Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarlarını otlar
bürüyecektir.
Küçük ayrıntılara daha girme bakalım. lsa'nın ikinci gelişiyle durumu kurtaracağını sanıyorsun. Selim de ikinci kere gelirse görürsün. Yalnız bu sefer lütfen aynı zamanda gelsinler artık. Araya gene binlerce yıllık bir uçurum koyma. Sonunda ilk gelişlerinde yaptığın gibi, ikisini de yalnız bırakma.
Korkmak, devamlı olarak kendini düşünmek ve şeyleri nesnel bir akış içinde tahayyül edememektir. Dehşet hissi, her şeyin size karşı geldiği hissi, hiçbir tehlikenin alâkasız olmadığı bir dünya anlayışını gerektirir. Abartılı bir öznelliğin kurbanı olan korkak, diğer insanlardan ziyade kendini, saldırgan olaylarin hedefi zanneder. Bu hatası onu cesurla bir araya getirir; onun tam zıt noktasında olan cesur, kendine hiçbir yerde silah işlemeyeceğini sanır. İkisi de, kendine hayran bir bilincin en uç noktasına varmışlardır. Birine karşı her şey fesat tasarlamaktadır, diğeri için her şey lehtedir. (Cesur, tehdide sarılan ve tehlike önünde kaçan bir palavracıdan başka bir şey değildir.) Biri olumsuz olarak dünyanın merkezine yerleşir, diğeri olumlu olarak; ama bilgilerinin hareket noktaları özdeş olduğu için yanılsamaları aynıdır: Gerçeklik olarak yalnız tehlike. Biri bundan ürker, diğeri bunu aranır: Şeylere karşı berrak bir horgörüyü anlayamazlar, her şeyi üzerlerine alırlar, fazla çarpıntılıdırlar (ve dünyadaki bütün kötülük aşırı çarpıntıdan, mertlikle ödlekliğin dinamik kurgularından gelir).