile gerçek arasında bir pandüldeyiz yine. Paralel evrenler zaten onun ıslak imzası. Her birimiz #duvarcıustasıdongesualdo gibi kendi özümüzün duvarlarını inşa ediyoruz hayat pandomimasında.
Şehir ve Belirsiz DuvarlarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2025412 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 23:59
Adından da anlaşılacağı üzere küçük ve önemsiz gördüğümüz olayların insan yaşantısındaki yeri denilebilir. Kısa öykülerden oluşan bi kitap. Açıkçası benim çok fazla sevemediğim bir kitap oldu. Öykülerinden sadece Arlezyalı ve Pandomima kısmını sevdim onun haricinde diğer kısımları maalesef sevemedim. Okumakta , anlamakta zorlandığım kısımlar oldu örneğin ; sayfa 20de cümleyi çok fazla virgülle bağlaçla bağladığı için olaydan koptuğumu hissettim. Kitabın tasarımı çok çok çok güzel. Her hikayeye geçişte çiçeklerle süslenmiş bı sayfa vardı bayıldım.
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,2bin okunma
Puan vermedi
KARŞILAŞTIRMALI FRANSIZ ESERLERİ VE TÜRK ESERLERİ ÜZERİNE YAZILAR Özlem Küçük, “Hıçkırık Ve Vadideki Zambak Eserlerinde İmkânsız Aşk Ve Kadının Toplumsal Rolü”, Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, S. 1, 109-120. Sedat Maden, “Aşk-ı Memnû Ve Madam Bovary Romanlarında Kadınların Yönlendirdiği Olay Örgüsü”, Türklük Bilimi Araştırmaları, S.24, Temmuz 2008, Ss. 79-97. Elmas Şahin, “Balzac İle Esendal'ın Kiracıları Goriot Baba Ve Ayaşlı İle Kiracıları Adlı Romanlara Karşılaştırılmalı Bir Yaklaşım”, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, S. 42, Ss. 123-131. Yavuz Selim Uğurlu, “Benzerlikler Bakımından Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım: Honoré De Balzac İki Gelinin Hatırâları Ve Raif Necdet Kestelli-İsyân-I Meşrû”, Uluslararası Sosyal Bilimler Ve Eğitim Dergisi, Nisan 2021, S. 4, Ss. 1-16. Hacer Gülşen , “Kırmızı Ve Siyah Romanı İle Mai Ve Siyah Romanlarında Renkler Üzerine Bir İnceleme”, Rumelide Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, Temmuz 2023, S. 12, Ss. 224-230. Fesun Koşmak, “Hayatın Kaynağı-Hayatın Sonu Olarak “Ölüm Ağzı” Ve “Germinal”de Maden”, Folklor/Edebiyat, Ocak 2016, S. 85, Ss. 183-192. Mustafa Solmaz, “Germinal Ve Sevgili Arsız Ölüm Romanlarında Yoksulluğun Aile Düzenine Etkisi”, International Journal Of Social And Humanities Scinces Research (JSHSR) 9(88), 2138-2142, 2022. Musa Demir, “Açık Bir Etkileşim Örneği: Bulantı Ve “Bunaltı” Adlı Eserlerde Ortak Bir Üslup Özelliği Olarak Felsefî Söylem Biçimi”, Türklük Bilimi Araştırmaları, Haziran 2016, S. 39, Ss. 77-92, Rıfat Günday, “Zola’nın Gerçek Ve Güntekin’in Yeşil Gece Adlı Romanlarında Dinin Çıkarlara Alet Edilmesi”, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Aralık 2016, S. 1, Ss. 35-50 Hacer Gülşen, “Demircilerin Grevi” Şiiri Ve
Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Osmanlı'da Ahlak EğitimiUmut Kaya · Ensar Neşriyat · 20130 okunma