Verebildiği zamanlarda ona para vermeyi severdi. Bu da verebileceği günlerdendi. Ceplerindeki bütün parayı çıkarıp ona verdi. Toplam üç şilin.
“Wilbur, sağ ol abi; bir tek para için de değil.”
“Gördüğün için. Esas sorun, Wilbur, dünyada bakan ama göremeyen çok fazla insan olması.”
Bu devirde heykelden bir puta inanacak kadar saf kimse kalmadı. Asıl olan gözle görünmeyen putlar. İnsanların ekseriyeti bu görünmez putlara kulluk eder asri zamanlarda putlar da suret değiştirdi.
Mesela insanın kendi nefsi, azgın iştahı, ihtirasları, kibri, itibar, para ve hatta aşk.
Yeryüzünde bunca savaş varsa, bunca şiddet, iktidar hırsı, para hırsı varsa, bunca yoksulluk, bunca yoksunluk varsa; nasıl insanlığın uygarlığından, üstün başarısından, dahası insanlıktan söz edilebilir?
Tüm bunlar niye? Niçin!
Ya yeryüzünde akan kan! Savaş! Bitmeyen silah sesleri! Ya sokakta yatanlar, tüm bunlar niye bunca zenginlik varken yeryüzünde? Gel de sorma! Bunca kan niye yeryüzünde, uygarlık varsa?
Tarih, iktidar tutkusuna kapıldığı ve nerede duracağını bilemediği için kendisini ve çevresini yok etmiş insan örnekleriyle doludur.
Para tutkusuna kapılan insanlar sahip oldukları imkanlarla orantılı bir yaşam sürdüremezler. Çünkü onlar için para, "iyi yaşamak" için bir araç olmaktan öte, bir türlü giderilemeyen boşluklarını doldurabilecekleri sanısında oldukları bir nesnedir.
Eşya, para ya da iktidar sahibi olma isteği tutku düzeyine ulaştığında, para, eşya ve iktidar insana sahip olmaya ve onu yönetmeye başlar.Bu, uyuşturucu madde ya da kumar tutkuları gibi engellenmesi güç bir dürtüdür.İnsanın varoluşuna bir anlam katamamış olmasının, boşluğunun, kendini değersiz bulmasının ve yalnızlığının anlatımıdır.