‘Telaşlı uykusuz gece’
Hızlandırılmış edimin huzursuzluğu uykuya kadar sızar. Geceleyin, uykusuzluğun süremi olarak devam ettirir kendini. ‘Uykusuz gece: İşte en kısa formülü, içi boş zamanın geçişini unutmaya çalışır ve tan ağartısını boşuna beklerken hiç sonu gelmeyecekmiş gibi uzayan azap dolu saatlerin. Ama uykusuz gecelerin asıl korkunç olanlarında, zaman sanki büzüşüp ufalmıştır ve avuçlarımızın arasından verimsizce kayıp gidiyordur. … Ama saatlerin bu büzüşmesinin açığa çıkardığı şey, vaadini yerine getirmiş zamanın tersidir.’ Adorno’nun ‘telaşlı uykusuz gece’ ifadesi bir paradoks teşkil etmez çünkü telaş ve içi boş sürem aynı kaynaktan çıkar. Günün telaşı içi boş bir form olarak geceye hükmeder. İçi boş bir zamanın geçişine maruz kalınca uyumak imkânsız olur.
Sayfa 17 - Metis Yayınları, 7. Basım Kasım 2024, İstanbul·Kitabı okuyor
Felsefe
Paradoks: kitap, sanat, sinema ve şarap gibi yaşamak için ihtiyacın olmayan şeyler, yaşaman için gerekli şeylerdir.
Sayfa 263 - Domingo·Kitabı okudu
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
büyük resmi gördük mü Altan?
Paradoks kelimesinin ilk dört harfinin okunuşunun "para" olması elbette tesadüf değildi.
Sayfa 39 - Doğan Kitap
Alıntı
Russell'ınkine benzeyen başka bir paradoks şöyledir: "Bir köyün berberi, yalnızca kendileri tıraş olmayan adamları tıraş eder.” Yani bu berber kendisi tıraş oluyorsa, kendisini tıraş edemez. Bu çelişkiyi çözmek aslında gayet basit: "Böyle bir berber olamaz” deyip işin içinden çıkabiliriz. Ama Frege'nin kümeleri için böyle basit bir çıkış yolu yoktur.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Paradoks
Üzerini örtüp odadan çıkarken, içi rahat bir annenin huzuru yerine, vicdanlı bir katilin azabını yaşıyordu
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Bize benzeyenle mi daha uyumlu oluruz yoksa zıttımızla mı? Bu soru o kadar zordur ki her şeye bir cümle kurmuş olan atalarımızın bile kafasını karıştırmıştır.Mesela bir grup ataya göre uyum bir elmanın iki yarısı olmak şeklinde ifade edilir.Karşıt görüşlü atalar ise tam aksine zıt kutupların birbirini çektiği inancına sahiptir.Bu durumda hangi ataya inanmamız gerekir? Yoksa bu paradoks tümüyle kişiye özgü bir mesele midir?
Sayfa 87 - Ortapia Yayınları·Kitabı okudu